İçinde iğ olan 8 harfli 20 kelime var. İçerisinde İĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iğ olan kelimeler listesine ya da sonu iğ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CİĞERSİZ

  1. [sıfat] İçerisinde ciğer bulunmayan
    • "Ciğersiz ölü bir gece canlanıp kulübeye gelir ve birden bağırır: Ver benim ciğerimi!" (Aziz Nesin)
  2. [argo] Korkak, yüreksiz olan (kimse)
    • "Oktay Sinanoğlu, millî değerlerini kaybetmiş, yabancı hayranı aydın bozuntularını ciğersiz diye tarif eder." (Doğan Gürpınar)
ÇİĞİTSİZ

  1. [sıfat] Çiğidi olmayan
İSTİĞFAR

Kelime Kökeni: Arapça istiġfār

  1. [isim, din bilimi] Tanrı'dan suçlarının bağışlanmasını dileme
  2. Tövbe etme
İĞNELEME

  1. [isim] İğnelemek işi
ÇİĞLEŞME

  1. [isim] Çiğleşmek işi
İĞRENMEK

  1. [nesnesiz] Mide bulandırıcı bir his duymak, tiksinmek
  2. [mecaz] Bir şeyi tiksindirici bulmak; istikrah etmek
    • "Asıl iğrendiğim, ürktüğüm elleriydi." (Refik Halit Karay)
  3. [-den, mecaz] Aşağılık, bayağı bulmak, hoşlanmamak, nefret etmek
    • "Hani, o büyük cevizin dibinde gelip de arkama döndüğüm zaman seni görünce vallahi şaşırdım ve senden iğrendim." (Etem İzzet Benice)
İĞRENGEÇ

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız iğrengen
ÇİĞNENİŞ

  1. [isim] Çiğnenmek işi
    • "Broch, bu bölümler içinde toplumun görevlendirici değerlerinin tarih akışı içinde çiğnenişini göstermektedir…" (Gürsel Aytaç)
ÇİĞNEMİK

  1. [isim] Ağızda çiğnenip çıkarılan yemek; çiğnek (II)
    • "Lokmayı çiğnemik edip de yediriyordu." (Metin İlkin)
ÇİĞNEMEK

  1. [-i] Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek
    • "Gözlerine uyku denilen şey girmiyor, çiğnediği lokma boğazından inmiyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek
    • "Bunlara dalgın bakarken öteden gelen bir araba onu çiğneyecekti." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [mecaz] Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak
    • "Bunu yapmamak, insanlığın mukaddes mirasını çiğnemek değil, kendi hayatımı da inkâr etmek olacaktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [mecaz] Egemenliği altına almak
    • "On iki milyonluk bir milleti çiğnemek sevdasına kapıldı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
CANCİĞER

  1. [sıfat] Çok yakın, sıkı fıkı, pek içten (arkadaş)
    • "Aynı işi ortaklaşa yaparlardı, canciğer dosttular." (Orhan Kemal)
SUİBRİĞİ

  1. [isim, bitki bilimi] Suibriğigillerden, yaprakları almaşık, sapları uzun ve sülüksü, yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan, sıcak ülkelerde yetişen, tırmanıcı bir bitki (Nepenthes destillatoria)
ÇİĞNEYİŞ

  1. [isim] Çiğnemek işi
    • "Onların bir çiğneyişte yuttukları her lokma için milyonlarca karınca canını veriyordu." (Yaşar Kemal)
ÇİĞNETME

  1. [isim] Çiğnetmek işi
DİĞERKAM

Kelime Kökeni: Farsça dīger + kām

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız özgeci
İSTİĞRAK

Kelime Kökeni: Arapça istiġrāḳ

  1. [isim, eskimiş, ruh bilimi] Bakınız dalınç
    • "Böylece istiğrakım ne kadar sürdü, bilmem." (Safiye Erol)
KARAİĞNE

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir tür iğneli karınca
ÇİĞNENME

  1. [isim] Çiğnenmek işi
    • "Aynı sahada hayvanların devamlı bir şekilde otlatılması, saha üzerinde çiğnenme neticesi birçok yara izlerinin meydana gelmesine yol açacaktır." (Hayati Çelebi)
YİĞİTLİK

  1. [isim] Yiğit olma durumu, yiğitçe davranış; erlik, mertlik, besalet, celadet, mürüvvet, şecaat
    • "Türk yiğitliği destanları, kendilerine layık olacağı kadar yazılabilmiş değildir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bakınız kahramanlık
İĞRENGEN

  1. [sıfat, ağızlardan] Her şeyden iğrenme huyu olan; iğrengeç
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü