İçinde iğ olan 7 harfli 21 kelime var. İçerisinde İĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iğ olan kelimeler listesine ya da sonu iğ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İĞNECİK

  1. [isim, hayvan bilimi] Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı
  2. [denizcilik] Deniz teknelerinde dümeni kıç bodoslamaya bağlayan madenî menteşe
İĞRENME

  1. [isim] İğrenmek işi; iğrenti
    • "Güzelliği görmekten, çirkinliğe bakıp da iğrenmeye vakit bulamaz." (Yahya Kemal Beyatlı)
İĞRENTİ

  1. [isim] Bakınız iğrenme
İĞCİLİK

  1. [isim] İğcinin yaptığı iş
AKCİĞER

  1. [isim, anatomi] Göğüs kafesinin içinde yer alan, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı
İĞNEDAN

Kelime Kökeni: Türkçe iğne + Farsça -dān

  1. [isim] Bakınız iğnelik
İĞDEMİR

  1. [isim, ağızlardan] Marangozlukta ağaç delmek için kullanılan çelik araç
İĞTİNAM

Kelime Kökeni: Arapça iġtinām

  1. [isim, eskimiş] Ganimet yoluyla alma, yağmalama
SARIFİĞ

  1. [isim] Sarı renkli bir tür fiğ
İĞTİŞAŞ

Kelime Kökeni: Arapça iġtişāş

  1. [isim, eskimiş] Karışıklık, kargaşa
  2. Saflığı kaybolma, bozulma
İĞBİRAR

Kelime Kökeni: Arapça iġbirār

  1. [isim, eskimiş] Birinden beklenilen davranışı göremeyince kırılma
    • "Beyefendi, sevgilisine karşı ne yolda iğbirar asarı yahut iltifatlı bir sima göstereceğini henüz kararlaştırmaya uğraşırken hanım yarı belinde çarşaf, alı al, moru mor bir hâlde odadan içeri girdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
İĞRENİŞ

  1. [isim] İğrenmek işi
İSTİĞNA

Kelime Kökeni: Arapça istiġnā

  1. [isim, eskimiş] Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma
  2. Bakınız doygunluk
ÇİĞNEME

  1. [isim] Çiğnemek işi
    • "Herkes hücceti imzalamak için birbirini çiğnemeye başladı." (Necip Fazıl Kısakürek)
CİĞERCİ

  1. [isim] Kesilmiş hayvanların ciğerini satan kimse
    • "Ciğercilerde görürsünüz ya, bir kenarda asılı durur, şıp şıp şerbet gibi kanı damlar." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız ciğer kebapçısı
    • "Çıkan dumandan ya da ciğer kokusundan bir ciğerci dükkânı olduğunu yüz metre mesafeden fark edersiniz." (Ekrem Özbay)
YİĞİTÇE

  1. [zarf] Yiğit gibi, yiğide yaraşır bir biçimde
  2. Bakınız kahramanca
ÇİĞİTLİ

  1. [sıfat] Çiğit karışmış olan
NİĞDELİ

  1. [isim] Niğde ilinden olan kimse
CİĞERLİ

  1. [sıfat] İçerisinde ciğer bulunan
    • "Her akşam yirmi adet kedisine ciğerli makarna pişirip dağıttığı da ayrıca çapkınlığı kadar ünlüydü." (Zihni Küçümen)
  2. [argo] Cesur, yiğit olan (kimse)
    • "Ciğerli, ciğersiz insan ayrımı yapıyorum ben. Ciğerli ve akıllı adamlar bir dava etrafında birleşmeli." (Oktay Sinanoğlu)
DİVRİĞİ

  1. [isim] Sivas iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü