İçinde ir olan 3 harfli 9 kelime var. İçerisinde İR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ir olan kelimeler listesine ya da sonu ir ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZİR
-
Kelime Kökeni: Farsça
- PİR
-
Kelime Kökeni: Farsça pīr
-
[isim]
Yaşlı, koca, ihtiyar kimse
- "Ak sakallı pir, bunları söyleyerek sırra kadem basmış."
-
Bir tarikat veya sanatın kurucusu
- "Büyük Itri'ye eskiler derler / Bizim öz musikimizin piri"
-
[zarf]
Adamakıllı, iyice
- "Ancak, sarhoşluk zamanlarında bazen dili bir açılırmış ama pir açılırmış..."
-
[mecaz]
Herhangi bir konuda, bir meslekte deneyim kazanmış, eskimiş kimse; guru
-
[isim]
Yaşlı, koca, ihtiyar kimse
- MİR
-
Kelime Kökeni: Farsça mīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız komutan
-
Bey, emîr. mirim “beyim, aziz dostum, arkadaşım” anlamlarında bir seslenme sözü
- "Hızır Bey, mirim, çoktan beri göründüğünüz yoktu."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız komutan
- İRS
-
Kelime Kökeni: Arapça irs̱
-
[isim, eskimiş, biyoloji]
Bakınız kalıtım
-
[isim, eskimiş, biyoloji]
Bakınız kalıtım
- BİR
-
-
[isim]
Sayıların ilki; yek
-
Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı
-
[sıfat]
Bu sayı kadar olan
- "Bir kalem."
-
[zarf]
Bakınız beraber
- "Hep biriz, ayrılmayız."
-
[sıfat]
Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı)
- "Aydınlık bir odada, iki duvarın kesiştiği köşede zayıf, yaşlı bir adam yatıyordu."
-
[sıfat]
Eşi bulunmayan
- "Allah tektir ve birdir, amenna!"
-
[sıfat]
Değer, önem ve nitelik bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer
- "Bu kalemlerin ikisi birdir, hangisini isterseniz alınız."
-
[sıfat]
Ortaklaşa olan
- "Bizim kesemiz birdir."
-
[zarf]
Bir kez
- "Şunu bileniniz varsa bir anlatın, dedi."
-
[zarf]
Bakınız yalnızca
- "İsterseniz ondan sonra bizi öldürün, yapmadığınız bir bu kaldı, onu da yapın!"
-
Sıfat, isim veya zarf olan bir kelimenin başına geldiğinde kelimenin anlamını güçlendirir
- "Hele de sohbeti bir tatlı, bir tatlı... Nasıl anlatsam..."
- "Abdülsabir Nuh Efendi’nin küçük kızı Zarife eve öyle bir giriş girdi ki akşam namazını kılan annesi Adalet Hanım kızın çığlıklarından şaşırıp namazı bozdu."
- "Feyyaz bir sabah yataklı Ankara ekspresiyle öyle bir geldi ki… Gayet şık giyinmiş."
-
[isim]
Sayıların ilki; yek
- KİR
-
-
[isim]
Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik; kir pas, pasak
- "Yanaklarında yer yer kirle karışmış gözyaşı var."
-
[mecaz]
Utanılacak durum
-
[isim]
Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik; kir pas, pasak
- İRİ
-
-
[sıfat]
Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan; müşekkel, ince karşıtı
- "Erdal, nişan halkasına benzediğini fakat taşlarının iri olduğunu söyledi."
-
Bakınız yapılı
-
[sıfat]
Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan; müşekkel, ince karşıtı
- ÇİR
-
-
[isim, ağızlardan]
Kayısı, erik, zerdali vb. meyvelerin kurusu
- "Neler getirmiş neler... Herkese bir şeyler... avuç avuç leblebi, şekerleme, kuş üzümü, pestil, çir, ceviz..."
-
[isim, ağızlardan]
Kayısı, erik, zerdali vb. meyvelerin kurusu
- LİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca lyre
-
[isim, müzik]
Kaynağı mitolojik çağlara dayanan kirişli bir çalgı
-
[isim, müzik]
Kaynağı mitolojik çağlara dayanan kirişli bir çalgı