İçinde iş olan 6 harfli 105 kelime var. İçerisinde İŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iş olan kelimeler listesine ya da Sonu iş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ENDİŞE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Düşünce
- "Asıl bu bakımdan endişeye düşerek yalnız beni çağırmakla kalmamış..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Tasa, kaygı
- "Bütün çehrelere hemen bir durgunluk, hüzün, endişe çökerdi." (Refik Halit Karay)
-
Kuşku
-
Korku
-
[isim]
Düşünce
- PSİŞİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Ruhsal
- "Ciddileşir, olanca psişik ve bedenî güçlerini, rollerine seferber ederlerdi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Ruhsal
- İŞARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im
- "Noktalama işaretleri."
- "Annem eliyle, yüzüyle ne biçim işaret etti babama bilmiyorum ama hiç ses çıkarmadılar." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Başı ile evet işareti verdi." (Aka Gündüz)
- "Bu baş sallayışını bir tasdik işareti sayıp konuşmaya devam etti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Belirti, gösterge, alamet
- "Ben, yalnız bir noktaya işaret etmekle iktifa edeceğim." (Atatürk)
-
El, yüz hareketleriyle gösterme
- "Artık işaretleri bırakmış, konuşuyor, bir taraftan da saçlarını düzeltiyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im
- İŞTİRA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Satın alma
-
[isim]
Satın alma
- ÜRETİŞ
-
-
[isim]
Üretme işi ve biçimi
-
[isim]
Üretme işi ve biçimi
- KORNİŞ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Perde asmaya yarayan, metal veya plastikten yapılmış araç
-
Çerçeve biçiminde oymalı çıkıntı
-
Sarp, kayalık çıkıntı
- "... Küçük Çamlıca'nın kornişinde sıra sıra park etmiş son model arabalar duruyor." (Haldun Taner)
-
[isim]
Perde asmaya yarayan, metal veya plastikten yapılmış araç
- ENİŞTE
-
-
[isim]
Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası
- "Enişteniz olacak zat karısını çok seviyormuş." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası
- İŞEYİŞ
- ...
- ŞAHNİŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Şahnişin
- "Salonun şahnişi içinde her zaman oturduğu koltuğa yayılarak dinledi." (Peyami Safa)
-
[isim]
Şahnişin
- GEÇMİŞ
-
-
[sıfat]
Geçme işini yapmış
- "Geçmiş olsun ağabey, ne oldu sana böyle?" (Osman Cemal Kaygılı)
-
Zaman bakımından geride kalmış
- "Bu eski sesler içinde geçmiş zamanlar uyuyor, uyanıyor, geriniyor, yaşıyor gibidir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Çürümeye yüz tutmuş
-
[isim]
Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi
- "Onlar bu davranışlarıyla geçmişte sadece huzursuzluk yarattı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Arkada kalan hayat, mazi
- "Perde perde örtülü olan eski bir geçmişten kulaklarına garip bir fısıltı gelmişti." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları
- "Senin de yedi göbek geçmişine rahmet okusun ha?" (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Geçme işini yapmış
- ŞİŞKİN
-
-
[sıfat]
Şişmiş, şişirilmiş
- "Ayağa kalktı, arka ayaklarını geriye itip şişkin adaleleri çekerek ... gerdi." (Peyami Safa)
-
Kabarık, şiş
-
[sıfat]
Şişmiş, şişirilmiş
- İŞTİHA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İştah
-
[isim]
İştah
- ELENİŞ
- ...
- İTİLİŞ
-
-
[isim]
İtilme işi veya biçimi
-
[isim]
İtilme işi veya biçimi
- ÖDEMİŞ
- ...
- PASTİŞ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
-
Bir ekolün özelliklerine göre meydana getirilmiş eser
-
[isim]
Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
- POSTİŞ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kadınların genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç
-
[isim]
Kadınların genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç
- ERİŞME
-
-
[isim]
Erişmek işi
-
[isim]
Erişmek işi
- İŞVELİ
-
-
[sıfat]
Nazlı, cilveli, edalı, şivekâr
- "Utangaç ve arzulu, tedirgin ve işveli, yorganı hızla açarak kaydı altına." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Nazlı, cilveli, edalı, şivekâr
- İŞİTME
-
-
[isim]
İşitmek işi
-
Duyma, sema (II)
- "İnsanoğlunun işitme gücü saniyede üç bin titreşimden öteye eremez." (Haldun Taner)
-
[isim]
İşitmek işi