İçinde ip olan 5 harfli 48 kelime var. İçerisinde İP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ip olan kelimeler listesine ya da sonu ip ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İp Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

P İ

2 Harfli Kelimeler

İP, Pİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

POLİP

Kelime Kökeni: Fransızca polype

  1. [isim, hayvan bilimi] Sölenterlerden, toplu veya tek başına yaşayabilen yumuşak vücutlu hayvan
  2. [tıp] Yüzeyden dışa doğru uzanan kitle oluşumlarının ortak klinik adı
  3. [tıp] Mukoza ile kaplı boşluklar içinde gelişen, yumuşak, telsi, genellikle saplı bir armut biçiminde ur
GALİP

Kelime Kökeni: Arapça ġālib

  1. [sıfat] Bir yarışma, karşılaşma, çatışma vb. sonunda yenen, üstün gelen, başarı kazanan
    • "Bunlar galipler tarafından haksızca esir edilmiş vatandaşlardı." (Aka Gündüz)
TAKİP

Kelime Kökeni: Arapça taʿḳīb

  1. [isim] Yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme; izleme
    • "Hazım Aslan'ı, bir polis hafiyesi gibi günlerce takipten sonra bulmaya muvaffak oldum." (Halide Edip Adıvar)
  2. Ardınca gitme veya gelme
    • "Çocuk, babasının kendisini takibinden memnun olmadı."
  3. [hukuk] Bakınız kovuşturma
    • "Savcılık, basın suçlarının takibinden sorumludur."
  4. [mecaz] İzinden gitme; izleme
    • "Atatürk'ün düşüncelerini takip, gençliğin başlıca amacıdır."
  5. [askerlik] Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılan hareket
LİPOM

Kelime Kökeni: Fransızca lipome

  1. [isim, tıp] Bakınız yağ uru
SALİP

Kelime Kökeni: Arapça ṣalīb

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız haç
PİPET

Kelime Kökeni: Fransızca pipette

  1. [isim, kimya] Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru
  2. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru; kamış
İPUCU

  1. [isim] İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek belirti
    • "Elimizde tek ipucu elbisesini diken terzi." (Attilâ İlhan)
  2. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti; iz
CAZİP

Kelime Kökeni: Arapça cāẕib

  1. [sıfat] Bakınız çekici
    • "Gizli bir musikinin vezniyle dalgalanan ipekli maddeler gibi cazip, yumuşak ve tatlı idi." (Peyami Safa)
HİZİP

Kelime Kökeni: Arapça ḥizb

  1. [isim] Bir toplum içinde inanç, düşünce vb. yönlerden ayrılıkçı davranarak toplumun büyük kısmıyla çatışma durumundaki küçük topluluk; klik
  2. Kur'an'ın her cüzünün beş sayfalık bölümü
  3. [toplum bilimi] Parti veya sendika gibi toplumsal örgütlerde örgütün izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye veya çalışma biçimine karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan örgüt içi grup; bölüngü, bölüntü, fraksiyon
ÇİPLİ

  1. [sıfat] Çipi olan, çip takılmış olan
    • "Nüfus kâğıtları çipli sisteme geçiyor." (Atilla Atalay)
SİPSİ

  1. [isim, ağızlardan] Ağaç dallarından yapılan düdük
  2. [denizcilik] Gemici düdüğü
  3. [müzik] Zurnanın dudaklara gelen kamış bölümü
TALİP

Kelime Kökeni: Arapça ṭālib

  1. [sıfat] İsteyen, talep eden, istekli olan kimse
    • "Yeniden dünyaya gelsem yeniden aynı hayatı yaşamaya talibim." (Zeynep Kozanoğlu)
  2. Genellikle evlenmek isteyen ve bu isteğini evleneceği kimseye bildiren erkek
    • "İlk talibim, kırk yaşında bir doktor, babam reddetti." (Peyami Safa)
NAKİP

Kelime Kökeni: Arapça naḳīb

  1. [isim, eskimiş] Bir kavmin, kabilenin başkanı veya onun vekili
  2. Bir tekkede en yaşlı derviş veya dede
    • "Kerim Çelebi cönkü kuşağına sokunca toplantıyı yönetecek nakip kalktı, arkasını Ahi Baba’ya dönmeden avlu kapısına kadar geriledi." (Kemal Tahir)
MUZİP

Kelime Kökeni: Arapça muʿẕib

  1. [sıfat] İnsanı, şaka yollu üzecek veya uğraştıracak davranışlarda bulunmayı huy edinmiş olan; takılgan
    • "Hiç de yaramaz ve muzip bir çocuk olamamakla beraber ona kötü oyunlar oynamaktan çekinmemişimdir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
LİPİT

Kelime Kökeni: Fransızca lipide

  1. [isim] Hayvan ve bitki dokularının eter, benzen, kloroform vb. yağ çözücülerinde eriyen bölümü
KATİP

Kelime Kökeni: Arapça kātib

  1. [isim] Bakınız sekreter
    • "Bir müddet sonra Talat Bey'in hususi kalemine kâtip oldum." (Falih Rıfkı Atay)
HATİP

Kelime Kökeni: Arapça ḫaṭīb

  1. [isim] Bakınız konuşmacı
    • "Bu genç doktor, birçok meslektaşları gibi biraz da hatipti." (Ömer Seyfettin)
  2. [din bilimi] Cuma ve bayram namazından önce camilerde hutbe okuyan kimse
RAKİP

Kelime Kökeni: Arapça raḳīb

  1. [isim] Herhangi bir işte, bir yarışta, birbirini geçmeye çalışan, aynı şeyi elde etmeye uğraşan kimse
    • "Bakarsın erkek rakibini de sevgilisini de öldürmüş." (Sait Faik Abasıyanık)
TAYİP

Kelime Kökeni: Arapça taʿyīb

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kınama
ÇİPİL

  1. [sıfat] Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş (göz)
    • "Annesininki gibi çipil fakat daha siyah ve kapakları şişmiş gözleri parlak, ufarak ve batıktı." (Peyami Safa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü