İçinde iya olan 6 harfli 20 kelime var. İçerisinde İYA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iya olan kelimeler listesine ya da sonu iya ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İya Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A Y İ

2 Harfli Kelimeler

AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İTİYAT

Kelime Kökeni: Arapça iʿtiyād

  1. [isim, eskimiş] Bakınız alışkanlık
    • "Kâğıtlarını kendi eliyle aharlayıp terbiye etmek itiyadında idi." (Sâmiha Ayverdi)
ENBİYA

Kelime Kökeni: Arapça enbiyā

  1. [isim, din bilimi] Nebiler
ZİYADE

Kelime Kökeni: Arapça ziyāde

  1. [zarf] Çok, daha çok
    • "Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade" (Karacaoğlan)
  2. [sıfat] Bakınız fazla
RİYALE

Kelime Kökeni: İtalyanca reale

  1. [isim, tarih] Osmanlı donanmasında kaptan paşadan sonra gelen, üç büyük amiral rütbesinden üçüncüsü
RİYALA

Kelime Kökeni: İtalyanca reale

  1. [isim, tarih] Osmanlı donanmasında tuğamirale eş bir rütbe
EVLİYA

Kelime Kökeni: Arapça evliyā

  1. [isim, din bilimi] Bakınız ermiş
    • "Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim." (Refik Halit Karay)
SİYASA

Kelime Kökeni: Arapça siyāset

  1. [isim] Bakınız politika
    • "Güdümlü siyasanın kurbanı olmuş kimi değerli yazarların ivecen yargısı rol oynamıştır." (Selim İleri)
ZİYALI

  1. [sıfat] Bakınız ışıklı
    • "Getireceği nur, kiliselerin sarı ziyalı mum ışıkları oldu." (Talât Sait Halman)
  2. [isim] Bakınız aydın
SİYASİ

Kelime Kökeni: Arapça siyāsī

  1. [sıfat] Bakınız siyasal
    • "Siyasi işlere karışmamanı tavsiye ederim." (Peyami Safa)
  2. [isim] Bakınız politikacı
    • "Müdür Bey, siyasiler koğuşunda başladı bu geceki teftişine." (Kerim Korcan)
PİYALE

Kelime Kökeni: Farsça piyāle

  1. [isim, eskimiş] Şarap bardağı, içki kadehi
    • "Ateş doludur tutma, yanarsın / Karşında şu gülgûn piyale" (Ahmet Haşim)
PİYASA

Kelime Kökeni: İtalyanca piazza

  1. [isim] Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer; pazar
    • "Şimdi de pazar, piyasa yerlerinde, mahalle dolaylarında tanır, sayarlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme
    • "Kahvenin önünden dört beş kere daha geçer, akşam piyasasını yapardım." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat
    • "Sonbaharda, yakında açılacak tütün piyasasının haberleriyle ümitlenir, tasalanır, yüzleri bir gün gülerse beş gün kederli kalırdı." (Necati Cumalı)
  4. [ekonomi] Arz ve talebin karşılaştığı alan
  5. Bakınız ortalık
    • "Bunlardan bir kısmı bugün piyasada alaturka çalgıcılığın en ileri gelenlerindendir." (Osman Cemal Kaygılı)
PİYANO

Kelime Kökeni: İtalyanca piano

  1. [isim, müzik] Klavyeli, telli, değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı
    • "Köşede bir piyano, piyanonun üstünde yapma çiçekler." (Nâzım Hikmet)
  2. [zarf] Yavaş bir biçimde, sesleri hafifleterek
TRİYAS

Kelime Kökeni: Fransızca trias

  1. [isim] İkinci Çağ'ın yaklaşık kırk beş milyon yıllık dönemi
FİYAKA

Kelime Kökeni: İtalyanca fiaccola

  1. [isim] Bakınız gösteriş
    • "Çünkü biliyorum ki seni tanırsam fazla değil, senin izin verdiğinden bir nebze fazla tanırsam fiyakan fena hâlde bozulacak." (Ümit Kıvanç)
PİYADE

Kelime Kökeni: Farsça piyāde

  1. [isim, askerlik] Yaya olarak savaşan askerlerin oluşturduğu sınıf
    • "Piyadeler savaşta genellikle en önde giderler."
  2. [askerlik] Bu sınıftan olan asker
    • "Sınıfımda piyade birincisi olarak çıktım." (Ömer Seyfettin)
  3. Bakınız piyon
  4. Bir çift kürekle yönetilen bir tür hafif kayık
  5. [eskimiş] Bakınız yaya
PİYATA

Kelime Kökeni: İtalyanca piatto

  1. [isim] Yassı ve büyük yemek tabağı
  2. [sıfat] Bakınız yassı
SİYAHİ

Kelime Kökeni: Farsça siyāh + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız zenci
RİYAZİ

Kelime Kökeni: Arapça riyāżī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız matematiksel
AŞİYAN

Kelime Kökeni: Farsça āşiyān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kuş yuvası
    • "Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin / Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?" (Mehmet Akif Ersoy)
  2. [mecaz] Ev, oturulan yer
VİYANA

  1. [isim] Avusturya'nın başkenti
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü