İçinde iğ olan 5 harfli 18 kelime var. İçerisinde İĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iğ olan kelimeler listesine ya da sonu iğ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇİĞİL
-
-
[isim, tarih]
Eski Türk boylarından biri
-
[isim, tarih]
Eski Türk boylarından biri
- ÇİĞİN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız omuz
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız omuz
- İĞFAL
-
Kelime Kökeni: Arapça iġfāl
-
[isim]
Bir kadını aldatma, baştan çıkarma
-
Bir kızın veya kadının ırzına geçme; tecavüz etme
-
[eskimiş]
Aldatma, ayartma, kandırma, baştan çıkarma
- "Geniş bir cephede çıkarılacak ufak ufak keşif kollarıyla düşmanın iğfali de mümkündür."
-
[isim]
Bir kadını aldatma, baştan çıkarma
- NİĞDE
-
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- SİĞİL
-
-
[isim]
Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
-
[isim]
Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
- DİRİĞ
-
Kelime Kökeni: Farsça dirīġ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız esirgeme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız esirgeme
- CİĞER
-
Kelime Kökeni: Farsça ciger
-
[isim]
Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
- "Kiminin ciğerleri iflas etmiş, kiminin ise derisi hastalanmıştı. Ağızlarının içi bile hasta olanlar vardı."
-
Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım
- "Koyun ciğeri size kâfi değil mi? Bu koyun ciğerini ciğer saymıyor musunuz?"
-
Hayvanların karaciğerinden yapılan yemek
- "Onca iştahlıyken yemeği unutuyor, önündeki ciğere dalgın dalgın bakıyordu."
-
[mecaz]
Bakınız iç
- "Deniz havasını çekiyorum ciğerlerime derin derin..."
-
[mecaz]
Cesaretli, yürekli olma
- "Onda bu işi yapacak ciğer var mı?"
-
[isim]
Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
- BALİĞ
-
Kelime Kökeni: Arapça bāliġ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ergen
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ergen
- ÇİĞLİ
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- DİĞER
-
Kelime Kökeni: Farsça dīger
- İĞLİK
-
-
[sıfat]
İçinde herhangi bir sayıda iğ bulunan
- "1923’te Türkiye’de sadece 7000 iğlik harap durumda pamuk işletmesi vardır."
-
[sıfat]
İçinde herhangi bir sayıda iğ bulunan
- BELİĞ
-
Kelime Kökeni: Arapça belīġ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız belagatli
-
Yeterli, tam ve açık
- "Çeşmeden sökülmüş o kitabenin yeri kendisinden daha beliğ bir şekilde hafızamda kaldı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız belagatli
- ÇİĞDE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız hünnap
-
Bu ağacın kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde, güzün olgunlaşan yemişi
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız hünnap
- YİĞİT
-
-
[sıfat]
Güçlü, yürekli olan (kimse); alp, celadetli, yağız, dilaver
- "Yiğide ölüm geçine / Al beni zülfün ucuna / Sallanayım tel yerine"
-
Bakınız kahraman
-
[mecaz]
Gözü pek, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmeyen (kimse); mert
- "O yiğit adamdır, gerçeği söylemekten çekinmez."
-
[isim]
Delikanlı, genç erkek
-
Bakınız taşaklı
-
[sıfat]
Güçlü, yürekli olan (kimse); alp, celadetli, yağız, dilaver
- İĞDİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça ikdiş
-
[sıfat]
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
- "İyi beslenmiş, bakımlı, dinç iki demirkırı iğdiş ötekileri geride bırakmış."
-
[sıfat]
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
- İĞDİR
-
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
- FARİĞ
-
Kelime Kökeni: Arapça fāriġ
-
[sıfat, eskimiş]
Vazgeçmiş, çekilmiş
-
Sıkıntısız, rahat
-
[hukuk]
Bir mülkün kullanma hakkını başkasına bırakan
-
[sıfat, eskimiş]
Vazgeçmiş, çekilmiş
- ÇİĞİT
-
-
[isim, ağızlardan]
Pamuk çekirdeği
- "Kabak Hafız’ı görünce, çiğitleri filan unutarak, yanına geldi."
-
Bakınız çekirdek
-
[isim, ağızlardan]
Pamuk çekirdeği