İçinde in olan 9 harfli 300 kelime var. İçerisinde İN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında in olan kelimeler listesine ya da Sonu in ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ESİNLEMEK

  1. [-e] Birine esin duymasını sağlamak, ilham vermek

İNGİLTERE
...
ALBÜMİNLİ

  1. [sıfat] İçinde albümin bulunan

YİNELEMEK

  1. [-i] Bir işi bir kez daha yapmak, tekrar etmek
    • "Loş alanda gidiyor, geliyor, yineliyordu rolünün bütün sözlerini." (Necati Cumalı)

İNORGANİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Cansız olan
    • "Mineraller inorganik maddelerdir."
  2. Organik olmayan, anorganik
  3. [isim] Hücrelerin cansız bölümleri
  4. [isim] Organlardaki bozukluktan ileri gelmeyen hastalık

ŞÖYLESİNE

  1. [zarf] Aşırı bir biçimde
    • "Şöylesine bir vurdu ki..."

İSKORÇİNA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Birleşikgillerden, lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan, Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki (Scorzonera)

MASKANYİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doğal amonyum sülfat

MİSKİNANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Miskince

SAYESİNDE

  1. [zarf] Bir şeyden dolayı, sebebiyle, yardımıyla
    • "Çocuk öğrenmişse, ne yapmışsa Ramazan'ın sayesinde yapmıştı." (Halide Edip Adıvar)
    • "Sayende sayeban olduk İstanbul şehri / Sayende sebil olduk, aç kaldık, sefil olduk." (Atilla İlhan)

İNTİHABAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Seçimler
    • "Bizim düşünülecek daha mühim şeylerimiz var. İntihabat yaklaşıyor..." (Reşat Nuri Güntekin)

BİNDİRMEK

  1. [-i] Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
    • "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. [-e] Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
    • "Gemi rıhtıma bindirdi."
  3. [-i] Eklemek, katmak
    • "Vergi üstüne vergi bindirmek."

SİFTİNMEK

  1. [nsz] Oyalanmak, vakit geçirmek
    • "Bunamış işte. Kadın gördü mü dayanamıyor, siftiniyor. Bir halt edeceğinden mi?" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir yere sürtünerek kaşınmak
    • "Mahallede duvar kenarlarında siftinip pinekleyen uyuz, kör, topal köpeklerden başka kimse yoktur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

İNCELEMEK

  1. [-i] Bir işi veya bir şeyi ele alıp özelliklerini, ayrıntılarını inceden inceye, özenle anlamaya, öğrenmeye çalışmak, tetkik etmek
    • "Ne kitap okur ne de başkalarının düşüncesini inceler." (Salâh Birsel)

MÜTEVAZİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Birbirine uyan, oranlı

İNDİRİLİŞ
...
VAZELİNLİ

  1. [sıfat] İçinde vazelin olan
    • "... soğuktan çatlamış eller vazelinli ılık suda yumuşatılıyor..." (Reşat Nuri Güntekin)

VETERİNER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hayvan hastalıklarını tedavi eden uzman, baytar

SİNESTEZİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Duyum ikiliği

İNANILMAZ

  1. [sıfat] İnanılması çok güç veya imkânsız olan
  2. Az rastlanan, olağanüstü
    • "Pencereden ancak birkaç metre yüksekte olduğu hâlde manzara inanılmaz derecede değişiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü