İçinde ir olan 5 harfli 168 kelime var. İçerisinde İR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ir olan kelimeler listesine ya da sonu ir ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AMPİR

Kelime Kökeni: Fransızca empire

  1. [isim] XIX. yüzyıl başlarında Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup
    • "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı." (Selçuk Erez)
HARİR

Kelime Kökeni: Arapça ḥarīr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ipek
ZİFİR

Kelime Kökeni: Arapça zefīr

  1. [isim] Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir
    • "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı." (Refik Halit Karay)
  2. Dumanın oluşturduğu is
    • "Soba, yanlış kurulduğu için tütmeye başlamıştı ve borulardan eşyanın üstüne zifir akıyordu." (Oğuz Atay)
DEMİR

  1. [isim, kimya] Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
  2. [sıfat] Bu elementten yapılmış
    • "Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular." (Peyami Safa)
  3. Bu elementten yapılmış parça
    • "Koca Kastamonu şehrindeki kapı pencere demirleri söküldü, biliyorsun." (Samim Kocagöz)
  4. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça
  5. [sıfat, mecaz] Güçlü, kuvvetli, sert
    • "O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu." (Sait Faik Abasıyanık)
  6. [denizcilik] Bakınız çıpa
    • "Geçen gün dibi görünen denizlerin birinde kocaman bir çıpa bulduk. Güngörmüş bir sandal demiri." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
TİRİZ

  1. [isim] Giysilerin yırtmacına ve eteğine eklenen ensiz kumaş parçası
  2. Ensiz tahta
  3. [denizcilik] Çarpma ve sürtüşmelerden korunmak için güvertesiz teknelerin, direklerin ve dubaların dış kenarlarına takılan, tahtadan veya halat örgüsüyle yapılmış çıkıntı
TİRAT

Kelime Kökeni: Fransızca tirade

  1. [isim, tiyatro] Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça
  2. Yazı veya konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi
    • "Nina romantik bir tiradı andıran anlatışı kesti." (Refik Halit Karay)
  3. Uzun ve tumturaklı konuşma
    • "Hayatın insafsızlığı ile başlayan bir yakınma tiradı, sizin beceriksizliğinize dayanır." (Haldun Taner)
KAHİR

Kelime Kökeni: Arapça ḳāhir

  1. [sıfat, eskimiş] Kahreden, zorlayan
  2. Baskın gelen, ezen, ezici
İRFAN

Kelime Kökeni: Arapça ʿirfān

  1. [isim] Bilme, anlama, sezme
    • "Zira onun irfan seviyesi hakkında malumatım pek azdır." (Refik Halit Karay)
  2. Gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş
  3. [mecaz] Bakınız kültür
    • "En büyük emelim, maarif vekili olarak yurdumun irfanını yükseltmektir." (Atatürk)
KİRVE

  1. [isim, ağızlardan] Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse
TİRAJ

Kelime Kökeni: Fransızca tirage

  1. [isim] Bakınız baskı sayısı
İRİTE

Kelime Kökeni: Fransızca irrité

  1. [isim] "Sinirlendirmek, rahatsız etmek" ve tıp alanında "tahriş etmek, kaşındırmak" anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
TİRAN

Kelime Kökeni: Fransızca tyran

  1. [isim, tarih] Eski Yunan'da siyasal gücü zorla ele geçiren, onu kötüye kullanan kimse
  2. [sıfat, mecaz] Bakınız despot (I)
TİRİL

  1. "Tiril tiril" ikilemesinde kullanılır: titrer gibi dalgalanan, ince (kumaş, elbise)
KİRPİ

  1. [isim, hayvan bilimi] Kirpigillerden, uzunluğu 25-30 santimetre olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan (Erinaceus europaeus)
  2. [askerlik] Mayına karşı dayanıklı, personel taşıyan zırhlı araç
VİRÜS

Kelime Kökeni: Fransızca virus

  1. [isim, tıp] Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit
    • "Benliğinin bir tarafına sokulup ölü yaşayan bir virüs Seher’in aşkı gibi müsait bir zemin bulunca canlanmış." (Refik Halit Karay)
  2. [bilişim] Değişik şekillerde bilgisayarlara yüklenen, programların bozulmasına, veri kaybına veya bilgisayarın olağan dışı çalışmasına neden olan program
TİRSİ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Hamsigillerden, yumurtalarını tatlı sulara bırakan bir tür balık (Alosa alosa)
KİREÇ

Kelime Kökeni: Farsça gireç

  1. [isim] Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit (CaO)
    • "Duvarlar kireç badanalı idi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kalsiyum hidroksit Ca(OH)
SEYİR

Kelime Kökeni: Arapça seyr

  1. [isim] Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş
    • "Yaşayacak fazla zamanları olmayan bazı dâhiler, olgunluklarını hayatın normal seyrinden çok evvel tamamlamış oluyorlar." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi
  3. [denizcilik] Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi
  4. Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma
  5. Eğlenmek için bakma, hoşlanarak bakma; temaşa
    • "Tevfik, orta oyununa çıkınca seyrine en sık gidenlerden birisi Selim Paşa'nın karısı oldu." (Halide Edip Adıvar)
  6. Bakıp eğlenecek şey, eğlendirici durum
    • "Bundan âlâ seyri nerede bulacak garipler?" (Tarık Buğra)
KİRLİ

  1. [sıfat] Leke, toz vb. ile kaplı; bulaşık, pis, murdar, mülevves
  2. [mecaz] Toplumun değer yargılarına aykırı olan
    • "Bu isim bana bir zamanlar İstanbul'un en kirli âlemlerinde yuvalanmış bir simayı hatırlattı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
BİRCİ

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız tekçi
    • "Özellikle ruhu özdeğe ya da özdeği ruha indirgeyerek ruhla özdeği bir sayan öğretiler bircidirler." (Orhan Hançerlioğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü