İçinde kı olan 10 harfli 290 kelime var. İçerisinde KI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kı olan kelimeler listesine ya da sonu kı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KISKAÇLAMA
-
-
[isim]
Kıskaçlamak işi; kısaçlama
-
[isim]
Kıskaçlamak işi; kısaçlama
- YAKINSAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin yakın zamanda olacağını düşünmek, olmasını yakın görmek
-
[-i]
Bir şeyin yakın zamanda olacağını düşünmek, olmasını yakın görmek
- YAKINMASIZ
-
-
[zarf]
Yakınmadan
- "Tek başına, yakınmasız ayakta kalabilmiş tüm kişiler gibi örtük bir bilgelik geliştirmişti."
-
[zarf]
Yakınmadan
- YANKILAMAK
-
-
[-i]
Sesi geri çevirmek, yankı durumunda geri döndürmek, inikâs etmek
-
[-i]
Sesi geri çevirmek, yankı durumunda geri döndürmek, inikâs etmek
- TAKIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Takırtısı olmayan
- "Orkestrasız, takırtısız bir felaket filmi seyrede ede yol alıyoruz."
-
[sıfat]
Takırtısı olmayan
- KISIRGANMA
-
-
[isim]
Kısırganmak durumu
-
[isim]
Kısırganmak durumu
- TIPKIÇEKİM
-
-
[isim]
Bakınız fotokopi
-
[isim]
Bakınız fotokopi
- KIRKYILLIK
-
-
[sıfat]
Çok eski, köklü
- "Ben kırkyıllık inşaatçıyım, tanırım hepsini."
-
[sıfat]
Çok eski, köklü
- MERDİKIPTİ
-
Kelime Kökeni: Farsça merd + Arapça ḳibtī
-
[isim]
Kıpti halkından olan kimse
- "Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler."
-
[isim]
Kıpti halkından olan kimse
- TAKIŞTIRMA
-
-
[isim]
Takıştırmak işi
-
[isim]
Takıştırmak işi
- KIRMACILIK
-
-
[isim]
Kırmacının yaptığı iş
-
[isim]
Kırmacının yaptığı iş
- KIYASLAMAK
-
-
[-i, -le]
Bir şeyi başka bir şeye benzeterek değerlendirmek, hakkında hüküm vermek
-
[-i, -le]
Bir şeyi başka bir şeye benzeterek değerlendirmek, hakkında hüküm vermek
- BAKIVERMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Çabucak bakmak
- "Şöyle aralıktan içeriye bakıvermiş."
-
[-e, nesnesiz]
Çabucak bakmak
- KISITLAMAK
-
-
[-i]
Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak
- "Hükûmet dış gezileri kısıtladı."
-
[mecaz]
Sınırlamak, daraltmak
-
[hukuk]
Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak; kısıt altına almak, hacir altına almak
-
[-i]
Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak
- IKINDIRMAK
-
-
[-i]
Ikınmasına yol açmak
-
[-i]
Ikınmasına yol açmak
- TAKIRDAMAK
-
-
[nesnesiz]
"Takırtı" sesi çıkarmak
- "Yıldız'ın beyaz dişleri belli belirsiz takırdıyordu."
-
[nesnesiz]
"Takırtı" sesi çıkarmak
- KILABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Kılma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Kılma ihtimali veya imkânı bulunmak
- KIŞKIRTICI
-
-
[sıfat]
Kışkırtma işini yapan; kışkırtmacı, muharrik, tahrikçi, ajitatör, provokatör
- "O kaçmalar, kovalamalar, kışkırtıcı hareketlerin hepsi onda da vardı."
-
İnsanı bir şey yapmaya heveslendiren
-
[sıfat]
Kışkırtma işini yapan; kışkırtmacı, muharrik, tahrikçi, ajitatör, provokatör
- BAKIMINDAN
-
-
[edat]
Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından; itibarıyla
- "Mamafih, bütün şiirimde şekil bakımından bir çeşit barok hâlâ hükmünü sürdürüyordu."
-
Bakınız göre
- "Çeviri üzerine okuduğum yazıları -okumadıklarım da öyleymiş gibi geliyor bana- yazılma nedenleri bakımından iki büyük öbekte toplayabilirim."
-
[edat]
Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından; itibarıyla
- HAKKIHIYAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳḳ + ḫiyār
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Bakınız seçme hakkı
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Bakınız seçme hakkı