İçinde inci olan 8 harfli 24 kelime var. İçerisinde İNCİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında inci olan kelimeler listesine ya da sonu inci ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İnci Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
C N İ İ
4 Harfli Kelimeler
İNCİ
3 Harfli Kelimeler
CİN, İNİ
2 Harfli Kelimeler
İN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İNCİTİCİ
-
-
[sıfat]
İncinme, üzülme, kırılma duygusu veren
-
[sıfat]
İncinme, üzülme, kırılma duygusu veren
- İNCİTMEK
-
-
[-i]
İncinmesine yol açmak
- "Sol ayağımı geçen gün biraz incitmiştim."
-
[mecaz]
Kötü söz veya davranışla birini kırmak, üzmek; kıtlamak
- "Bu gibi işlerin halkı incitmeyeceğini söylediler."
-
[-i]
İncinmesine yol açmak
- CİNCİLİK
-
-
[isim]
Cincinin yaptığı iş
- "Türk olan bu kimselerin hurafe ve cincilik gibi konularla bir ilişkisi yoktur."
-
[isim]
Cincinin yaptığı iş
- GELİNCİK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki; gün gülü (Papaver rhoeas)
- "Gelincikler açmayınca baklalar içlenmez."
-
[hayvan bilimi]
Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis)
-
[hayvan bilimi]
Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata)
-
[ağızlardan]
Yılancık, arpacık, çıban vb
-
[isim, bitki bilimi]
Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki; gün gülü (Papaver rhoeas)
- DİNCİLİK
-
-
[isim]
Dincinin olma durumu
-
[isim]
Dincinin olma durumu
- BEYİNCİK
-
-
[isim, anatomi]
Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ
- "Duyu organlarından gelen bilgileri beyin değerlendirir. Acıkma, susama gibi olayları beyincik kontrol eder."
-
[isim, anatomi]
Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ
- KOKAİNCİ
-
-
[isim]
Kokain üreten, içen veya satan kimse
-
[isim]
Kokain üreten, içen veya satan kimse
- İNCİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek
- "İncinir düz caddede, dağda gezen ayaklar."
-
[-den, mecaz]
Birinin herhangi bir sözü veya davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak
-
[nesnesiz]
Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek
- DARVİNCİ
-
-
[sıfat, biyoloji, felsefe]
Darvincilik görüşünü benimseyen
-
[sıfat, biyoloji, felsefe]
Darvincilik görüşünü benimseyen
- DİNGİNCİ
-
-
[sıfat, felsefe]
Dingincilik görüşünü benimseyen; sekinci
-
[sıfat, felsefe]
Dingincilik görüşünü benimseyen; sekinci
- ZEYTİNCİ
-
-
[isim]
Zeytin ağacı yetiştiren kimse
-
Zeytin satan kimse
-
[isim]
Zeytin ağacı yetiştiren kimse
- ZİNCİFRE
-
Kelime Kökeni: Arapça zincefr, zuncufr
-
[isim, kimya]
Kırmızı renkli doğal cıva sülfür
- "Tasarımın savunucusu simyacılar, zincifre içeren ilaçlar üreterek ölüp ölüp dirilme yoluyla ölümsüzlüğü yakalamaya çalıştılar."
-
Kırmızı kurşun oksidin veya sülüğenin eski adı
-
[isim, kimya]
Kırmızı renkli doğal cıva sülfür
- BİRİNCİL
-
-
[sıfat]
Sırada, önemde ilk yeri alan; asli
- "Birincil ilişkiler olarak tanımlanan aile ilişkileri tüm toplumlarda görülmektedir."
-
[sıfat]
Sırada, önemde ilk yeri alan; asli
- TAHMİNCİ
-
-
[isim]
Tahmin eden kimse
-
[isim]
Tahmin eden kimse
- VİTRİNCİ
-
-
[isim]
Vitrini düzenleyen kimse
-
[mecaz]
Alışveriş yapmaksızın vitrinlere bakmayı seven kimse
-
[isim]
Vitrini düzenleyen kimse
- YİRMİNCİ
-
-
[sıfat]
Yirmi sayısının sıra sıfatı, sırada on dokuzuncudan sonra gelen
- "Üzerimdeki kostüm yirminci yüzyıla aittir, kardeşim."
-
[sıfat]
Yirmi sayısının sıra sıfatı, sırada on dokuzuncudan sonra gelen
- BENZİNCİ
-
-
[isim]
Akaryakıt satılan yer
- "Benzincide de huni olmaması işimizi zorlaştırmıştı."
-
Akaryakıt satan kimse
-
[isim]
Akaryakıt satılan yer
- ZİNCİRLİ
-
-
[sıfat]
Zinciri olan
- "… elleri belinde, zincirli zatın delikten kaybolmasını seyretti."
-
Zincirle bağlı olan
-
[sıfat]
Zinciri olan
- GEZGİNCİ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız gezici
- "Hiçbir zaman yaşamadıkları şeyleri yaşıyormuş gibi davranabilecekleri bir gezginci tiyatroda, bir sirkte buluşmalarını istiyor."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız gezici
- KESKİNCİ
-
-
[isim, argo]
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse
-
[isim, argo]
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse