İçinde kü olan 9 harfli 89 kelime var. İçerisinde KÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kü olan kelimeler listesine ya da sonu kü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜSEBİLME

  1. [isim] Küsebilmek işi
BÜKÜCÜLÜK

  1. [isim] Bükücünün yaptığı iş
KÜMELENİŞ

  1. [isim] Kümelenmek işi
KÜRDANLIK

  1. [isim] Kürdan koymaya yarayan kap
KÜTLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Küt duruma gelmek
ÇÖKKÜNLÜK

  1. [isim] Çökkün olma durumu
    • "Üzerinde bir çökkünlük varsa da geçicidir." (Refik Halit Karay)
ŞARKÜTERİ

Kelime Kökeni: Fransızca charcuterie

  1. [isim] Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü
    • "Bir şeyler almak için girdiğim her bakkaldan, her şarküteriden biraz bozulmuş hâlde çıkardım." (Mina Urgan)
MOLEKÜLER

Kelime Kökeni: Fransızca moléculaire

  1. [sıfat] Moleküle ilişkin, molekülle ilgili
    • "Moleküler kimya."
KÜNDELEME

  1. [isim] Künde oyununu yapma
KÜTÜPHANE

Kelime Kökeni: Arapça kutub + Farsça ḫāne

  1. [isim] Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. her türlü kayıtlı bilgi kaynağını toplayan, düzenleyen ve bilgi gereksinimi olan kullanıcının etkin biçimde hizmetine sunan kuruluş; kitaplık, bibliyotek
    • "Kütüphane çalışması sırasında aldığım notlar, romanda kullandıklarımın bir katından çoktu." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [eskimiş] Bakınız kitaplık
  3. [eskimiş] Kitap satılan dükkân; kitabevi
KÜLYUTMAZ

  1. [sıfat, mecaz] Aldanmaz, kolay inanmaz (kimse)
    • "Kendini herkesten daha zeki, daha külyutmaz zanneden böyleleri her zaman, her yerde vardır." (Murathan Mungan)
BÜKÜVERME

  1. [isim] Büküvermek işi
AYAKÜZERİ

  1. [zarf] Bakınız ayaküstü
    • "Girişte resmî giyimli üç polis ayaküzeri sohbet ediyorlar." (Ahmet Ümit)
KÜLLENMEK

  1. [nesnesiz] Genellikle ateşin üzerinde kül oluşmak
  2. [mecaz] Bir acı, bir sıkıntı, bir olay unutulur gibi olmak
ÖYKÜNMECİ

  1. [isim] Bakınız taklitçi
    • "Ancak yukarıda da değindiğimiz gibi Türk şiiri, hiçbir döneminde tam öykünmeci olmamıştır." (Cemal Süreya)
ÜRKÜNÇLÜK

  1. [isim] Ürkünç olma durumu
    • "E. Zola toplumsal ürkünçlüğü sağlık bozukluğuna dönüştürmekte kendine usta tanımamış bir romancı besbelli." (Selim İleri)
PÜSKÜRTME

  1. [isim] Püskürtmek işi
  2. Sulu boya püskürterek çeşitli tonlarda yüzeyler elde etme tekniği veya bu teknikle yapılmış resim
  3. [sıfat] Püskürtülerek yapılmış
    • "Püskürtme sıva."
  4. [sıfat] Sıçramış, fırlamış
    • "Kızın ipek çorapları püskürtme çamur içinde kalmıştı." (Haldun Taner)
PERKÜSYON

Kelime Kökeni: Fransızca percussion

  1. [isim, müzik] Bakınız vurmalı sazlar
  2. [tıp] Tanı için parmak veya alet kullanılarak vurup dinlemekle yapılan muayene
MANİKÜRCÜ

  1. [isim] Mesleği manikür yapmak olan kimse
    • "Manikürcü kız artık ileri gittiğini fark edip suspus oldu." (Elif Şafak)
FÜNİKÜLER

Kelime Kökeni: Fransızca funiculaire

  1. [isim] Bakınız çekmeli vagon
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü