İçinde kı olan 7 harfli 256 kelime var. İçerisinde KI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kı olan kelimeler listesine ya da sonu kı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KISKACI

  1. [isim] Soğan tohumundan arpacık soğanı yetiştiren kimse
LAKIRTI

  1. [isim] Bakınız söz
    • "Birdenbire kesildi halkın lakırtıları / Korku içinde durdu tavla şakırtıları" (Enis Behiç Koryürek)
  2. [mecaz] Boş söz, dedikodu, laf
    • "Lakırtıdır o, aldırma!"
ÇIKILMA

  1. [isim] Çıkılmak işi
TAKIŞMA

  1. [isim] Takışmak işi
    • "Kendi yüzünden anayla oğlun takışmasını istemiyordu." (Orhan Kemal)
KIRITIM

  1. [isim] Kırıtmak işi
KIZILTI

  1. [isim] Bir yerden yansıyan hafif kızıl renk, solgun kızıl
    • "Bilirsin ki ciğer hastalığı çeken insanların yüzü daima bir kızıltı içindedir." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
KIZILCA

  1. [sıfat] Kızıla çalan, az kızıl
  2. Aşırı derecede kızıl
  3. [isim, bitki bilimi] Kızıla çalan bir tür buğday
BALKIMA

  1. [isim] Balkımak işi
    • "Yüzüne usulca bir balkıma geldi." (Hasan Erimez)
TAKILIŞ

  1. [isim] Takılmak işi
KISADAN

  1. [zarf] Bakınız kısaca
    • "Kısadan giderivermiş vaatle düze indirdiği adamın merakını." (Kerim Korcan)
KIZILMA

  1. [isim] Kızılmak işi
BAKIŞLI

  1. [sıfat] Herhangi bir biçimde bakışı olan
    • "Ak sakallı, hırçın bakışlı sarıklı ihtiyarın karşısında kasketleri ters dönmüş, minder üzerinde oturan on tane delikanlı gördüm." (Fikret Otyam)
KISAYOL

  1. [isim, bilişim] Bilgisayar ekranında bir programa kestirmeden ulaşmayı sağlayan simge
YIKILMA

  1. [isim] Yıkılmak işi; çöküş, yıkıntı, inhidam
    • "Duvarın yıkılması epey zaman aldı." (İhsan Oktay Anar)
KIRPMAK

  1. [-i] Parçalara ayırmak, kesmek
  2. Göz kapaklarını açıp kapamak; kıpmak
    • "Az lakırtı söyler, sık ve siyah kaşlarının altında asla kırpmadığı iri, parlak, sabit ve siyah gözlerini hep önüne dikerdi." (Ömer Seyfettin)
  3. [-den, mecaz] Kesinti yapmak, tutumlu davranmak
    • "Her hafta bu dergileri alabilmek için küçücük gündeliğimden bir parçasını, öğle yemeklerinden kırparak biriktiririm." (Yusuf Ziya Ortaç)
KIRKMAK

  1. [-i] Bir şeyi uçlarından kesmek
  2. Saç, sakal veya tüyü kesmek
    • "Saçlarını çok kırkmışsın."
  3. Koyun, keçi vb. hayvanların tüylerini kesmek
    • "Günün birinde ihtiyar çoban koyunun birini kör bir makasla kırkıyordu." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
KIRLENT

Kelime Kökeni: Fransızca guirlande

  1. [isim] Çiçek veya yaprak işlemeli süs
  2. İşlemeli veya işlemesiz bir tür küçük yastık
BASKICI

  1. [isim] Kumaş üzerine resim veya desen basan kimse
  2. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse
  3. Baskı aletini kullanan veya yöneten kimse
  4. [sıfat] İnsanlara baskı yapan, özgürlükleri kısıtlayan
KIRITIŞ

  1. [isim] Kırıtmak işi
    • "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti." (Haldun Taner)
KIPTİCE

  1. [isim] Kıptilerin kullandığı dil
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü