İçinde iya olan 9 harfli 53 kelime var. İçerisinde İYA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iya olan kelimeler listesine ya da sonu iya ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İya Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İHTİYARCA
-
-
[sıfat]
Biraz yaşlıca
- "Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın, bir tencereyi karıştırıyor hem de için için ağlıyordu."
-
[sıfat]
Biraz yaşlıca
- GAZELİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ġazeliyyāt
-
[isim, edebiyat]
Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü
-
[isim, edebiyat]
Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü
- PSİKİYATR
-
Kelime Kökeni: Fransızca psychiatre
-
[isim]
Düşünme, anlama, kavrama, karar verme, önlem alma, insanlarla ilişki kurma vb. yeteneklerdeki eksikliklerle veya bozukluklarla ilgili her türlü teşhisi koyan, tedaviyi planlayan, ilaç ve diğer tedavi yöntemlerinin yanı sıra uygun görülen psikoterapiyi uygulayan hekim; akıl doktoru, ruh hekimi, ruh doktoru
- "Gördüğüm düşleri sordu, psikiyatrmış, ona desenlerimin gördüğüm düşlerle ilgisi olmadığını söyledim."
-
[isim]
Düşünme, anlama, kavrama, karar verme, önlem alma, insanlarla ilişki kurma vb. yeteneklerdeki eksikliklerle veya bozukluklarla ilgili her türlü teşhisi koyan, tedaviyi planlayan, ilaç ve diğer tedavi yöntemlerinin yanı sıra uygun görülen psikoterapiyi uygulayan hekim; akıl doktoru, ruh hekimi, ruh doktoru
- PİYAZLAMA
-
-
[isim]
Piyazlamak işi
-
[isim]
Piyazlamak işi
- KOLOMBİYA
-
-
[isim]
Güney Amerika'nın kuzeybatısında bir ülke; başkenti Bogota
-
[isim]
Güney Amerika'nın kuzeybatısında bir ülke; başkenti Bogota
- RİYAZİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça riyāżiyāt
-
[isim, eskimiş, matematik]
Matematik bilgisi
- "Hükümlerinde riyaziyata bile yakışmayan bir katiyet vardı."
-
[isim, eskimiş, matematik]
Matematik bilgisi
- SİYANOJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cyanogéne
-
[isim, kimya]
Suda çözünebilen, 1,8 yoğunluğunda olan, -21 0C'de sıvılaşan zehirli, keskin kokulu, renksiz bir gaz (simgesi Cy)
-
[isim, kimya]
Suda çözünebilen, 1,8 yoğunluğunda olan, -21 0C'de sıvılaşan zehirli, keskin kokulu, renksiz bir gaz (simgesi Cy)
- ITRİYATÇI
-
-
[isim]
Güzel kokular, makyaj malzemesi satan kimse veya yer
-
[isim]
Güzel kokular, makyaj malzemesi satan kimse veya yer
- RİYAKARCA
-
-
[zarf]
İkiyüzlülükle; riyakârcasına, riyakârane
-
[zarf]
İkiyüzlülükle; riyakârcasına, riyakârane
- FİYAKASIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız gösterişsiz
-
[sıfat]
Bakınız gösterişsiz
- PEDİYATRİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca pédiatrie
-
[isim, tıp]
Çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilgili hekimlik dalı
-
[isim, tıp]
Çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilgili hekimlik dalı
- İŞTİYAKLI
-
-
[sıfat]
İştiyakı olan
- "Belki de bu, çıkıp salınması beklenen bir sevgiliye söylenmiş iştiyaklı bir yalvarıştır."
-
[sıfat]
İştiyakı olan
- İMTİYAZLI
-
-
[sıfat]
Bakınız ayrıcalıklı
- "Türklerin arasında eskiden de şimdi de imtiyazlı bir sınıf yoktur."
-
[sıfat]
Bakınız ayrıcalıklı
- NAZARİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓariyyāt
-
[isim, eskimiş]
Kuramlar
-
Bakınız kuram
- "O devirde henüz dil üstüne spekülasyon başlamamış, Türkçe denen muhteşem orkestra, notadan, musiki ilminden, nazariyat ve felsefesinden anlamayan alaylı maestroların idaresi altına girmemişti."
-
[isim, eskimiş]
Kuramlar
- OLİMPİYAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca olympiade
-
[isim]
Her dört yılda bir başka ülkede yapılan uluslararası spor yarışmaları
- "Kısa sarı saçları karışık, kehribar renkli etsiz bacakları, kolları, yassı karnı ve kalçaları ile pekâlâ olimpiyat şampiyonu güzel bir oğlan olabilir."
-
Bazı alanlarda düzenlenen uluslararası yarışma
- "Ondan sonra zekâ olimpiyatlarına aday kelime oyunlarıyla yetinerek tıkandı."
-
[eskimiş]
Eski Yunanistan'da Zeus onuruna yapılan yarışmalar
-
[isim]
Her dört yılda bir başka ülkede yapılan uluslararası spor yarışmaları
- VARDİYALI
-
-
[sıfat]
Vardiya ile yapılan
-
[sıfat]
Vardiya ile yapılan
- VAHŞİYANE
-
Kelime Kökeni: Arapça vaḥşī + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız vahşice
- "En son, Niğbolu’da meydan cenginin gecesi, ileriye atılmamıza engeldir... diyerek bu 10.000 masum esiri vahşiyane boğazladılar."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız vahşice
- AHLAKİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳiyāt
-
[isim, eskimiş, toplum bilimi]
Ahlakla ilgili konular, görüşler
-
Bakınız ahlak bilimi
-
[isim, eskimiş, toplum bilimi]
Ahlakla ilgili konular, görüşler
- SİYAHIMSI
-
-
[sıfat]
Rengi siyahı andıran, siyaha benzeyen; siyahımtırak
-
[sıfat]
Rengi siyahı andıran, siyaha benzeyen; siyahımtırak
- VİYAKLAMA
-
-
[isim]
Viyaklamak işi
- "Yeni kadınların çoğu ana olmayı zarafete mugayir bir şey sayıyorlar ve çocuk viyaklamasından nefret ediyorlar."
-
[isim]
Viyaklamak işi