İçinde in olan 8 harfli 397 kelime var. İçerisinde İN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında in olan kelimeler listesine ya da Sonu in ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SİLİNMEK
-
-
[nsz]
Silme işine konu olmak
- "Bu sonuncular, ardından gelen büyük dalgaların gürültüsünde silinip gitti." (Murathan Mungan)
-
Kendi kendini silmek
-
Birden yok olmak, gözden kaybolmak
- "Nina'nın dudaklarındaki ferah, tatlı tebessüm silinmiştir." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Silme işine konu olmak
- ZEYTİNSİ
-
-
[sıfat]
Zeytini andıran, zeytine benzeyen, zeytin gibi
-
[sıfat]
Zeytini andıran, zeytine benzeyen, zeytin gibi
- DEVİNMEK
-
-
[nsz]
Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek
-
Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek
-
[nsz]
Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek
- LATİNİZE
- ...
- KESİNKES
-
-
[zarf]
Kesin olarak
- "Evine yaklaşırken içinden, Firuzan'ın kesinkes orada olacağını biliyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[zarf]
Kesin olarak
- TÜRBİNLİ
- ...
- ENDOKRİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İç salgı
-
[isim]
İç salgı
- MUHAMMİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Oranlayan, tahmin eden
-
[sıfat]
Oranlayan, tahmin eden
- SİNEKLER
-
-
[isim]
Birçok sinek türünü içine alan çift kanatlılar familyası
-
[isim]
Birçok sinek türünü içine alan çift kanatlılar familyası
- İNSOLENT
- ...
- KESKİNCİ
-
-
[isim]
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse
-
[isim]
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse
- ŞİŞİNMEK
-
-
[nsz]
Surat asmak, dargın durmak
-
Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek
-
Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak
- "O da bu övgülerle beğenilerin önünde şişindikçe şişiniyordu." (Çetin Altan)
-
[nsz]
Surat asmak, dargın durmak
- SİNEKÇİL
-
-
[isim]
Serçegillerden, sinekle beslenen, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan bir kuş, sinekyutan (Muscicapa)
-
[isim]
Serçegillerden, sinekle beslenen, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan bir kuş, sinekyutan (Muscicapa)
- CİNSİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks
- "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." (Anayasa)
-
[isim]
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks
- ÇİRKİNCE
-
-
[sıfat]
Çirkine yakın
-
[zarf]
Çirkin bir biçimde
-
[sıfat]
Çirkine yakın
- ALBİNİZM
- ...
- METİNLİK
- ...
- HİNLEŞME
-
-
[isim]
Hinleşmek durumu
-
[isim]
Hinleşmek durumu
- PİRİNÇSİ
-
-
[sıfat]
Pirinci andıran, pirince benzeyen, pirinç gibi
-
[sıfat]
Pirinci andıran, pirince benzeyen, pirinç gibi
- EZGİNLİK
-
-
[isim]
Ezgin olma durumu
-
Açlık duygusunu andıran bir tedirginlik
- "İçine ezginlik veren heyecanla, balkon kapısının yanındaki koltuğa oturdu." (Cahit Uçuk)
-
Üzüntü, sıkıntı
- "Alacaklı değil, borçlu ezginliği vardı içimde." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Ezgin olma durumu