İçinde iya olan 9 harfli 53 kelime var. İçerisinde İYA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iya olan kelimeler listesine ya da sonu iya ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İya Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A Y İ

2 Harfli Kelimeler

AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İHTİYARCA

  1. [sıfat] Biraz yaşlıca
    • "Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın, bir tencereyi karıştırıyor hem de için için ağlıyordu." (Ahmet Kabaklı)
GAZELİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ġazeliyyāt

  1. [isim, edebiyat] Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü
PSİKİYATR

Kelime Kökeni: Fransızca psychiatre

  1. [isim] Düşünme, anlama, kavrama, karar verme, önlem alma, insanlarla ilişki kurma vb. yeteneklerdeki eksikliklerle veya bozukluklarla ilgili her türlü teşhisi koyan, tedaviyi planlayan, ilaç ve diğer tedavi yöntemlerinin yanı sıra uygun görülen psikoterapiyi uygulayan hekim; akıl doktoru, ruh hekimi, ruh doktoru
    • "Gördüğüm düşleri sordu, psikiyatrmış, ona desenlerimin gördüğüm düşlerle ilgisi olmadığını söyledim." (Enis Batur)
PİYAZLAMA

  1. [isim] Piyazlamak işi
KOLOMBİYA

  1. [isim] Güney Amerika'nın kuzeybatısında bir ülke; başkenti Bogota
RİYAZİYAT

Kelime Kökeni: Arapça riyāżiyāt

  1. [isim, eskimiş, matematik] Matematik bilgisi
    • "Hükümlerinde riyaziyata bile yakışmayan bir katiyet vardı." (Ömer Seyfettin)
SİYANOJEN

Kelime Kökeni: Fransızca cyanogéne

  1. [isim, kimya] Suda çözünebilen, 1,8 yoğunluğunda olan, -21 0C'de sıvılaşan zehirli, keskin kokulu, renksiz bir gaz (simgesi Cy)
ITRİYATÇI

  1. [isim] Güzel kokular, makyaj malzemesi satan kimse veya yer
RİYAKARCA

  1. [zarf] İkiyüzlülükle; riyakârcasına, riyakârane
FİYAKASIZ

  1. [sıfat] Bakınız gösterişsiz
PEDİYATRİ

Kelime Kökeni: Fransızca pédiatrie

  1. [isim, tıp] Çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilgili hekimlik dalı
İŞTİYAKLI

  1. [sıfat] İştiyakı olan
    • "Belki de bu, çıkıp salınması beklenen bir sevgiliye söylenmiş iştiyaklı bir yalvarıştır." (Sâmiha Ayverdi)
İMTİYAZLI

  1. [sıfat] Bakınız ayrıcalıklı
    • "Türklerin arasında eskiden de şimdi de imtiyazlı bir sınıf yoktur." (Ömer Seyfettin)
NAZARİYAT

Kelime Kökeni: Arapça naẓariyyāt

  1. [isim, eskimiş] Kuramlar
  2. Bakınız kuram
    • "O devirde henüz dil üstüne spekülasyon başlamamış, Türkçe denen muhteşem orkestra, notadan, musiki ilminden, nazariyat ve felsefesinden anlamayan alaylı maestroların idaresi altına girmemişti." (Sâmiha Ayverdi)
OLİMPİYAT

Kelime Kökeni: Fransızca olympiade

  1. [isim] Her dört yılda bir başka ülkede yapılan uluslararası spor yarışmaları
    • "Kısa sarı saçları karışık, kehribar renkli etsiz bacakları, kolları, yassı karnı ve kalçaları ile pekâlâ olimpiyat şampiyonu güzel bir oğlan olabilir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bazı alanlarda düzenlenen uluslararası yarışma
    • "Ondan sonra zekâ olimpiyatlarına aday kelime oyunlarıyla yetinerek tıkandı." (Enis Batur)
  3. [eskimiş] Eski Yunanistan'da Zeus onuruna yapılan yarışmalar
VARDİYALI

  1. [sıfat] Vardiya ile yapılan
VAHŞİYANE

Kelime Kökeni: Arapça vaḥşī + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız vahşice
    • "En son, Niğbolu’da meydan cenginin gecesi, ileriye atılmamıza engeldir... diyerek bu 10.000 masum esiri vahşiyane boğazladılar." (Reşat Ekrem Koçu)
AHLAKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳiyāt

  1. [isim, eskimiş, toplum bilimi] Ahlakla ilgili konular, görüşler
  2. Bakınız ahlak bilimi
SİYAHIMSI

  1. [sıfat] Rengi siyahı andıran, siyaha benzeyen; siyahımtırak
VİYAKLAMA

  1. [isim] Viyaklamak işi
    • "Yeni kadınların çoğu ana olmayı zarafete mugayir bir şey sayıyorlar ve çocuk viyaklamasından nefret ediyorlar." (Peyami Safa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü