İçinde in olan 8 harfli 397 kelime var. İçerisinde İN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PALMİTİN

Kelime Kökeni: Fransızca palmitine

  1. [isim, kimya] Gliserinin palmitik esteri
YİNELEME

  1. [isim] Bakınız tekrarlama
    • "Seçim öncesi sloganlarını bugün yinelemeye kalkacak olanları halk tükürük sağanağında boğabilir." (Haldun Taner)
  2. [dil bilgisi] Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanması
    • "Ağla çoban ağla, ovan kalmadı / Gözyaşı dök bülbül yuvan kalmadı" (Mehmet Emin Yurdakul)
GEÇİNMEK

  1. [nesnesiz] Yaşamak için gerekeni sağlamak
    • "Avla geçinen bir kabile, bu gıdaları tesadüfe borçlu olduğuna inanabilir." (Cemil Meriç)
  2. [-le] Uzlaşmak, anlaşmak
    • "Aman çocuklar, birbirinizle iyi geçinin."
  3. [mecaz] Bakınız taslamak
    • "Şiir güç ya, şair olmak, şair geçinmek o kadar değil." (Nurullah Ataç)
  4. [-den, mecaz] Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak
    • "Hamza hem fabrikada çalışır hem de müdürün yaşlıca karısından geçinir." (Mehmet Narlı)
VİTRİNCİ

  1. [isim] Vitrini düzenleyen kimse
  2. [mecaz] Alışveriş yapmaksızın vitrinlere bakmayı seven kimse
BESİNSİZ

  1. [sıfat] Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan; gıdasız
  2. Yeterince besin alamayan; gıdasız
ERGİNLİK

  1. [isim] Ergin olma durumu; rüşt, reşitlik
ALBİNİZM

Kelime Kökeni: Fransızca albinism

  1. [isim, tıp] Bakınız akşınlık
FİNCANCI

  1. [isim] Porselen veya cam eşya satan kimse
KİNCİLİK

  1. [isim] Kinci olma durumu
SERPİNTİ

  1. [isim] Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm
    • "Ali Rıza'nın ayaklarına kadar denizin serpintileri geliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar; çilenti
  3. [mecaz] Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı
    • "Radyasyon serpintisi."
DİNDİRME

  1. [isim] Dindirmek işi
BİNİLMEK

  1. [-e] Binme işi yapılmak
    • "Uzun, tenteli, tek atlı muhacir arabalarına binilir." (Refik Halit Karay)
ERKİNLİK

  1. [isim, ekonomi] Bakınız liberalizm
İNANÇSIZ

  1. [sıfat] İnancı olmayan; imansız, inansız, itikatsız
SEÇKİNCİ

  1. [sıfat] Seçkin kimselerden yana olan
MARJİNAL

Kelime Kökeni: Fransızca marginal

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız aykırı
  2. [isim, matematik] Bakınız son birim
İTİNAYLA

  1. [zarf] Özen göstererek
    • "Askerlerin isimleri ve sicilleri bir defterde itinayla muhafaza ediliyordu." (İhsan Oktay Anar)
DİNLENİŞ

  1. [isim] Dinlenmek işi
KAOLİNLİ

  1. [sıfat] Birleşiminde arı kil bulunan
DİSİPLİN

Kelime Kökeni: Fransızca discipline

  1. [isim] Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu; sıkı düzen, düzence, düzen bağı, inzibat, zapturapt
    • "Bu belki de ordu için şart olan disiplin ruhunu bende bulamamış olmalarındandır." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü
    • "Bazı kibar semtlerde ve Beyoğlu'nda bu disiplin biraz gevşerdi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü; bilim dalı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü