İçinde iş olan 11 harfli 164 kelime var. İçerisinde İŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iş olan kelimeler listesine ya da Sonu iş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİLİŞSELLİK
- ...
- KESİŞİVERME
- ...
- GÖSTERİŞSİZ
-
-
[sıfat]
Gösterişi olmayan, mütevazı
-
Gösteriş yapmayan
-
[sıfat]
Gösterişi olmayan, mütevazı
- GÜÇLENDİRİŞ
- ...
- NİŞANLANMAK
-
-
[nsz]
Nişanlı duruma gelmek, adaklanmak
-
Evlenmeye söz verme belirtisi olarak nişan yüzüğü takmak
- "Bu, bizim nişanlandığımız gündür." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Nişanlı duruma gelmek, adaklanmak
- DEĞİŞİNİMCİ
-
-
[isim]
Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist
-
[isim]
Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist
- DEĞİŞTİRTME
-
-
[isim]
Değiştirtmek işi
-
[isim]
Değiştirtmek işi
- DİPÇİKLEYİŞ
-
-
[isim]
Dipçikleme işi veya biçimi
-
[isim]
Dipçikleme işi veya biçimi
- DEĞİŞTİRİCİ
-
-
[isim]
Değiştirme işini yapan nesne veya kimse
-
[isim]
Değiştirme işini yapan nesne veya kimse
- GELİŞTİRİCİ
-
-
[isim]
Geliştirme özelliği olan kimse veya şey
-
[isim]
Geliştirme özelliği olan kimse veya şey
- İLİŞİKLİLİK
- ...
- ÇİRİŞLENMEK
-
-
[nsz]
Çiriş sürülmek
-
[nsz]
Çiriş sürülmek
- İŞTAHLANMAK
-
-
[nsz]
İştahı uyanmak veya artmak
-
İsteği, arzusu artmak
-
[nsz]
İştahı uyanmak veya artmak
- VERİŞTİRMEK
-
-
[-e]
Çok fazla söylemek
-
İyice çıkışmak, ağzına geleni söylemek
- "Arkadaşına adamakıllı veriştirdi."
-
[-e]
Çok fazla söylemek
- DELİŞMENLİK
-
-
[isim]
Delişmen olma durumu, delişmence davranış, zıpırlık
- "Bir maksatla mı yoksa serseriliğinden, delişmenliğinden mi?" (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Delişmen olma durumu, delişmence davranış, zıpırlık
- İŞLEVSELLİK
- ...
- YETİŞTİRMEK
-
-
[-i]
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak
-
Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek
- "Kitabı önümüzdeki aya yetiştireceğim."
-
Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek
- "Hastayı doktora yetiştirmek."
-
[nsz]
Üretmek, büyütmek, geliştirmek
- "Evlerinin bahçesinde bir iki elma, erik ağacı yetiştirirler." (Necati Cumalı)
-
İletmek, duyurmak
- "Müjdeyi komşu hanımlara yetiştirmeye koşmuştu." (Halit Fahri Ozansoy)
-
Sağlayıp vermek
- "Sigara yakmak isteyenlere kibrit yetiştirir." (Haldun Taner)
-
[-i]
Yetmesini sağlamak
- "Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-e]
Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek
- "Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek
- "Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Eğitim, öğrenim sağlamak
-
[-i]
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak
- HİSSETTİRİŞ
- ...
- YÖNLENDİRİŞ
- ...
- FİŞTEKLEMEK
-
-
[-i]
Sinsice destekleyip kışkırtmak
- "Arkasında birileri var gibi, basından birileri sanırım, sürekli fiştekliyorlar herifi." (Tahsin Yücel)
-
[-i]
Sinsice destekleyip kışkırtmak