İçinde ir olan 8 harfli 381 kelime var. İçerisinde İR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ir olan kelimeler listesine ya da Sonu ir ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİRENGEN
-
-
[sıfat]
Direnen, inatçı, anut, muannit
-
[sıfat]
Direnen, inatçı, anut, muannit
- MUKTEDİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, erkli
-
[sıfat]
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, erkli
- PORFİRİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Andezit birleşiminde bir çeşit püskürük taş
-
[isim]
Andezit birleşiminde bir çeşit püskürük taş
- SEKTİRİŞ
- ...
- YİRMİŞER
-
-
[sıfat]
Yirmi sayısının üleştirme sıfatı, her birine yirmi, her kezinde yirmisi bir arada olan
-
[sıfat]
Yirmi sayısının üleştirme sıfatı, her birine yirmi, her kezinde yirmisi bir arada olan
- BİTİRTME
- ...
- KAFİRLİK
- ...
- KİRPİKSİ
-
-
[sıfat]
Kirpiği andıran, kirpiğe benzeyen, kirpik gibi
-
[sıfat]
Kirpiği andıran, kirpiğe benzeyen, kirpik gibi
- TAKDİRDE
- ...
- TEZVİRAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yalan dolan şeyler, kovculuklar
-
[isim]
Yalan dolan şeyler, kovculuklar
- TİRAMOLA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Geminin rüzgâr üstüne veya altına dönmesi için yelkenlerin bazısını gevşetme, bazısını germe işlemi
-
Makaraları birbirine kavuşan bir palangayı açıp uzatma işi
-
[isim]
Geminin rüzgâr üstüne veya altına dönmesi için yelkenlerin bazısını gevşetme, bazısını germe işlemi
- BİLDİRİŞ
-
-
[isim]
Bildirme işi veya biçimi
-
[isim]
Bildirme işi veya biçimi
- BİTİRMİŞ
-
-
[sıfat]
Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse)
-
Bilgili, açıkgöz
-
[sıfat]
Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse)
- GETİRMEK
-
-
Gelmesini sağlamak
- "Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-de]
Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak
-
[-i]
Erişmek veya eriştiğini sanmak
- "Baharı getirdik."
-
[nsz]
İleri sürmek
- "Örnek getirmek."
-
[nsz]
Sebep olmak, ortaya çıkarmak
- "Bu rüzgâr kar getirir."
-
[-i]
İletmek, bildirmek
- "Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[nsz]
Sağlamak
- "Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse." (Ömer Seyfettin)
-
Bir makama atamak veya seçmek
-
[yardımcı fiil]
Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar
- "Ateh getirmek. Nedamet getirmek."
-
Gelmesini sağlamak
- TESİRSİZ
-
-
[sıfat]
Etkisiz
-
[sıfat]
Etkisiz
- TİRENDAZ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Ok atan
-
Becerikli, elinden iş gelir
- "Tirendaz bir ev hanımı."
-
Temiz ve zarif giyinmiş
-
[sıfat]
Ok atan
- BİLDİRGE
-
-
[isim]
Beyanname
-
[isim]
Beyanname
- VİRAJSIZ
-
-
[sıfat]
Virajı olmayan, düz
-
[sıfat]
Virajı olmayan, düz
- İFTİRACI
-
-
[sıfat]
Kara çalan, iftira eden (kimse), müfteri
- "Kopya yapmakta olanları öğretmene hissettiren, iftiracı, ustaca çamur atan ... bir oğlandı." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Kara çalan, iftira eden (kimse), müfteri
- BELİRTME
-
-
[isim]
Belirli kılma, görüş bildirme, tasrih
- "Gördüğüm aksaklıklar varsa belirtmemi istediler." (Haldun Taner)
-
[isim]
Belirli kılma, görüş bildirme, tasrih