İçinde iğ olan 5 harfli 18 kelime var. İçerisinde İĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iğ olan kelimeler listesine ya da sonu iğ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇİĞİL

  1. [isim, tarih] Eski Türk boylarından biri
ÇİĞİN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız omuz
İĞFAL

Kelime Kökeni: Arapça iġfāl

  1. [isim] Bir kadını aldatma, baştan çıkarma
  2. Bir kızın veya kadının ırzına geçme; tecavüz etme
  3. [eskimiş] Aldatma, ayartma, kandırma, baştan çıkarma
    • "Geniş bir cephede çıkarılacak ufak ufak keşif kollarıyla düşmanın iğfali de mümkündür." (Kâzım Karabekir)
NİĞDE

  1. [isim] Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
SİĞİL

  1. [isim] Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
DİRİĞ

Kelime Kökeni: Farsça dirīġ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız esirgeme
CİĞER

Kelime Kökeni: Farsça ciger

  1. [isim] Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
    • "Kiminin ciğerleri iflas etmiş, kiminin ise derisi hastalanmıştı. Ağızlarının içi bile hasta olanlar vardı." (Mustafa Karnas)
  2. Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım
    • "Koyun ciğeri size kâfi değil mi? Bu koyun ciğerini ciğer saymıyor musunuz?" (M. Abdulhalık Çay)
  3. Hayvanların karaciğerinden yapılan yemek
    • "Onca iştahlıyken yemeği unutuyor, önündeki ciğere dalgın dalgın bakıyordu." (Tomris Uyar)
  4. [mecaz] Bakınız iç
    • "Deniz havasını çekiyorum ciğerlerime derin derin..." (Erhan Bener)
  5. [mecaz] Cesaretli, yürekli olma
    • "Onda bu işi yapacak ciğer var mı?"
BALİĞ

Kelime Kökeni: Arapça bāliġ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ergen
ÇİĞLİ

  1. [isim] İzmir iline bağlı ilçelerden biri
DİĞER

Kelime Kökeni: Farsça dīger

  1. [sıfat] Bakınız öteki
    • "Diğer misafirlerimle meşgul olamadım." (Ömer Seyfettin)
  2. Bakınız başka
İĞLİK

  1. [sıfat] İçinde herhangi bir sayıda iğ bulunan
    • "1923’te Türkiye’de sadece 7000 iğlik harap durumda pamuk işletmesi vardır." (İbrahim Sarı)
BELİĞ

Kelime Kökeni: Arapça belīġ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız belagatli
  2. Yeterli, tam ve açık
    • "Çeşmeden sökülmüş o kitabenin yeri kendisinden daha beliğ bir şekilde hafızamda kaldı." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÇİĞDE

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız hünnap
  2. Bu ağacın kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde, güzün olgunlaşan yemişi
YİĞİT

  1. [sıfat] Güçlü, yürekli olan (kimse); alp, celadetli, yağız, dilaver
    • "Yiğide ölüm geçine / Al beni zülfün ucuna / Sallanayım tel yerine" (Karacaoğlan)
  2. Bakınız kahraman
  3. [mecaz] Gözü pek, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmeyen (kimse); mert
    • "O yiğit adamdır, gerçeği söylemekten çekinmez."
  4. [isim] Delikanlı, genç erkek
  5. Bakınız taşaklı
İĞDİŞ

Kelime Kökeni: Farsça ikdiş

  1. [sıfat] Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
    • "İyi beslenmiş, bakımlı, dinç iki demirkırı iğdiş ötekileri geride bırakmış." (Yusuf Atılgan)
İĞDİR

  1. [isim, tarih] Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
FARİĞ

Kelime Kökeni: Arapça fāriġ

  1. [sıfat, eskimiş] Vazgeçmiş, çekilmiş
  2. Sıkıntısız, rahat
  3. [hukuk] Bir mülkün kullanma hakkını başkasına bırakan
ÇİĞİT

  1. [isim, ağızlardan] Pamuk çekirdeği
    • "Kabak Hafız’ı görünce, çiğitleri filan unutarak, yanına geldi." (Orhan Kemal)
  2. Bakınız çekirdek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü