İçinde ip olan 6 harfli 43 kelime var. İçerisinde İP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ip olan kelimeler listesine ya da Sonu ip ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
P İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İP, Pİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KRİPTO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Siyasi inancını gizleyen kimse
-
Saklı yazı
-
[isim]
Siyasi inancını gizleyen kimse
- TERKİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birleşim, birleştirme, bir araya getirme
-
Tamlama
- "Farsça manasız terkipler yapılıyor."
-
Bileşim
-
[isim]
Birleşim, birleştirme, bir araya getirme
- ÇİPURA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Karagöz balığına benzer, eti beyaz bir Akdeniz balığı (Aurata aurata)
- "Yarın İzmir'deyiz! Gelsin buz gibi arslan sütü, meze de çipura, dedi." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Karagöz balığına benzer, eti beyaz bir Akdeniz balığı (Aurata aurata)
- İPTİDA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Başlangıç
-
Bir işe başlama
-
[zarf]
(i'ptida:) Önceleri, en önce, ilk önce
- "İnanmayarak başladığımız sözlere iptida kendimiz inanırız ve o hisleri içimizde duyarız." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Başlangıç
- MAĞRİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Batı
- "Mağripten maşrıka dünyanın ucu / Sarrafı bilir altını, tuncu." (Pir Sultan Abdal)
-
[isim]
Batı
- SİPAHİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Osmanlılarda tımar sahibi bir sınıf atlı asker
- "Bazı sipahi ağası gibi mağrurdu, kimi cengâver tavırlı ve sakindi." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Osmanlılarda tımar sahibi bir sınıf atlı asker
- TASVİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir düşünce veya davranışın doğru olduğunu belirtme, onama, uygun bulma
- "... uykusuz geceler geçiyor, yaptığı planı Alman askerî komisyonu derhâl tasvip ediyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Bir düşünce veya davranışın doğru olduğunu belirtme, onama, uygun bulma
- İPİLTİ
-
-
[isim]
Hafif esinti
-
[isim]
Hafif esinti
- İPEKSİ
- ...
- İPSALA
- ...
- KİPLİK
-
-
[isim]
Önermelerin yalın, belkili veya mecburi olma nitelikleri
- "Ruhun ölümsüz olması ihtimali vardır önermesinin kipliği belkilidir."
-
[isim]
Önermelerin yalın, belkili veya mecburi olma nitelikleri
- TAHRİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yıkma, kırıp dökme, harap etme, bozma
- "Ormanları beyhude yere kesilmekten, tahripten kurtaracağım." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Grev hakkı ve lokavt ... millî serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz." (Anayasa)
-
[isim]
Yıkma, kırıp dökme, harap etme, bozma
- TİPİLİ
-
-
[sıfat]
Kar fırtınalı
- "İstanbul'un tipili bir gününde öğle yemeğine çıkmış." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Kar fırtınalı
- İPTİLA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düşkünlük, tiryakilik
- "Süse ve mücevhere iptilasını anlatmak için yapılan mübalağalara inanmak lazım." (Peyami Safa)
-
[isim]
Düşkünlük, tiryakilik
- TİPOCU
-
-
[isim]
Basımevlerinde tipo baskısıyla uğraşan kimse
-
[isim]
Basımevlerinde tipo baskısıyla uğraşan kimse
- GARAİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Görülmemiş, şaşılacak şeyler, işitilmemiş olaylar
-
[isim]
Görülmemiş, şaşılacak şeyler, işitilmemiş olaylar
- TEZHİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazma kitaplarda, sayfaların yaldız ve boya ile bezenmesi, yaldızlama
-
Süsleme, bezeme
-
[isim]
Yazma kitaplarda, sayfaların yaldız ve boya ile bezenmesi, yaldızlama
- HİPNOZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sözle, bakışla telkinle sağlanan bir çeşit uyku durumu
-
[isim]
Sözle, bakışla telkinle sağlanan bir çeşit uyku durumu
- ACAYİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı
- "Dişlerinin arasından ıslık gibi acayip sesler çıkarmaya başladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Dünya değişti, insanlar bir acayip oldular."
-
[ünlem]
Şaşma anlatan bir söz
- "Öyle dedi ha?"
- "Acayip!"
-
[sıfat]
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı
- TRİPOT
- ...