İçinde kç olan 8 harfli 136 kelime var. İçerisinde KÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kç olan kelimeler listesine ya da sonu kç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKÇILLIK
-
-
[isim]
Akçıl olma durumu
-
[isim]
Akçıl olma durumu
- SÖZLÜKÇÜ
-
-
[isim]
Sözlük yazan ve hazırlayan kimse; lügatçi, leksikograf
-
[isim]
Sözlük yazan ve hazırlayan kimse; lügatçi, leksikograf
- KAŞIKÇIN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Ördekgillerden, gagası kaşık biçiminde, tüyleri ak, kara, kahverengi, ayakları kırmızı bir kuş (Spatula clypeata)
-
[isim, hayvan bilimi]
Ördekgillerden, gagası kaşık biçiminde, tüyleri ak, kara, kahverengi, ayakları kırmızı bir kuş (Spatula clypeata)
- BAYRAKÇI
-
-
[isim]
Bayrak çeken kimse
-
Bayrak yapan, diken veya satan kimse
-
[isim]
Bayrak çeken kimse
- İPLİKÇİK
-
-
[isim]
Çok ince ip
-
[isim]
Çok ince ip
- ÇANAKÇIK
-
-
[isim]
Küçük çanak
-
[isim]
Küçük çanak
- PULLUKÇU
-
-
[isim]
Pulluk yapan veya satan kimse
-
Pulluk ile çalışan kimse
-
[isim]
Pulluk yapan veya satan kimse
- UFARAKÇA
-
-
[sıfat]
Oldukça ufak veya küçük
- "Minik sanatçılar mola verdiler, ufarakça ağızlarını muzla, şekerlemeyle, çikolatayla tatlandırdılar, ikinci perdeyi sahnelediler."
-
[sıfat]
Oldukça ufak veya küçük
- PİSLİKÇİ
-
-
[isim, argo]
Ağza alınan bir miktar sarı leblebiyi çiğneyerek birinin üstüne püskürtüp üzerinde pislik olduğu bahanesiyle cebindeki paraları çalan kimse
-
[isim, argo]
Ağza alınan bir miktar sarı leblebiyi çiğneyerek birinin üstüne püskürtüp üzerinde pislik olduğu bahanesiyle cebindeki paraları çalan kimse
- SEYREKÇE
-
-
[zarf]
Biraz seyrek, seyrek bir biçimde
-
[zarf]
Biraz seyrek, seyrek bir biçimde
- KAYNAKÇA
-
-
[isim]
Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser; bibliyografya, bibliyografi
-
Bir araştırma veya incelemede yararlanılan çalışmaları gösteren liste; bibliyografya, bibliyografi
-
[isim]
Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser; bibliyografya, bibliyografi
- MANTIKÇI
-
-
[isim]
Mantık bilimiyle uğraşan kimse
-
Kesin ve sağlam bir yönteme göre akıl yürüten kimse
-
Mantık derslerini veren öğretmen
-
[isim]
Mantık bilimiyle uğraşan kimse
- ÇAYLAKÇA
-
-
[sıfat]
Çaylağa yakışır
-
[zarf]
Çaylağa yakışır bir biçimde
-
[sıfat]
Çaylağa yakışır
- ZEVZEKÇE
-
-
[sıfat]
Gevezeye yakışan, geveze gibi
- "Aşk denilen şeyin zevzekçe bir hastalık olduğunu ben de okudum, tecrübe ettim, biliyorum."
-
[zarf]
Gevezeye yakışır bir biçimde
- "Kardeşim, damat paşanın bu yersiz ve zevzekçe sataşmalarından bezmişti."
-
[sıfat]
Gevezeye yakışan, geveze gibi
- AVANAKÇA
-
-
[zarf]
Bakınız safça
- "Türkler hakkında çok genel, çok avanakça birkaç soru sordu."
-
[zarf]
Bakınız safça
- FISTIKÇI
-
-
[isim]
Fıstık yetiştiren veya satan kimse
-
[isim]
Fıstık yetiştiren veya satan kimse
- KAYNAKÇI
-
-
[isim]
Kaynak yapan kimse
- "Kaynakçılar ellerinde kaynak makineleriyle kapılara, pencerelere koştular."
-
[isim]
Kaynak yapan kimse
- MANTIKÇA
-
-
[zarf]
Mantık bakımından, mantığa göre; mantıken
-
[zarf]
Mantık bakımından, mantığa göre; mantıken
- ŞİPŞAKÇI
-
-
[isim]
Şehir ve kasaba meydanlarına kurdukları üçayak ve üzerindeki ahşap sandıklı fotoğraf makineleriyle şipşak çekim yapan kimse; şipşak, alaminütçü
- "Taksim'de bir şipşakçının çektiği küçük bir resmimiz vardı."
-
[isim]
Şehir ve kasaba meydanlarına kurdukları üçayak ve üzerindeki ahşap sandıklı fotoğraf makineleriyle şipşak çekim yapan kimse; şipşak, alaminütçü
- KÖKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Kökçünün yaptığı iş
-
Bakınız köktencilik
- "Halk söyleyişini sevmediğinden değil kökçülük yüzünden yapıyor bunu."
-
[isim]
Kökçünün yaptığı iş