İçinde ir olan 4 harfli 37 kelime var. İçerisinde İR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ir olan kelimeler listesine ya da sonu ir ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZİRA
-
Kelime Kökeni: Farsça zīrā
-
[bağlaç]
Bakınız çünkü
- "Yeter ki şu ikramiyeli çikolatalardan vazgeçiniz. Zira görüyorum ki merakınız günden güne artıyor."
-
[bağlaç]
Bakınız çünkü
- SAİR
-
Kelime Kökeni: Arapça sāʾir
-
[sıfat]
Başka, öteki, diğer
- "Onun sair işlerini bir dereceye kadar engelledi ise de ne zararı var!"
-
[sıfat]
Başka, öteki, diğer
- İRCA
-
Kelime Kökeni: Arapça ircāʿ
- İRİN
-
-
[isim]
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı; cerahat, ufunet
-
[isim]
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı; cerahat, ufunet
- İRİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca iris
-
[isim, anatomi]
Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü
-
[isim, anatomi]
Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü
- AŞİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaşr
-
[isim, din bilimi]
Bir dinî tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur'an ayetleri
-
[isim, din bilimi]
Bir dinî tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur'an ayetleri
- TİRE
-
-
[isim]
Dikişte kullanılan pamuk ipliği
- "Parmak uçlarında ince ince delik çorapları renkli tire ile iliştiriyordu."
-
[sıfat]
Pamuk ipliğinden yapılmış
-
[isim]
Dikişte kullanılan pamuk ipliği
- İRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça īrād
- AHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça āḫir
- İRAP
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿrāb
-
[isim, eskimiş]
"Hiçbir değeri ve önemi yok" anlamındaki irapta mahalli yok ve iraptan mahalsiz deyimlerinde geçen bir söz
- "Bulgurlu, buranın az öteciğine sığınmış, iraptan mahalsiz bir mahalle."
-
[isim, eskimiş]
"Hiçbir değeri ve önemi yok" anlamındaki irapta mahalli yok ve iraptan mahalsiz deyimlerinde geçen bir söz
- İRAN
-
-
[isim]
Güneybatı Asya'da bir ülke; başkenti Tahran
-
[isim]
Güneybatı Asya'da bir ülke; başkenti Tahran
- ŞAİR
-
Kelime Kökeni: Arapça şāʿir
-
[isim]
Şiir söyleyen veya yazan kimse; ozan
- "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir şairim."
-
[sıfat, mecaz]
Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu (kimse)
- "Şair ruhlu bir adam."
-
[isim]
Şiir söyleyen veya yazan kimse; ozan
- BİRİ
-
-
[zamir]
Bir tanesi
- "Kurşun vınlayarak gidip bahçedeki ağaçlardan birine saplanmıştı."
-
Bilinmeyen, tanınmayan bir kimse
- "İhtimal, hırsız Eşref'in hayranlarından biriydi."
-
Bilinen ancak adı söylenmeyen bir kimse
- "Sen ben uyurken biri var uyumaz."
-
[zamir]
Bir tanesi
- KİRA
-
Kelime Kökeni: Arapça kirāʾ
-
[isim]
Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi; icar
- "Eski kirayı yükseltiyorum, isterseniz gidin mahkemeye."
-
Bu biçimde tutulan bir şey için karşılık olarak ödenen para
- "Kira ile aldım, zaten bu yüzden de geciktim ya!"
-
Bu biçimde tutulan taşınmaz
- "O zamana kadar kira köşelerinde sürünmekten bir tat, bin feryat, türlü sıkıntılara giriftar olmuşken..."
-
[isim]
Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi; icar
- DİRİ
-
- ECİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ecr
- VİRE
-
-
[isim, tarih]
Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi; vere
- "Şimdi vireyi reddedip teslim olmazsanız üç gün sonra susuzluktan öleceksiniz."
-
[isim, tarih]
Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi; vere
- EMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça emr
-
[isim]
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz; buyruk, buyuru, ferman, irade
-
[mecaz]
Bakınız istek
- "İkide birde dönüp benden bir emrim olup olmadığını soruyordu."
-
[bitki bilimi]
Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm
-
[isim]
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz; buyruk, buyuru, ferman, irade
- VİRA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca vira
-
[zarf]
Bakınız aralıksız
- "Vira söylüyor."
-
[ünlem, denizcilik]
Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut
-
[zarf]
Bakınız aralıksız
- ŞİRE
-
Kelime Kökeni: Farsça şįre