İçinde irmek olan 9 harfli 32 kelime var. İçerisinde İRMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında irmek olan kelimeler listesine ya da sonu irmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İrmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K M R İ
5 Harfli Kelimeler
İRKME, KERİM
4 Harfli Kelimeler
EKİM, EMİK, EMİR, ERİK, ERİM, KREM, MERİ, REMİ
3 Harfli Kelimeler
ERK, KEM, KER, KİM, KİR, MİR
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, ER, İM, KE, Kİ, ME, Mİ, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİNDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi."
-
[-e]
Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
- "Kutay Yabgu onun frene basmasına aldırmadan tam gaz üzerine geldi ve Hakan’ın aracına arkadan bindirdi."
-
[-e, -i]
Üzerine koymak
- "Sahipsiz iyice ... Vergi üstüne vergi bindirmekte Moğol... Say ki kalıcı değil gidici..."
-
Birden bastırmak
- "Hava gide gide karardı, sulu mulu kar bindirdi… Ardından bir rüzgâr."
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- ÇİMDİRMEK
-
-
[-i]
Çimme işini yaptırmak
- "Yapacağım iş sadece onu çimdirmek gibisine bir iş."
-
[-i]
Çimme işini yaptırmak
- SEZDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Sezmesine yol açmak, belli etmek; hissettirmek, sezindirmek
- "Doktorlar ona bir şey sezdirmediler. O da çektiği acılardan, karısına, kızına hiçbir şey belli etmedi."
-
[-e, -i]
Sezmesine yol açmak, belli etmek; hissettirmek, sezindirmek
- ÇELDİRMEK
-
-
[-i]
Çelme işini yaptırmak
-
Yanılmasına yol açmak
-
[-i]
Çelme işini yaptırmak
- ÇEMKİRMEK
-
-
[nesnesiz]
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek
-
[ağızlardan]
Köpek kesik kesik havlamak
-
[nesnesiz]
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek
- DİKTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Dikme işini yaptırmak
- "Ağaçları aşılatmış, yeni fideler diktirmiştir."
-
[-e, -i]
Dikme işini yaptırmak
- SİLDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Silme işini yaptırmak
- "Orta hizmetini bile Himmet'e gördürüyor, koca evi ona sildirip süpürtüyordu."
-
[-e, -i]
Silme işini yaptırmak
- DELDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Delme işini yaptırmak
-
[-i, mecaz]
Kimlik, pasaport, bilet vb.ni delerek geçersiz duruma getirmek
-
[-e, -i]
Delme işini yaptırmak
- SEÇTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Seçme işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Seçme işini yaptırmak
- BİLDİRMEK
-
-
[-e]
Herhangi bir şeyi haber vermek
- "Babası ile arasındaki bütün mektuplaşmaları bana da bildiriyor."
-
[nesnesiz]
Herhangi bir konuda bilgi vermek
- "Gönderdiğim mektubun bir ehemmiyeti yoktur diye bildir, dedi."
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bilinir duruma getirmek
- "Sadi hem acele acele konuşarak fikirlerini bildiriyor hem de gözlerini ileriye uçan bisikletlerden hiç alamıyordu."
-
[-e]
Herhangi bir şeyi haber vermek
- BEZDİRMEK
-
-
[-i, -den]
Bezgin duruma getirmek
- "O günden sonra bu neşeli İstanbul yolcusunun hatta beni bezdirmek için bile bir kerecik dışarıya çıktığını hatırlamıyorum."
-
[-i, -den]
Bezgin duruma getirmek
- DENŞİRMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bir şeyin yapısını veya niteliğini bozmak, tağyir etmek
-
[-i, ağızlardan]
Bir şeyin yapısını veya niteliğini bozmak, tağyir etmek
- SİNDİRMEK
-
-
[-i]
Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak; pıstırmak, sındırmak
- "Kartal burunlu, kalın kaşlı, çember sakallı ihtiyar, Sertman'ı biraz sindirdi."
-
Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek; hazmetmek
- "Hoca, sabahleyin bir bahçıvanın ikram ettiği turp salatasını henüz sindirememişti."
-
[mecaz]
Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek
- "Bir de o düşünceleri gerçekten sindirmiş bilginlerin, bilge kişilerin tutumuna bir bakın."
-
[-i]
Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak; pıstırmak, sındırmak
- GİYDİRMEK
-
-
[-e]
Giyme işini yaptırmak
- "İstanbul'un mahalle bekçilerine bir çeşit elbise, bir çeşit şapka giydirdiler."
-
[mecaz]
Ağır sözler söylemek, hakaret etmek
-
[-e]
Giyme işini yaptırmak
- DEĞDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Değmesini sağlamak, değmesine yol açmak
- "Sihirli değneğini kötünün yüreğine değdiriyor ve alt ediyor onu."
-
[-e, -i]
Değmesini sağlamak, değmesine yol açmak
- SİKTİRMEK
-
-
[nesnesiz, argo]
Defolup gitmek
-
[nesnesiz, argo]
Defolup gitmek
- GİRDİRMEK
-
-
[-i]
Girme işini yaptırmak
-
[-i]
Girme işini yaptırmak
- VERDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
- "Elbette yiğit evladımın bu görevleri başarıyla yerine getirmesi için ona yardım edecek armağanlar verdirdim."
-
[-e, -i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
- YELDİRMEK
-
-
[-e, ağızlardan]
Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
-
[-e, ağızlardan]
Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
- SERDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Serme işini yaptırmak
- "Odanın bir köşesinde köylülere bir temiz döşek serdirdi."
-
[-e, -i]
Serme işini yaptırmak