İçinde iya olan 7 harfli 52 kelime var. İçerisinde İYA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iya olan kelimeler listesine ya da sonu iya ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İya Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A Y İ

2 Harfli Kelimeler

AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİYATLI

  1. [sıfat] Fiyatı olan
  2. Bakınız pahalı
ARZİYAT

Kelime Kökeni: Arapça arżiyyāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yer bilimi
    • "Hayvanat, nebatat, arziyata dair eski kitaplarımızda ne kadar malumat bulabilmek imkânı var?" (Ziya Gökalp)
PİYAZCI

  1. [isim] Piyaz yapıp satan kimse
  2. [argo] Yüze gülücü, içten olmayan davranışlarda bulunan kimse
MİYASMA

Kelime Kökeni: Fransızca miyasme

  1. [isim, eskimiş] Salgın hastalıklara yol açtığına inanılan etken
RUHİYAT

Kelime Kökeni: Arapça rūḥiyyāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız psikoloji
    • "Ben Avrupa'nın püriten papazlarıyla rekabet eden ruhiyat büyücülerinden değilim." (Peyami Safa)
  2. Psikolojik durum
    • "Sürgünde ruhiyat bozulmuştu ya, bir türlü toparlanamamış." (Ayşe Kulin)
DİYADİN

  1. [isim] Ağrı iline bağlı ilçelerden biri
PİYANGO

Kelime Kökeni: İtalyanca bianco

  1. [isim] Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu
    • "Millî piyango."
  2. [mecaz] Beklenmedik olay veya durum
AMİYANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿāmmī + Farsça -āne

  1. [sıfat] Bakınız basit
    • "Hem, bu çeşit amiyane işler diplomatın nesine?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bakınız sıradan
    • "Kupkuru bir ad hem de Satılmış gibi pek amiyane bir ad." (Halit Fahri Ozansoy)
IRKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ʿirḳiyyāt

  1. [isim, eskimiş, toplum bilimi, antropoloji] Bakınız ırk bilimi
DİYALİZ

Kelime Kökeni: Fransızca dialyse

  1. [isim, kimya] Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi
SİYAKAT

Kelime Kökeni: Arapça siyāḳat

  1. [isim, eskimiş] Genellikle devlet dairelerinde kullanılmış bir yazı türü
DİYALOG

Kelime Kökeni: Fransızca dialogue

  1. [isim] Karşılıklı konuşma
    • "Onun derslerinde biricik zaman ve mekân ölçüsü diyalogdur." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Oyun, roman, hikâye vb. eserlerde iki veya daha çok kimsenin konuşması
    • "Kişileri canlı, diyalogları kişilerin karakter özelliklerini yansıtacak gibi ustalıkla seçilmişti." (Necati Cumalı)
  3. Konuşmaya dayanılarak yazılmış eser
  4. [mecaz] Anlaşma, uyum sağlama veya bu yolda çalışma
ITRİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ʿiṭriyyāt

  1. [isim, eskimiş] Sürünülecek esans, parfüm, kolonya vb. güzel kokular
DİYALEL

Kelime Kökeni: Fransızca diallèle

  1. [isim, mantık] Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü
ZİYARET

Kelime Kökeni: Arapça ziyāret

  1. [isim] Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme
    • "Haftada iki gece ziyaretine giderdik." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Bir yeri görmeye gitme
  3. Bakınız ziyaret yeri
    • "Kör olası Suzan Suzi / Ziyaret çarptı bizi" (Halk türküsü)
DİYALAJ

Kelime Kökeni: Fransızca diallage

  1. [isim, jeoloji] Piroksen cinsinden, doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatı
İHTİYAT

Kelime Kökeni: Arapça iḥtiyāṭ

  1. [isim] Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma; sakınma
  2. Gereğinden fazla olup saklanan şey; yedek
    • "Tüpte kalan iki üç taneyi de yol ihtiyatı olarak zorla kendisine kabul ettirdim." (Reşat Nuri Güntekin)
İHTİYAR

Kelime Kökeni: Arapça iḫtiyār

  1. [sıfat] Bakınız yaşlı (I), genç karşıtı
    • "Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama." (Ayşe Kulin)
  2. [mecaz] Cansız, sönük
    • "Genç olmasına karşın bakışları çok ihtiyardı." (Ayla Kutlu)
  3. [mecaz] Bakınız eski
    • "Şu ihtiyar toprak neler götürmüştür neler." (Ahmet Kabaklı)
  4. [isim, teklifsiz konuşmada] Baba veya anne
DİYANET

Kelime Kökeni: Arapça diyānet

  1. [isim, din bilimi] Din kurallarına tam bağlı olma durumu
  2. Bakınız din (I)
VİYADÜK

Kelime Kökeni: Fransızca viaduc

  1. [isim] Bakınız köprü yol
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü