İçinde indirme olan 9 harfli 5 kelime var. İçerisinde İNDİRME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında indirme olan kelimeler listesine ya da sonu indirme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İndirme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
DİRENİM, İNDİRME
6 Harfli Kelimeler
DEMİRİ, DİNERİ, EDİNİM, MİNDER
5 Harfli Kelimeler
DEMİN, DEMİR, DENİM, DERİN, DİNME, DİREN, DİRİM, ERMİN, İMREN, NEDİM
4 Harfli Kelimeler
DENİ, DERİ, DİMİ, DİNE, DİNİ, DİRİ, DREN, EDİM, EMİN, EMİR, ENİR, ERİM, ERİN, İMDİ, İNDİ, İNME, İRİN, MENİ, MERİ, MİDE, MİDİ, MİNE, MİNİ, MİRİ, REMİ
3 Harfli Kelimeler
DEM, DİN, EDİ, İDE, İNİ, İRİ, MEN, MİR, NEM, NİM, REN
2 Harfli Kelimeler
DE, EM, EN, ER, İD, İM, İN, ME, Mİ, NE, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİNDİRMEK
-
-
[-i]
Dinmesini sağlamak
- "En büyük bahtiyarlık yasını dindiremez / Baba, benim kalbime sensiz kimse giremez"
-
[-i]
Dinmesini sağlamak
- SİNDİRMEK
-
-
[-i]
Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak; pıstırmak, sındırmak
- "Kartal burunlu, kalın kaşlı, çember sakallı ihtiyar, Sertman'ı biraz sindirdi."
-
Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek; hazmetmek
- "Hoca, sabahleyin bir bahçıvanın ikram ettiği turp salatasını henüz sindirememişti."
-
[mecaz]
Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek
- "Bir de o düşünceleri gerçekten sindirmiş bilginlerin, bilge kişilerin tutumuna bir bakın."
-
[-i]
Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak; pıstırmak, sındırmak
- EDİNDİRME
-
-
[isim]
Edindirmek işi
-
[isim]
Edindirmek işi
- ESİNDİRME
-
-
[isim]
Esindirmek işi
-
[isim]
Esindirmek işi
- BİNDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi."
-
[-e]
Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
- "Kutay Yabgu onun frene basmasına aldırmadan tam gaz üzerine geldi ve Hakan’ın aracına arkadan bindirdi."
-
[-e, -i]
Üzerine koymak
- "Sahipsiz iyice ... Vergi üstüne vergi bindirmekte Moğol... Say ki kalıcı değil gidici..."
-
Birden bastırmak
- "Hava gide gide karardı, sulu mulu kar bindirdi… Ardından bir rüzgâr."
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak