İçinde is olan 6 harfli 128 kelime var. İçerisinde İS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında is olan kelimeler listesine ya da sonu is ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S İ

2 Harfli Kelimeler

İS, Sİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİRİSİ

  1. [zamir] Herhangi bir kimse
    • "Birisi sezecek olsa kim bilir ne dedikodular çıkarılırdı." (Erhan Bener)
SİSMİK

Kelime Kökeni: Fransızca sismique

  1. [sıfat] Depremle ilgili
    • "Sismik araştırmalar."
AVİSTO

Kelime Kökeni: İtalyanca a vista

  1. [isim, ticaret] Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim
SERVİS

Kelime Kökeni: Fransızca service

  1. [isim] Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti
  2. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü
  3. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer
  4. Burada görevli kimselerin tümü
  5. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı
  6. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer
    • "Önce arabayı servis garajına çektik." (Çetin Altan)
  7. [spor] Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu
İSKELE

Kelime Kökeni: İtalyanca scala

  1. [isim] Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer
    • "Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven
    • "Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı." (Zeyyat Selimoğlu)
  3. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba
  4. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı
    • "Mudanya, Bursa'nın iskelesidir."
  5. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı
  6. Geminin sol yanı
  7. [sinema, televizyon] Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı
FİSSÜR

Kelime Kökeni: İngilizce fissure

  1. [isim, tıp] Anüs çıkışındaki mukozanın genellikle arka kenardan çatlaması veya yırtılması
  2. Bakınız çatlak
MUHLİS

Kelime Kökeni: Arapça muḫliṣ

  1. [sıfat, eskimiş] Dostluğunda ve inançlarında içten olan
SALİSE

Kelime Kökeni: Arapça s̱ālis̱e

  1. [isim] Saniyenin altmışta biri olan zaman birimi
BUDİST

Kelime Kökeni: Fransızca bouddhiste

  1. [isim, din bilimi] Budizm dininden olan kimse
PÜRİST

Kelime Kökeni: Fransızca puriste

  1. [isim] Bakınız arıtmacı
MİSKİN

Kelime Kökeni: Arapça miskīn

  1. [sıfat] Çok uyuşuk olan (kimse)
    • "Hayran olduğum adamı miskin bir mektep çocuğu gibi yaka paça alıp götürdü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse)
  3. Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse)
  4. [eskimiş] Âciz, zavallı olan
    • "Âşık olan miskin olur / Hak yoluna teslim olur" (Yunus Emre)
NİSPET

Kelime Kökeni: Arapça nisbet

  1. [isim] Bakınız oran
    • "Zira melal devri uzadığı nispette teheyyüç kuvvetli ve devamlı oluyor." (Refik Halit Karay)
  2. Bağıntı, ilgi, ilinti
  3. [zarf] Kıskandırmak veya üzmek için
  4. Birini üzmek için veya inat olsun diye yapılan iş
  5. [edat] “Kıyas edilirse, göre, nazaran, nispetle” anlamlarında kullanılan bir söz
İSTEKA

Kelime Kökeni: İtalyanca stecca

  1. [isim] Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa; bilardo sopası
    • "Kemal Taka, selam durmaya hazırlanan bir asker gibi elindeki istekayı bacaklarına yapıştırdı, enerjiyle dolu bir hâl aldı." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Bakınız istika
  3. Basımevlerinde kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan sert tahta veya kemikten yapılmış araç
İSLEME

  1. [isim] İslemek işi
FİSTAN

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Tek parça kadın giysisi
    • "Büyük balerinler gibi tülden, kısa bir fistanı var." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. İskoç, Arnavut ve Yunan erkeklerinin giydikleri kısa, pileli eteklik
HİSSET

Kelime Kökeni: Arapça ḫisset

  1. [isim, eskimiş] Bakınız cimrilik
İSLAMİ

Kelime Kökeni: Arapça islāmī

  1. [sıfat] İslam diniyle ilgili olan
  2. İslama uygun olan
HİSSİZ

  1. [sıfat] Bakınız duygusuz
    • "Gösterdiği arkadaşlığa, bağlılığa karşı hissiz kalamazdı, onun boynuna sarıldı." (Mahmut Yesari)
ELBİSE

Kelime Kökeni: Arapça elbise

  1. [isim] Bakınız giysi
    • "Üzerinde hafif elbiseler vardı, başı kavuksuzdu." (Ahmet Kabaklı)
  2. Alt kısmı etek biçiminde, tek parçadan oluşan kadın kıyafeti
İSPATİ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] İskambil kâğıdında sinek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü