İçinde ip olan 9 harfli 45 kelime var. İçerisinde İP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ip olan kelimeler listesine ya da sonu ip ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İp Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

P İ

2 Harfli Kelimeler

İP, Pİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TİPLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Tip özelliği kazanmak
  2. Roman, oyun vb.de temsilcilik görevini üstlenmek
TİPOCULUK

  1. [isim] Tipocunun yaptığı iş
HİPOTETİK

Kelime Kökeni: Fransızca hypothétique

  1. [sıfat] Bakınız varsayımsal
    • "Ancak söz konusu İslam ise, soruların hipotetik olmayan yanlarını bulmak da mümkündür." (Bahaettin Sağlam)
KRİPTOLOG

Kelime Kökeni: Fransızca cryptologue

  1. [isim] Kriptoloji uzmanı
TERTİPSİZ

  1. [sıfat] Bakınız düzensiz
  2. Savruk, dağınık, intizamsız (kimse)
  3. [zarf] Düzensiz bir biçimde
HİPOPOTAM

Kelime Kökeni: Fransızca hippopotame

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız su aygırı
SİPAHİLİK

  1. [isim] Sipahi olma durumu
  2. Sipahinin görevi
HİPNOTİZE

Kelime Kökeni: Fransızca hypnotisé

  1. [sıfat] Hipnotizma yoluyla uyutulmuş, etki altında kalmış
    • "Havuzla benim aramda bir yere sabit gözlerle baktı, hipnotize bir hâlde söylendi." (Sait Faik Abasıyanık)
ANTİPATİK

Kelime Kökeni: Fransızca antipathique

  1. [sıfat] Bakınız sevimsiz
TRİPORTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca triporteur

  1. [isim] Eşya taşımak için bir kasası bulunan, çoğu kez motorlu, üç tekerlekli küçük taşıt; üçteker
TİPİLEMEK

  1. [nesnesiz] Kar tipiye çevirmek
İPİPULLAH

Kelime Kökeni: Türkçe ip + i + Arapça billāh

  1. [isim] “Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış kimse” ve “hiç kimsesi kalmamış kimse” anlamlarındaki ipipullah sivri külah deyiminde geçen bir söz
    • "Savaş yüzü bile görmemişlere madalyalar, şanlar, şöhretler, makamlar, hanlar hamamlar, çiftlikler, saraylar ihsan buyuruldu efendim; bendeniz iki yara almış, beş yıl cepheden cepheye sürülmüş kişi, işte böyle ipipullah sivri külah kaldım." (Yaşar Kemal)
TAHRİPKAR

Kelime Kökeni: Arapça taḥrīb + Farsça -kār

  1. [sıfat, eskimiş] Yıkıcı, yıkan, zarar veren, tahrip eden
    • "Antep binaları, her ne kadar taştan yapılmış ise de zaman zaman tahripkâr yangınlara maruz kalmaktan kurtulamamıştır." (Nusret Çam)
DİPLOMASİ

Kelime Kökeni: Fransızca diplomatie

  1. [isim] Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü
  2. Yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı; diplomatlık
  3. Bu işte çalışan kimsenin görevi, mesleği; diplomatlık
    • "Benim için diplomasinin birbirinden tuhaf birçok icaplarına uymak belki mümkün olmuştur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Bu görevlilerin oluşturduğu topluluk
  5. [mecaz] Güç bir görüşme sırasında gösterilen ustalık ve beceriklilik
OKALİPTÜS

Kelime Kökeni: Fransızca eucalyptus

  1. [isim, bitki bilimi] Mersingillerden, asıl yurdu Avustralya olan, boyu 100 metreyi aşabilen, toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen, sert ve reçineli odunu bina yapımında ve yakacak olarak kullanılan, beyaz, sarı veya kırmızı çiçekli, her zaman yeşil bir ağaç; sıtma ağacı (Eucalyptus globulus)
ACAYİPLİK

  1. [isim] Acayip olma durumu; yabansılık, gariplik, tuhaflık
    • "Burada bir acayiplik hissediyorum." (Refik Halit Karay)
İPİLDEMEK

  1. [nesnesiz] Parlak bir ışıkla yanmak, bir sönüp bir parlamak
FİLİPİNLİ

  1. [isim] Filipinler’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
EHLİSALİP

Kelime Kökeni: Arapça ehl + ṣalīb

  1. [isim, eskimiş] Bakınız Haçlı
    • "Avrupalı ehlisalibiyle, şusuyla busuyla, topu ve tüfeğiyle beceremediğini, nihayet kendi üstünlüğüne inanmış iç maymunları yetiştirerek, bizde bir sevdalı zümresi kurarak beceriverdi." (Necip Fazıl Kısakürek)
HİPOTENÜS

Kelime Kökeni: Fransızca hypoténuse

  1. [isim, matematik] Bir dik üçgende, dik açının karşısında bulunan kenar
    • "Gelgelelim, Mümtaz hoca açısını elden geldiğince geniş tutmaya çalışırken hipotenüsün ölçüsünü kaçırmış ve kaş yapayım derken göz çıkarmıştır." (Ali Sirmen)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü