İçinde iğ olan 7 harfli 21 kelime var. İçerisinde İĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iğ olan kelimeler listesine ya da sonu iğ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İĞNECİK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı
-
[denizcilik]
Deniz teknelerinde dümeni kıç bodoslamaya bağlayan madenî menteşe
-
[isim, hayvan bilimi]
Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı
- İĞRENME
-
-
[isim]
İğrenmek işi; iğrenti
- "Güzelliği görmekten, çirkinliğe bakıp da iğrenmeye vakit bulamaz."
-
[isim]
İğrenmek işi; iğrenti
- İĞRENTİ
-
-
[isim]
Bakınız iğrenme
-
[isim]
Bakınız iğrenme
- İĞCİLİK
-
-
[isim]
İğcinin yaptığı iş
-
[isim]
İğcinin yaptığı iş
- AKCİĞER
-
-
[isim, anatomi]
Göğüs kafesinin içinde yer alan, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı
-
[isim, anatomi]
Göğüs kafesinin içinde yer alan, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı
- İĞNEDAN
-
Kelime Kökeni: Türkçe iğne + Farsça -dān
-
[isim]
Bakınız iğnelik
-
[isim]
Bakınız iğnelik
- İĞDEMİR
-
-
[isim, ağızlardan]
Marangozlukta ağaç delmek için kullanılan çelik araç
-
[isim, ağızlardan]
Marangozlukta ağaç delmek için kullanılan çelik araç
- İĞTİNAM
-
Kelime Kökeni: Arapça iġtinām
-
[isim, eskimiş]
Ganimet yoluyla alma, yağmalama
-
[isim, eskimiş]
Ganimet yoluyla alma, yağmalama
- SARIFİĞ
-
-
[isim]
Sarı renkli bir tür fiğ
-
[isim]
Sarı renkli bir tür fiğ
- İĞTİŞAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça iġtişāş
-
[isim, eskimiş]
Karışıklık, kargaşa
-
Saflığı kaybolma, bozulma
-
[isim, eskimiş]
Karışıklık, kargaşa
- İĞBİRAR
-
Kelime Kökeni: Arapça iġbirār
-
[isim, eskimiş]
Birinden beklenilen davranışı göremeyince kırılma
- "Beyefendi, sevgilisine karşı ne yolda iğbirar asarı yahut iltifatlı bir sima göstereceğini henüz kararlaştırmaya uğraşırken hanım yarı belinde çarşaf, alı al, moru mor bir hâlde odadan içeri girdi."
-
[isim, eskimiş]
Birinden beklenilen davranışı göremeyince kırılma
- İĞRENİŞ
-
-
[isim]
İğrenmek işi
-
[isim]
İğrenmek işi
- İSTİĞNA
-
Kelime Kökeni: Arapça istiġnā
-
[isim, eskimiş]
Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma
-
Bakınız doygunluk
-
[isim, eskimiş]
Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma
- ÇİĞNEME
-
-
[isim]
Çiğnemek işi
- "Herkes hücceti imzalamak için birbirini çiğnemeye başladı."
-
[isim]
Çiğnemek işi
- CİĞERCİ
-
-
[isim]
Kesilmiş hayvanların ciğerini satan kimse
- "Ciğercilerde görürsünüz ya, bir kenarda asılı durur, şıp şıp şerbet gibi kanı damlar."
-
Bakınız ciğer kebapçısı
- "Çıkan dumandan ya da ciğer kokusundan bir ciğerci dükkânı olduğunu yüz metre mesafeden fark edersiniz."
-
[isim]
Kesilmiş hayvanların ciğerini satan kimse
- YİĞİTÇE
-
-
[zarf]
Yiğit gibi, yiğide yaraşır bir biçimde
-
Bakınız kahramanca
-
[zarf]
Yiğit gibi, yiğide yaraşır bir biçimde
- ÇİĞİTLİ
-
-
[sıfat]
Çiğit karışmış olan
-
[sıfat]
Çiğit karışmış olan
- NİĞDELİ
-
-
[isim]
Niğde ilinden olan kimse
-
[isim]
Niğde ilinden olan kimse
- CİĞERLİ
-
-
[sıfat]
İçerisinde ciğer bulunan
- "Her akşam yirmi adet kedisine ciğerli makarna pişirip dağıttığı da ayrıca çapkınlığı kadar ünlüydü."
-
[argo]
Cesur, yiğit olan (kimse)
- "Ciğerli, ciğersiz insan ayrımı yapıyorum ben. Ciğerli ve akıllı adamlar bir dava etrafında birleşmeli."
-
[sıfat]
İçerisinde ciğer bulunan
- DİVRİĞİ
-
-
[isim]
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sivas iline bağlı ilçelerden biri