İçinde işa olan 7 harfli 11 kelime var. İçerisinde İŞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında işa olan kelimeler listesine ya da sonu işa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İşa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A İ Ş

3 Harfli Kelimeler

ŞİA

2 Harfli Kelimeler

AŞ, İŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İNTİŞAR

Kelime Kökeni: Arapça intişār

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yayılma
  2. Gazete veya dergi çıkma, yayımlanma
İHTİŞAM

Kelime Kökeni: Arapça iḥtişām

  1. [isim] Bakınız görkem
    • "Hilmi Bey'in evi, bir sanat ve ihtişam galerisi değildi." (Sâmiha Ayverdi)
İNKİŞAF

Kelime Kökeni: Arapça inkişāf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gelişme
    • "Kocam, hadiselerin inkişafını beklemek lazımdır, diyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bakınız gelişim
  3. Meydana çıkma, aşikâr olma
  4. [matematik] Bakınız açınım
GİDİŞAT

Kelime Kökeni: Türkçe gidiş + Arapça -āt çokluk yapan ek

  1. [isim] Olayların durumu, işlerin gelişme biçimi
    • "Böyle ölçülü bir açıdan bakınca mahpushanede gidişat iyi sayılır." (Kerim Korcan)
  2. Tutum, durum, davranış
    • "Kişilerin kim olduklarını, gidişatlarının nereye varacağını, doğru, yanlış hareketlerindeki sorumluluk derecelerini iyi biliyor." (Necati Cumalı)
PERİŞAN

Kelime Kökeni: Farsça perīşān

  1. [sıfat] Dağınık, düzensiz, karmakarışık olan; berduş
    • "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için" (Cenap Şehabettin)
  2. Acınacak durumda ve zavallı olan
    • "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan, ağır ağır yürüyorlardı." (Ömer Seyfettin)
PADİŞAH

Kelime Kökeni: Farsça pādşāh

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen ünvan
NİŞANCI

  1. [sıfat] Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan
  2. [isim, tarih] Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli; tevkici, tuğrakeş
NİŞANLI

  1. [isim] Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse; adaklı, yavuklu
    • "Artık bizimki, nişanlısı Perihan'ı ekiyor, her gün tek başına plaja geliyordu." (Nâzım Hikmet)
  2. Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse
İĞTİŞAŞ

Kelime Kökeni: Arapça iġtişāş

  1. [isim, eskimiş] Karışıklık, kargaşa
  2. Saflığı kaybolma, bozulma
NİŞASTA

Kelime Kökeni: Farsça nişāste

  1. [isim] Tahıl tanelerinden, mercimek, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde
    • "Buğday nişastası. Mısır nişastası. Patates nişastası. Pirinç nişastası."
NİŞADIR

Kelime Kökeni: Farsça nişādūr

  1. [isim, kimya] Bakınız amonyak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü