İçinde kü olan 9 harfli 89 kelime var. İçerisinde KÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kü olan kelimeler listesine ya da sonu kü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÜSEBİLME
-
-
[isim]
Küsebilmek işi
-
[isim]
Küsebilmek işi
- BÜKÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Bükücünün yaptığı iş
-
[isim]
Bükücünün yaptığı iş
- KÜMELENİŞ
-
-
[isim]
Kümelenmek işi
-
[isim]
Kümelenmek işi
- KÜRDANLIK
-
-
[isim]
Kürdan koymaya yarayan kap
-
[isim]
Kürdan koymaya yarayan kap
- KÜTLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Küt duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Küt duruma gelmek
- ÇÖKKÜNLÜK
-
-
[isim]
Çökkün olma durumu
- "Üzerinde bir çökkünlük varsa da geçicidir."
-
[isim]
Çökkün olma durumu
- ŞARKÜTERİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca charcuterie
-
[isim]
Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü
- "Bir şeyler almak için girdiğim her bakkaldan, her şarküteriden biraz bozulmuş hâlde çıkardım."
-
[isim]
Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü
- MOLEKÜLER
-
Kelime Kökeni: Fransızca moléculaire
-
[sıfat]
Moleküle ilişkin, molekülle ilgili
- "Moleküler kimya."
-
[sıfat]
Moleküle ilişkin, molekülle ilgili
- KÜNDELEME
-
-
[isim]
Künde oyununu yapma
-
[isim]
Künde oyununu yapma
- KÜTÜPHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça kutub + Farsça ḫāne
-
[isim]
Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. her türlü kayıtlı bilgi kaynağını toplayan, düzenleyen ve bilgi gereksinimi olan kullanıcının etkin biçimde hizmetine sunan kuruluş; kitaplık, bibliyotek
- "Kütüphane çalışması sırasında aldığım notlar, romanda kullandıklarımın bir katından çoktu."
-
[eskimiş]
Bakınız kitaplık
-
[eskimiş]
Kitap satılan dükkân; kitabevi
-
[isim]
Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. her türlü kayıtlı bilgi kaynağını toplayan, düzenleyen ve bilgi gereksinimi olan kullanıcının etkin biçimde hizmetine sunan kuruluş; kitaplık, bibliyotek
- KÜLYUTMAZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Aldanmaz, kolay inanmaz (kimse)
- "Kendini herkesten daha zeki, daha külyutmaz zanneden böyleleri her zaman, her yerde vardır."
-
[sıfat, mecaz]
Aldanmaz, kolay inanmaz (kimse)
- BÜKÜVERME
-
-
[isim]
Büküvermek işi
-
[isim]
Büküvermek işi
- AYAKÜZERİ
-
-
[zarf]
Bakınız ayaküstü
- "Girişte resmî giyimli üç polis ayaküzeri sohbet ediyorlar."
-
[zarf]
Bakınız ayaküstü
- KÜLLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Genellikle ateşin üzerinde kül oluşmak
-
[mecaz]
Bir acı, bir sıkıntı, bir olay unutulur gibi olmak
-
[nesnesiz]
Genellikle ateşin üzerinde kül oluşmak
- ÖYKÜNMECİ
-
-
[isim]
Bakınız taklitçi
- "Ancak yukarıda da değindiğimiz gibi Türk şiiri, hiçbir döneminde tam öykünmeci olmamıştır."
-
[isim]
Bakınız taklitçi
- ÜRKÜNÇLÜK
-
-
[isim]
Ürkünç olma durumu
- "E. Zola toplumsal ürkünçlüğü sağlık bozukluğuna dönüştürmekte kendine usta tanımamış bir romancı besbelli."
-
[isim]
Ürkünç olma durumu
- PÜSKÜRTME
-
-
[isim]
Püskürtmek işi
-
Sulu boya püskürterek çeşitli tonlarda yüzeyler elde etme tekniği veya bu teknikle yapılmış resim
-
[sıfat]
Püskürtülerek yapılmış
- "Püskürtme sıva."
-
[sıfat]
Sıçramış, fırlamış
- "Kızın ipek çorapları püskürtme çamur içinde kalmıştı."
-
[isim]
Püskürtmek işi
- PERKÜSYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca percussion
-
[isim, müzik]
Bakınız vurmalı sazlar
-
[tıp]
Tanı için parmak veya alet kullanılarak vurup dinlemekle yapılan muayene
-
[isim, müzik]
Bakınız vurmalı sazlar
- MANİKÜRCÜ
-
-
[isim]
Mesleği manikür yapmak olan kimse
- "Manikürcü kız artık ileri gittiğini fark edip suspus oldu."
-
[isim]
Mesleği manikür yapmak olan kimse
- FÜNİKÜLER
-
Kelime Kökeni: Fransızca funiculaire
-
[isim]
Bakınız çekmeli vagon
-
[isim]
Bakınız çekmeli vagon