İçinde kç olan 8 harfli 136 kelime var. İçerisinde KÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kç olan kelimeler listesine ya da sonu kç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKÇILLIK

  1. [isim] Akçıl olma durumu
SÖZLÜKÇÜ

  1. [isim] Sözlük yazan ve hazırlayan kimse; lügatçi, leksikograf
KAŞIKÇIN

  1. [isim, hayvan bilimi] Ördekgillerden, gagası kaşık biçiminde, tüyleri ak, kara, kahverengi, ayakları kırmızı bir kuş (Spatula clypeata)
BAYRAKÇI

  1. [isim] Bayrak çeken kimse
  2. Bayrak yapan, diken veya satan kimse
İPLİKÇİK

  1. [isim] Çok ince ip
ÇANAKÇIK

  1. [isim] Küçük çanak
PULLUKÇU

  1. [isim] Pulluk yapan veya satan kimse
  2. Pulluk ile çalışan kimse
UFARAKÇA

  1. [sıfat] Oldukça ufak veya küçük
    • "Minik sanatçılar mola verdiler, ufarakça ağızlarını muzla, şekerlemeyle, çikolatayla tatlandırdılar, ikinci perdeyi sahnelediler."
PİSLİKÇİ

  1. [isim, argo] Ağza alınan bir miktar sarı leblebiyi çiğneyerek birinin üstüne püskürtüp üzerinde pislik olduğu bahanesiyle cebindeki paraları çalan kimse
SEYREKÇE

  1. [zarf] Biraz seyrek, seyrek bir biçimde
KAYNAKÇA

  1. [isim] Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser; bibliyografya, bibliyografi
  2. Bir araştırma veya incelemede yararlanılan çalışmaları gösteren liste; bibliyografya, bibliyografi
MANTIKÇI

  1. [isim] Mantık bilimiyle uğraşan kimse
  2. Kesin ve sağlam bir yönteme göre akıl yürüten kimse
  3. Mantık derslerini veren öğretmen
ÇAYLAKÇA

  1. [sıfat] Çaylağa yakışır
  2. [zarf] Çaylağa yakışır bir biçimde
ZEVZEKÇE

  1. [sıfat] Gevezeye yakışan, geveze gibi
    • "Aşk denilen şeyin zevzekçe bir hastalık olduğunu ben de okudum, tecrübe ettim, biliyorum." (Aka Gündüz)
  2. [zarf] Gevezeye yakışır bir biçimde
    • "Kardeşim, damat paşanın bu yersiz ve zevzekçe sataşmalarından bezmişti." (İbrahim Temo - Ahmet Rıza)
AVANAKÇA

  1. [zarf] Bakınız safça
    • "Türkler hakkında çok genel, çok avanakça birkaç soru sordu." (Kemal Tahir)
FISTIKÇI

  1. [isim] Fıstık yetiştiren veya satan kimse
KAYNAKÇI

  1. [isim] Kaynak yapan kimse
    • "Kaynakçılar ellerinde kaynak makineleriyle kapılara, pencerelere koştular." (Lâtife Tekin)
MANTIKÇA

  1. [zarf] Mantık bakımından, mantığa göre; mantıken
ŞİPŞAKÇI

  1. [isim] Şehir ve kasaba meydanlarına kurdukları üçayak ve üzerindeki ahşap sandıklı fotoğraf makineleriyle şipşak çekim yapan kimse; şipşak, alaminütçü
    • "Taksim'de bir şipşakçının çektiği küçük bir resmimiz vardı." (Haldun Taner)
KÖKÇÜLÜK

  1. [isim] Kökçünün yaptığı iş
  2. Bakınız köktencilik
    • "Halk söyleyişini sevmediğinden değil kökçülük yüzünden yapıyor bunu." (Cevdet Kudret)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü