İçinde ina olan 7 harfli 38 kelime var. İçerisinde İNA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ina olan kelimeler listesine ya da Sonu ina ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ANİ
2 Harfli Kelimeler
AN, İN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İTİNALI
-
-
[sıfat]
Özenli
- "Sakalı tıpkı babamın sakalı gibi kısa ve itinalıydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Özenli
- RAFİNAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Arıtım
-
[isim]
Arıtım
- İNANMAK
-
-
[-e]
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
- "Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez." (Nurullah ataç)
-
Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek
- "Ben size inanırım."
-
Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek
- "Bu başın bir kadına değil, bir hamala ait olduğuna inanmak zor değildi." (Peyami Safa)
-
Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek
- "Tanrı'ya inanmak."
-
Kanarak aldanmak
- "Her reklama inanmayın."
-
İman etmek
-
[-e]
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
- DİNAMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı
-
[isim]
Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi
-
Devimsel
-
Canlı, etkin, hareketli
- "Önce bir şey kotarmak, sonra bunun üzerine konuşulanlara kulak vermek, düzeltmek, daha olumlu, daha dinamik, daha sağlıklı bir yoldur kanısındayım." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı
- FİNANSE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
"akçalamak" anlamında kullanılan finanse etmek ve "akçalanmak" anlamında kullanılan finanse edilmek birleşik fiillerinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"akçalamak" anlamında kullanılan finanse etmek ve "akçalanmak" anlamında kullanılan finanse edilmek birleşik fiillerinde geçen bir söz
- KONÇİNA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları
- "Konçinalar bu bakımdan iskambillerin paryasıdır." (Haldun Taner)
-
[isim]
İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları
- İSTİNAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dayanma, yaslanma
- "Bizden evvelki zamanların tarihleri ekseriyetle indi vesikalara istinat etmiştir." (Aka Gündüz)
-
Güvenme, kuvvet alma
-
Bir şeyi kanıt sayma
-
[isim]
Dayanma, yaslanma
- İĞTİNAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ganimet yoluyla alma, yağma
-
[isim]
Ganimet yoluyla alma, yağma
- ORDİNAT
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri
-
[isim]
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri
- CİNAYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Adam öldürme
- "Cinayetlerin ve intiharların sebebi kudret ve imkân arasındaki dengesizliktir." (Refik Halit Karay)
- "İşgal kuvvetleri şu veya bu şekilde cinayetler işlemişlerdir." (Peyami Safa)
-
Adam öldürme derecesinde ağır suç
-
[isim]
Adam öldürme
- PATİNAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Buz pateni
-
Yolun kaygan olması dolayısıyla tekerleklerin dönmesine rağmen taşıtın ilerleyememesi
-
[isim]
Buz pateni
- MARİNAT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Av hayvanlarının, balığın ve diğer et türlerinin daha lezzetli olması ve yumuşaması için baharatlardan hazırlanan bir sos türü
-
[isim]
Av hayvanlarının, balığın ve diğer et türlerinin daha lezzetli olması ve yumuşaması için baharatlardan hazırlanan bir sos türü
- SİNAGOG
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Yahudilerin ibadet etmek için toplandıkları yer, havra
-
[isim]
Yahudilerin ibadet etmek için toplandıkları yer, havra
- PEŞİNAT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para
- "Peşinat ne kadar?"
-
[isim]
Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para
- TEMİNAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Garanti, güvence
- "Ben böyle gülümseyen teminatlara hayatımda çok tesadüf ettiğim için..." (Aka Gündüz)
- "Senin verdiğin teminat hep boşa gitti." (Peyami Safa)
-
[isim]
Garanti, güvence
- SİNARİT
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
İzmaritgillerden, Akdeniz'de yaşayan, pullu, eti beğenilen bir balık (Dentex vulgaris)
-
[isim]
İzmaritgillerden, Akdeniz'de yaşayan, pullu, eti beğenilen bir balık (Dentex vulgaris)
- CİNASLI
-
-
[sıfat]
Cinası olan, cinas sanatı bulunan
- "Benim öyle cinaslı, bilmem neli lakırtılarla başım hoş değildir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Cinası olan, cinas sanatı bulunan
- İSTİNAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yadırgamaz olma, alışma, ısınma
-
[isim]
Yadırgamaz olma, alışma, ısınma
- SURİNAM
- ...
- ATERİNA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Gümüş balığı
-
[isim]
Gümüş balığı