İçinde kü olan 8 harfli 114 kelime var. İçerisinde KÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kü olan kelimeler listesine ya da sonu kü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÜNDEKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça künde-kār
-
[isim]
Kündekâri tekniğini uygulayan kişi
-
[isim]
Kündekâri tekniğini uygulayan kişi
- KÜFLENME
-
-
[isim]
Küflenmek işi
-
[isim]
Küflenmek işi
- PÜSKÜRTÜ
-
-
[isim, jeoloji]
Bakınız lav
-
Herhangi bir şeyin püskürmesi
- "O sızıntı ve püskürtü noktasına çiğnenmiş bir sakız yapıştırırlar ve mahpus su, ağır ağır, yine yolunda devam eder."
-
[isim, jeoloji]
Bakınız lav
- BÜKÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız bükülmek
-
Ağrıdan, sancıdan kıvranmak
-
[nesnesiz]
Bakınız bükülmek
- DÖKÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
- "Bekliyorum. Bir gül döküldü vazoda / Bekliyorum. Ses yok ölgün piyanoda"
-
Yaprak, saç, diş, sıva bağlı bulunduğu yerden veya organdan kopup düşmek
-
Kumaş dökümlü olmak
-
Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
-
[-e]
Bir yere düşmek
- "Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde dört kişiydik."
-
Çıkmak, ortaya konulmak
- "Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu."
-
Bir şey kaplamak, yayılmak
- "Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor."
-
[-e]
Salınmak, serbest bırakılmak
- "Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı."
-
[-e, mecaz]
Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek
- "Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü."
-
[mecaz]
Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek
- "Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek."
-
[mecaz]
Çok yorgun, hasta olmak
- "Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler."
-
[coğrafya]
Akarsular, göl veya denize akmak
-
[nesnesiz]
Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
- TEŞEKKÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça teşekkur
-
[isim]
Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma
- "Teşekküre geldim zarif hediyenize / Gücenmeyin biraz fazla güldümse size"
-
Bakınız teşekkürname
-
[isim]
Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma
- TOPYEKÜN
-
Kelime Kökeni: Türkçe top + Arapça yekûn
-
[zarf]
Eksiksiz, toplam, toplu olarak
- "Batı diplomasisi topyekûn nice acı dersler gördü, nice çetin imtihanlardan geçti."
-
[zarf]
Eksiksiz, toplam, toplu olarak
- METREKÜP
-
-
[isim, matematik]
Kenarı 1 metre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi
- "Beş metreküp su."
-
[isim, matematik]
Kenarı 1 metre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi
- TEŞEKKÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça teşekkul
- KÜKÜRTSÜ
-
-
[sıfat]
Kükürdü andıran, kükürde benzeyen, kükürt gibi; kükürdümsü
-
[sıfat]
Kükürdü andıran, kükürde benzeyen, kükürt gibi; kükürdümsü
- ZEBUNKÜŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça zebūnkuş
-
[sıfat, eskimiş]
Güçsüze acımayan, zavallıları ezen
- "Bir dakika evvelki korkak, zebunküş ve enayi kalemler, birdenbire celadet, ahlak ve akıl mümessili kesilir."
-
[sıfat, eskimiş]
Güçsüze acımayan, zavallıları ezen
- BÜKÜLGEN
-
-
[sıfat]
Kolay eğilip bükülen
-
[dil bilgisi]
Bakınız bükümlü
-
[sıfat]
Kolay eğilip bükülen
- SİRKÜLER
-
Kelime Kökeni: Fransızca circulaire
- KÜKREMEK
-
-
[nesnesiz]
Aslan, bağırmak
-
Deniz, nehir kabarmak, taşmak
- "Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım / Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım"
-
Coşkuyla saldırmak
- "Ordu kükremiş aslan gibiydi."
-
Mayalanıp kabarmak
-
Gür bir biçimde yetişmek
- "Kükredi çimenler, açıldı güller / Al şala bürünür bahçeler, bağlar"
-
[mecaz]
Coşmak, taşkınlık göstermek
- "Tutkuların kükrediği günlerde, akıl sözünü dinletemez ki?"
-
[mecaz]
Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak
- "Hemen ahlak mücadelesi yapmaya gelmiş bir nahiye müdürü tavrı takındım, kükredim."
-
[nesnesiz]
Aslan, bağırmak
- KÜREKSİZ
-
-
[sıfat]
Küreği olmayan
-
[sıfat]
Küreği olmayan
- KÜLAHSIZ
-
-
[sıfat]
Külahı olmayan
-
[sıfat]
Külahı olmayan
- PÜSKÜRME
-
-
[isim]
Püskürmek işi
-
[sıfat]
Sık ve tek tek benekler durumunda olan
-
[jeoloji]
Yanardağın, duman, kül ve lav çıkarması; indifa
-
[isim]
Püskürmek işi
- KÜKREYİŞ
-
-
[isim]
Kükremek işi
-
[isim]
Kükremek işi
- TAHAKKÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥakkum
-
[isim]
Baskı yaparak hükmetme, zorbalıkla hüküm sürme
- "… ataerkillik, bütün bir sosyal düzenin veya aile dışında bir kurumun yapılanmasını anlatan bir tahakküm tarzıdır."
-
[isim]
Baskı yaparak hükmetme, zorbalıkla hüküm sürme
- DÖKÜLGEN
-
-
[sıfat]
Dökülme özelliği olan
-
[isim, bitki bilimi]
Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde daha çok şıralık olarak üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
-
[sıfat]
Dökülme özelliği olan