İçinde ir olan 6 harfli 173 kelime var. İçerisinde İR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ir olan kelimeler listesine ya da Sonu ir ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VETİRE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Süreç
-
[isim]
Süreç
- TİRHOS
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Taze sardalya balığı
-
[isim]
Taze sardalya balığı
- BİRLİK
-
-
[isim]
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet
- "Tanrı'nın birliğine inanır."
- "Bu ayıbı işleyenlerle birlik olmayı bir türlü kibrime yediremiyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bir arada olma durumu, vahdet
- "Türk milletinin birliği."
-
Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet
- "Dil birliği. Ülkü birliği."
-
Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek
- "Mühendisler birliği. Öğretmenler birliği."
-
[sıfat]
Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen
- "Birlik cezve."
-
Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk
- "Birliğine dönerken karısını kendi anasının babasının yanına bıraktı." (Necati Cumalı)
-
Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması
-
Bölünmezliği içeren yalın bütün
-
En büyük değerdeki nota, dört dörtlük
-
[isim]
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet
- BİRSAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sanrı
-
[isim]
Sanrı
- DİRLİK
-
-
[isim]
Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim
-
Huzur, erinç
- "Madem birsin, birlik olsun / Dilde, dinde, milliyette / Murat et de dirlik olsun / Baştan başa cemiyette." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Osmanlı İmparatorluğu'nda bir hizmete karşılık olmak üzere bir kimseye devletçe verilen aylık veya bir yere bağlı gelir
- "Zaten onun için, hazinelerin, varlıkların, dirliklerin ne değeri vardır." (Samiha Ayverdi)
-
[isim]
Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim
- ZİRAAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tarım
-
[isim]
Tarım
- TASTİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazı yazma, satır dizme
-
[isim]
Yazı yazma, satır dizme
- DİRİCE
-
-
[sıfat]
Biraz diri
-
[sıfat]
Biraz diri
- KUMPİR
-
Kelime Kökeni : Bulgarca
-
[isim]
Özel fırında pişirilen patatesin içine peynir, mısır, bezelye vb. malzeme konularak yapılan yiyecek
-
Patates
-
[isim]
Özel fırında pişirilen patatesin içine peynir, mısır, bezelye vb. malzeme konularak yapılan yiyecek
- TAKRİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yerleştirme, yerleştirilme
-
Anlatma, anlatış, ders verme
- "Dersi kitaptan mı takip ediyorlar yoksa takrirden mi?" (Haldun Taner)
-
Önerge
-
Tapu dairesinde taşınmaz malını başkasına sattığını veya ipotek ettiğini söyleme
-
[isim]
Yerleştirme, yerleştirilme
- ESATİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji
- "Kafamı rüya ve esatirden temizlemek, istiklallerin en güç elde edileni olan fikir istiklaline erişmek için değil mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji
- TEMHİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mühürleme
-
[isim]
Mühürleme
- TANZİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Benzetme
-
Divan edebiyatında bir şiiri örnek alarak ona benzer bir örnek kaleme alma
-
[isim]
Benzetme
- BİRİSİ
-
-
[zamir]
Herhangi bir kimse
- "Birisi sezecek olsa kim bilir ne dedikodular çıkarılırdı." (Erhan Bener)
-
[zamir]
Herhangi bir kimse
- SİROKO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgâr
-
[isim]
Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgâr
- PEYNİR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Maya ile katılaştırılarak sütten yapılan ve birçok türü olan besin
- "Kuru ekmekle bayat peyniri lezzetle yiyen / Çeşmeden her su içerken şükür Allaha diyen." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Maya ile katılaştırılarak sütten yapılan ve birçok türü olan besin
- MİRKET
- ...
- KEVGİR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Uzun saplı, yayvan, derin kaplardan yiyecekleri süzerek almaya yarayan delikli kepçe
-
Haşlanmış yiyeceklerin sıvılarını veya bazı sıvıları süzmek için kullanılan, delikli, genellikle yuvarlak biçimli mutfak kabı, süzgeç
-
[isim]
Uzun saplı, yayvan, derin kaplardan yiyecekleri süzerek almaya yarayan delikli kepçe
- DİRSEK
-
-
[isim]
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı
- "Bugünlerde size dirsek çevirmişler, sebebini biliyor musunuz?" (Emine Işınsu)
- "Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti." (Samiha Ayverdi)
-
Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm
- "Dirseği yırtık neftî bir örme ceket giymiş." (Peyami Safa)
-
Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası
- "Bu iki boruyu bir dirsekle birbirine bağlamalı."
-
Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas
- "Elini oturduğu koltuğun dirsek yerine vurunca ben kalktım." (Burhan Felek)
-
[isim]
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı
- HAZİRE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Etrafı çitle çevrili ve girilmesi yasak yer
-
Cami, türbe, tekke vb. yerlerde çevresi parmaklıklarla çevrili mezar yeri
-
[isim]
Etrafı çitle çevrili ve girilmesi yasak yer