İçinde irmek olan 9 harfli 32 kelime var. İçerisinde İRMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında irmek olan kelimeler listesine ya da sonu irmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İrmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K M R İ

5 Harfli Kelimeler

İRKME, KERİM

4 Harfli Kelimeler

EKİM, EMİK, EMİR, ERİK, ERİM, KREM, MERİ, REMİ

3 Harfli Kelimeler

ERK, KEM, KER, KİM, KİR, MİR

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, ER, İM, KE, Kİ, ME, Mİ, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİNDİRMEK

  1. [-e, -i] Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
    • "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. [-e] Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
    • "Kutay Yabgu onun frene basmasına aldırmadan tam gaz üzerine geldi ve Hakan’ın aracına arkadan bindirdi." (Cenk Kayakuş)
  3. [-e, -i] Üzerine koymak
    • "Sahipsiz iyice ... Vergi üstüne vergi bindirmekte Moğol... Say ki kalıcı değil gidici..." (Kemal Tahir)
  4. Birden bastırmak
    • "Hava gide gide karardı, sulu mulu kar bindirdi… Ardından bir rüzgâr." (Fikret Otyam)
ÇİMDİRMEK

  1. [-i] Çimme işini yaptırmak
    • "Yapacağım iş sadece onu çimdirmek gibisine bir iş." (Samim Kocagöz)
SEZDİRMEK

  1. [-e, -i] Sezmesine yol açmak, belli etmek; hissettirmek, sezindirmek
    • "Doktorlar ona bir şey sezdirmediler. O da çektiği acılardan, karısına, kızına hiçbir şey belli etmedi." (Yusuf Ziya Ortaç)
ÇELDİRMEK

  1. [-i] Çelme işini yaptırmak
  2. Yanılmasına yol açmak
ÇEMKİRMEK

  1. [nesnesiz] Birine karşı gelmek, sert cevap vermek
  2. [ağızlardan] Köpek kesik kesik havlamak
DİKTİRMEK

  1. [-e, -i] Dikme işini yaptırmak
    • "Ağaçları aşılatmış, yeni fideler diktirmiştir." (Tarık Buğra)
SİLDİRMEK

  1. [-e, -i] Silme işini yaptırmak
    • "Orta hizmetini bile Himmet'e gördürüyor, koca evi ona sildirip süpürtüyordu." (Ömer Seyfettin)
DELDİRMEK

  1. [-e, -i] Delme işini yaptırmak
  2. [-i, mecaz] Kimlik, pasaport, bilet vb.ni delerek geçersiz duruma getirmek
SEÇTİRMEK

  1. [-e, -i] Seçme işini yaptırmak
BİLDİRMEK

  1. [-e] Herhangi bir şeyi haber vermek
    • "Babası ile arasındaki bütün mektuplaşmaları bana da bildiriyor." (Etem İzzet Benice)
  2. [nesnesiz] Herhangi bir konuda bilgi vermek
    • "Gönderdiğim mektubun bir ehemmiyeti yoktur diye bildir, dedi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [-i] Herhangi bir şeyi bilinir duruma getirmek
    • "Sadi hem acele acele konuşarak fikirlerini bildiriyor hem de gözlerini ileriye uçan bisikletlerden hiç alamıyordu." (Haldun Taner)
BEZDİRMEK

  1. [-i, -den] Bezgin duruma getirmek
    • "O günden sonra bu neşeli İstanbul yolcusunun hatta beni bezdirmek için bile bir kerecik dışarıya çıktığını hatırlamıyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
DENŞİRMEK

  1. [-i, ağızlardan] Bir şeyin yapısını veya niteliğini bozmak, tağyir etmek
SİNDİRMEK

  1. [-i] Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak; pıstırmak, sındırmak
    • "Kartal burunlu, kalın kaşlı, çember sakallı ihtiyar, Sertman'ı biraz sindirdi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek; hazmetmek
    • "Hoca, sabahleyin bir bahçıvanın ikram ettiği turp salatasını henüz sindirememişti." (Mahmut Yesari)
  3. [mecaz] Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek
    • "Bir de o düşünceleri gerçekten sindirmiş bilginlerin, bilge kişilerin tutumuna bir bakın." (Necati Cumalı)
GİYDİRMEK

  1. [-e] Giyme işini yaptırmak
    • "İstanbul'un mahalle bekçilerine bir çeşit elbise, bir çeşit şapka giydirdiler." (Nâzım Hikmet)
  2. [mecaz] Ağır sözler söylemek, hakaret etmek
DEĞDİRMEK

  1. [-e, -i] Değmesini sağlamak, değmesine yol açmak
    • "Sihirli değneğini kötünün yüreğine değdiriyor ve alt ediyor onu." (Âlim Kahraman)
SİKTİRMEK

  1. [nesnesiz, argo] Defolup gitmek
GİRDİRMEK

  1. [-i] Girme işini yaptırmak
VERDİRMEK

  1. [-e, -i] Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
    • "Elbette yiğit evladımın bu görevleri başarıyla yerine getirmesi için ona yardım edecek armağanlar verdirdim." (Ahmet Ümit)
YELDİRMEK

  1. [-e, ağızlardan] Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
SERDİRMEK

  1. [-e, -i] Serme işini yaptırmak
    • "Odanın bir köşesinde köylülere bir temiz döşek serdirdi." (Halikarnas Balıkçısı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü