İçinde iy olan 6 harfli 80 kelime var. İçerisinde İY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iy olan kelimeler listesine ya da Sonu iy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKLİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu
- "Akliye hekimi."
-
Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü
-
Akılcılık
-
[isim]
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu
- ZAVİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Köşe
- "Dipteki zaviyeden içeriye doğru veranda şeklinde bir girinti yapıp salonun cumba köşesine dayanır." (Halit Fahri Ozansoy)
-
Küçük tekke
-
Anlayış, görüş, bakış açısı
- "Herkes etrafındakilere hususi bir zaviyeden, sırf kendi görüşüyle bakıyor." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Açı
-
[isim]
Köşe
- ELİYLE
-
-
[zarf]
Aracılığıyla, marifetiyle, tarafından
- "Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür." (Anayasa)
-
[zarf]
Aracılığıyla, marifetiyle, tarafından
- TEDİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Para vb. bir şey verme, ödeme
- "Ücretin yarısını da o gün tediye ettim." (Haldun Taner)
-
Gerçekleşen bir alacağı para ile ödeme
-
[isim]
Para vb. bir şey verme, ödeme
- RİYALE
- ...
- İTİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Alışkanlık
- "İçmek, gülüşmek eski zaman itiyadıdır." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Alışkanlık
- GİYMEK
-
-
[nsz]
Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek
- "Kapalı çarşı zevkine göre alafranga sayılabilecek bir entari giymişti." (Orhan Veli Kanık)
-
Ağır söz veya hakareti, küçültücü davranışı ses çıkarmadan dinlemek
- "Biri ağzına geleni söyledi, öbürü de güzelce giydi."
-
[nsz]
Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek
- BİYELİ
-
-
[sıfat]
Biye geçirilmiş, biyesi olan
- "Yatağın üzerinde kol kapakları, cep ağızları lacivert biyeli, mavi ipek bir pijama duruyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Biye geçirilmiş, biyesi olan
- ZİYADE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çok, daha çok, daha fazla
- "Tevkifhane müdürü de bizden ziyade onlarla ahbaplık etti." (Falih Rıfkı Atay)
-
Çoğalma, artma
-
[sıfat]
Çok, daha çok, daha fazla
- KAZİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Önerme
-
[isim]
Önerme
- PİYALE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Şarap bardağı, içki kadehi
- "Ateş doludur tutma, yanarsın / Karşındaki şu gülgûn piyale." (Ahmet Haşim)
-
[isim]
Şarap bardağı, içki kadehi
- AŞİYAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kuş yuvası
-
Ev, oturulan yer, mesken
-
[isim]
Kuş yuvası
- HAFİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Özel soruşturmalarla edindiği bilgileri ilgililere ileten kimse, dedektif
-
[isim]
Özel soruşturmalarla edindiği bilgileri ilgililere ileten kimse, dedektif
- TAKİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mezhep belirtmeme, gizleme
-
Olduğundan farklı görünme
-
Sakınma, çekinme
-
[isim]
Mezhep belirtmeme, gizleme
- BAKİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Artık, artan, kalan, geri kalan şey
- "Hastanelerde boş yatak kalmamış, çoğunda ikişer kişi, bakiyesini bahçeye yatırıyorlar." (Atilla İlhan)
-
Kalıntı
- "Bunun bir eski ev değil, dünyayı terk etmişlere mahsus bir manastır bakiyesi olduğunu anlardım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Alacak ve borçlar arasındaki fark
-
[isim]
Artık, artan, kalan, geri kalan şey
- İYİCİL
-
-
[sıfat]
İyilik etmeyi seven, hayırhah
- "Şaban, şimdi Zeyno'yu sokakta yalnız görürse çok iyicil bir sesle, ona hemen Haso çocuktan haber veriyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Sonu iyi, tehlikesiz, iyi huylu (hastalık)
-
[sıfat]
İyilik etmeyi seven, hayırhah
- ADLİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları
-
Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı
- "Onun telaşlı adımlarla binadan çıkıp karşıdaki adliyeye girdiğini gördüler." (Reşat Enis)
-
[isim]
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları
- SECİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yaradılış, huy, karakter
- "Halk seciyesi en fazla türkülerde abartılı bir şekil alır." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yaradılış, huy, karakter
- ŞERİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Şeriatla ilgili
-
[sıfat]
Şeriatla ilgili
- ASLİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Temel, esas
-
[isim]
Temel, esas