İçinde irm olan 9 harfli 48 kelime var. İçerisinde İRM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında irm olan kelimeler listesine ya da Sonu irm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
M R İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MİR
2 Harfli Kelimeler
İM, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİZDİRMEK
-
-
[-i]
Dizme işini yaptırmak
-
[-i]
Dizme işini yaptırmak
- BİNDİRMEK
-
-
[-i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[-e]
Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
- "Gemi rıhtıma bindirdi."
-
[-i]
Eklemek, katmak
- "Vergi üstüne vergi bindirmek."
-
[-i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- ÇEKTİRMEK
-
-
[nsz]
Çekme işini yaptırmak
- "Karıcığım, seninle şöyle yan yana bir resim çektirelim." (Peyami Safa)
-
Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek
- "Allah çektirmesin!"
-
[nsz]
Çekme işini yaptırmak
- VERDİRMEK
-
-
[-i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
-
[-i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
- SEÇTİRMEK
-
-
[-i]
Seçme işini yaptırmak
-
[-i]
Seçme işini yaptırmak
- ESİNDİRME
-
-
[isim]
Esindirmek işi
-
[isim]
Esindirmek işi
- YELDİRMEK
-
-
[-e]
Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
-
[-e]
Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
- GERDİRMEK
-
-
[-i]
Germe işini yaptırmak
- "Eski bir bağ kulübesinin duvarları üstüne bir çadır gerdirmiş, içinde yaşıyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Germe işini yaptırmak
- KESTİRMEK
-
-
[-i]
Kesme işini yaptırmak
- "Tartışmayı kestirip atmak bana hiçbir zaman kolay görünmemiştir." (Melih Cevdet Anday)
-
Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek
- "Ben bu kadar şeyi kestiremez miyim?" (Memduh Şevket Esendal)
-
Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak
- "Bebeğin sütünü limon sıkarak kestirdi."
-
Karar vermek
- "Söze nereden, nasıl başlayacağımı kestiremiyorum." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak
- "Rahmi peykenin köşesine büzülmüş, kestiriyordu." (Burhan Felek)
-
Anlamak, farkına varmak
- "Bu çocuk zaten hâlâ durumunu kestirememiştir." (Burhan Felek)
-
[-i]
Kesme işini yaptırmak
- DİKTİRMEK
-
-
[-i]
Dikme işini yaptırmak
- "Ağaçları aşılatmış, yeni fideler diktirmiştir." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Dikme işini yaptırmak
- SERDİRMEK
-
-
[-i]
Serme işini yaptırmak
-
[-i]
Serme işini yaptırmak
- SEZDİRMEK
-
-
[-i]
Sezmesine yol açmak, belli etmek, hissettirmek
- "Doktorlar ona bir şey sezdirmediler. O da çektiği acılardan, karısına, kızına hiçbir şey belli etmedi." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[-i]
Sezmesine yol açmak, belli etmek, hissettirmek
- BİLDİRMEK
-
-
Herhangi bir şeyi haber vermek
- "Anası böyle söyledi, gene de gidip kocasına bildirdi." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Herhangi bir konuda bilgi vermek
- "Gönderdiğim mektubun bir ehemmiyeti yoktur, diye bildir, dedi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-i]
Anlatmak, ifade etmek
- "Sadi hem acele acele konuşarak fikirlerini bildiriyor hem de gözlerini ileriye uçan bisikletlerden hiç alamıyordu." (Haldun Taner)
-
Herhangi bir şeyi haber vermek
- ERİŞTİRME
-
-
[isim]
Eriştirmek işi
-
[isim]
Eriştirmek işi
- EDİNDİRME
- ...
- ŞİŞİRMECE
-
-
[sıfat]
Baştan savma, kötü (iş)
-
[sıfat]
Baştan savma, kötü (iş)
- EMİŞTİRME
-
-
[isim]
Emiştirmek işi
-
[isim]
Emiştirmek işi
- ÇEMKİRMEK
-
-
[nsz]
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek
-
Köpek kesik kesik havlamak
-
[nsz]
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek
- GİYDİRMEK
-
-
Giyme işini yaptırmak
- "Derhâl hamama soktu, sırtına temiz bir elbise giydirip huzura çıkardı." (Haldun Taner)
- "O da kendisinden yirmi yaş küçük arabacısını sevmiş, nikâhla varmış, bu arabacıyı giydirip kuşatmış, âlâ bir bey yapmıştı." (Ömer Seyfettin)
-
Ağır sözler söylemek, hakaret etmek
-
Giyme işini yaptırmak
- BEZDİRMEK
-
-
[-i]
Bıktırmak, usandırmak, bıkkınlık vermek
- "O günden sonra bu neşeli İstanbul yolcusunun hatta beni bezdirmek için bile bir kerecik dışarıya çıktığını hatırlamıyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[-i]
Bıktırmak, usandırmak, bıkkınlık vermek