İçinde irm olan 8 harfli 71 kelime var. İçerisinde İRM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında irm olan kelimeler listesine ya da Sonu irm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

M R İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

MİR

2 Harfli Kelimeler

İM, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SEĞİRMEK

  1. [nsz] Hafif kımıldamak, genellikle vücudun bir yerinde deri ile birlikte derinin hemen altındaki kaslar hafifçe oynamak
    • "Üç dört gün oluyor, sol gözümün alt kapağı seğiriyordu." (Burhan Felek)

EZDİRMEK

  1. [-i] Ezme işini yaptırmak

GEĞİRMEK

  1. [nsz] Midede toplanan gazı ağızdan sesli bir biçimde çıkarmak
    • "Geğirebilsem açılır mıyım acaba? Sancı göğsümde hatta kolumda..." (Atilla İlhan)

İVDİRMEK

  1. [-i] Hareket durumunda olan bir nesnenin hareketini çabuklaştırmak

SEKTİRME

  1. [isim] Sektirmek işi

DEDİRMEK

  1. [-i] Demek zorunda bırakmak
  2. Denilmesini sağlamak

GERDİRME

  1. [isim] Gerdirmek işi

GEZDİRME

  1. [isim] Gezdirmek işi

DEĞDİRME

  1. [isim] Değdirmek işi

YENDİRME
...
GEÇİRMEK

  1. [-i] Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
  2. [-e] Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
    • "Kalanımızı peşine takarak Murat suyunun karşı kıyısına geçirdi." (Kemal Bilbaşar)
  3. [-i] Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek
    • "Odanın eşyasını öbür odaya geçirmek."
  4. [-i] Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
    • "Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi." (Refik Halit Karay)
  5. [-i] Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
    • "Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  6. [-i] Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek
    • "Arkadaşımı geçirmeye gittim."
  7. [-i] Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
    • "Kocan için geceyi evden dışarıda geçirmek fırsatını sen kendin temin et." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  8. [-e] Giymek, giyinmek
    • "Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
  9. [-den] Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak
    • "Kılıçtan geçirmek. Dayaktan geçirmek."
  10. [-i] Herhangi bir durumu yaşamış olmak
    • "Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi." (Necati Cumalı)
  11. Etmek, yapmak
  12. [-i] Hastalık bulaştırmak
    • "Nezleyi bana geçirdin."
  13. [-le] Zaman harcamak
    • "Benim bu işlerle geçirecek vaktim yok."
  14. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak

GİRDİRME
...
ÇEVİRMEK

  1. [-i] Bir şeyin yönünü değiştirmek
    • "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    • "Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. Döndürerek hareket ettirmek
    • "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Yönetmek, idare etmek
    • "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor." (Haldun Taner)
  5. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek
    • "Arkadaşı bizi çevirip evine götürdü."
  6. Geri göndermek
    • "Kendisine yollanan parayı çevirmiş."
  7. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek
  8. Çevrilemek, tevil etmek
    • "Sözü işine geldiği gibi çevirdi."
  9. [-den] Çeviri yapmak
    • "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş." (Memduh Şevket Esendal)
  10. [-i] Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak
    • "Bağı duvarla çevirmek."
  11. [-i] Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek
    • "Evlerini otele çevirdiler."
  12. [-den] Bir durumdan başka duruma geçmek
  13. [nsz] Kâğıt oyunu oynamak
  14. [nsz] Hile, dolap, dalavere vb. dürüst olmayan davranışlar ortaya koymak
    • "Bendenize şikâyetlerin yapılmaması, iş çevirmek isteyenlerin muvaffak olamayacaklarını bilmeleri neticesidir." (Atatürk)
  15. [-i] Kötü bir duruma getirmek
    • "Adamı maskaraya çevirmek."

GİRMELİK

  1. [isim] Giriş ücreti

DEĞİRMEK

  1. [-e] Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak
  2. Değdirmek, dokundurmak

BİLDİRME

  1. [isim] Bildirmek işi, beyan

EĞDİRMEK

  1. [-i] Eğik duruma getirmek, getirtmek
    • "Eğdirme fesini yâr yâr kalkar da giderim." (Halk türküsü)

VERDİRME

  1. [isim] Verdirmek işi

BİÇTİRME

  1. [isim] Biçtirmek işi

SEÇTİRME

  1. [isim] Seçtirmek işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü