İçinde ip olan 9 harfli 45 kelime var. İçerisinde İP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ip olan kelimeler listesine ya da sonu ip ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İp Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İP, Pİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TİPLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Tip özelliği kazanmak
-
Roman, oyun vb.de temsilcilik görevini üstlenmek
-
[nesnesiz]
Tip özelliği kazanmak
- TİPOCULUK
-
-
[isim]
Tipocunun yaptığı iş
-
[isim]
Tipocunun yaptığı iş
- HİPOTETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca hypothétique
-
[sıfat]
Bakınız varsayımsal
- "Ancak söz konusu İslam ise, soruların hipotetik olmayan yanlarını bulmak da mümkündür."
-
[sıfat]
Bakınız varsayımsal
- KRİPTOLOG
-
Kelime Kökeni: Fransızca cryptologue
-
[isim]
Kriptoloji uzmanı
-
[isim]
Kriptoloji uzmanı
- TERTİPSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız düzensiz
-
Savruk, dağınık, intizamsız (kimse)
-
[zarf]
Düzensiz bir biçimde
-
[sıfat]
Bakınız düzensiz
- HİPOPOTAM
-
Kelime Kökeni: Fransızca hippopotame
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız su aygırı
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız su aygırı
- SİPAHİLİK
-
-
[isim]
Sipahi olma durumu
-
Sipahinin görevi
-
[isim]
Sipahi olma durumu
- HİPNOTİZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca hypnotisé
-
[sıfat]
Hipnotizma yoluyla uyutulmuş, etki altında kalmış
- "Havuzla benim aramda bir yere sabit gözlerle baktı, hipnotize bir hâlde söylendi."
-
[sıfat]
Hipnotizma yoluyla uyutulmuş, etki altında kalmış
- ANTİPATİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca antipathique
-
[sıfat]
Bakınız sevimsiz
-
[sıfat]
Bakınız sevimsiz
- TRİPORTÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca triporteur
-
[isim]
Eşya taşımak için bir kasası bulunan, çoğu kez motorlu, üç tekerlekli küçük taşıt; üçteker
-
[isim]
Eşya taşımak için bir kasası bulunan, çoğu kez motorlu, üç tekerlekli küçük taşıt; üçteker
- TİPİLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Kar tipiye çevirmek
-
[nesnesiz]
Kar tipiye çevirmek
- İPİPULLAH
-
Kelime Kökeni: Türkçe ip + i + Arapça billāh
-
[isim]
“Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış kimse” ve “hiç kimsesi kalmamış kimse” anlamlarındaki ipipullah sivri külah deyiminde geçen bir söz
- "Savaş yüzü bile görmemişlere madalyalar, şanlar, şöhretler, makamlar, hanlar hamamlar, çiftlikler, saraylar ihsan buyuruldu efendim; bendeniz iki yara almış, beş yıl cepheden cepheye sürülmüş kişi, işte böyle ipipullah sivri külah kaldım."
-
[isim]
“Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış kimse” ve “hiç kimsesi kalmamış kimse” anlamlarındaki ipipullah sivri külah deyiminde geçen bir söz
- TAHRİPKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥrīb + Farsça -kār
-
[sıfat, eskimiş]
Yıkıcı, yıkan, zarar veren, tahrip eden
- "Antep binaları, her ne kadar taştan yapılmış ise de zaman zaman tahripkâr yangınlara maruz kalmaktan kurtulamamıştır."
-
[sıfat, eskimiş]
Yıkıcı, yıkan, zarar veren, tahrip eden
- DİPLOMASİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca diplomatie
-
[isim]
Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü
-
Yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı; diplomatlık
-
Bu işte çalışan kimsenin görevi, mesleği; diplomatlık
- "Benim için diplomasinin birbirinden tuhaf birçok icaplarına uymak belki mümkün olmuştur."
-
Bu görevlilerin oluşturduğu topluluk
-
[mecaz]
Güç bir görüşme sırasında gösterilen ustalık ve beceriklilik
-
[isim]
Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü
- OKALİPTÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca eucalyptus
-
[isim, bitki bilimi]
Mersingillerden, asıl yurdu Avustralya olan, boyu 100 metreyi aşabilen, toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen, sert ve reçineli odunu bina yapımında ve yakacak olarak kullanılan, beyaz, sarı veya kırmızı çiçekli, her zaman yeşil bir ağaç; sıtma ağacı (Eucalyptus globulus)
-
[isim, bitki bilimi]
Mersingillerden, asıl yurdu Avustralya olan, boyu 100 metreyi aşabilen, toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen, sert ve reçineli odunu bina yapımında ve yakacak olarak kullanılan, beyaz, sarı veya kırmızı çiçekli, her zaman yeşil bir ağaç; sıtma ağacı (Eucalyptus globulus)
- ACAYİPLİK
-
-
[isim]
Acayip olma durumu; yabansılık, gariplik, tuhaflık
- "Burada bir acayiplik hissediyorum."
-
[isim]
Acayip olma durumu; yabansılık, gariplik, tuhaflık
- İPİLDEMEK
-
-
[nesnesiz]
Parlak bir ışıkla yanmak, bir sönüp bir parlamak
-
[nesnesiz]
Parlak bir ışıkla yanmak, bir sönüp bir parlamak
- FİLİPİNLİ
-
-
[isim]
Filipinler’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Filipinler’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- EHLİSALİP
-
Kelime Kökeni: Arapça ehl + ṣalīb
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Haçlı
- "Avrupalı ehlisalibiyle, şusuyla busuyla, topu ve tüfeğiyle beceremediğini, nihayet kendi üstünlüğüne inanmış iç maymunları yetiştirerek, bizde bir sevdalı zümresi kurarak beceriverdi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Haçlı
- HİPOTENÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca hypoténuse
-
[isim, matematik]
Bir dik üçgende, dik açının karşısında bulunan kenar
- "Gelgelelim, Mümtaz hoca açısını elden geldiğince geniş tutmaya çalışırken hipotenüsün ölçüsünü kaçırmış ve kaş yapayım derken göz çıkarmıştır."
-
[isim, matematik]
Bir dik üçgende, dik açının karşısında bulunan kenar