İçinde in olan 6 harfli 297 kelime var. İçerisinde İN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GAZİNO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca casino
-
[isim]
Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri
- "Gazinonun önündeki büyük tenha yoldan hiçbir ses gelmiyor."
-
Büyük kahvehane ve birahane
-
[isim]
Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri
- TAHİNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭaḥīnī
-
[isim]
Bakınız tahin rengi
-
[isim]
Bakınız tahin rengi
- BLUCİN
-
Kelime Kökeni: İngilizce blue-jeans
-
[isim]
Bakınız kot (I)
-
[isim]
Bakınız kot (I)
- İNANCI
-
-
[sıfat, din bilimi]
İnancılığı savunan; fideist
-
[sıfat, din bilimi]
İnancılığı savunan; fideist
- FİBRİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca fibrine
-
[isim, biyoloji]
Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein
-
[isim, biyoloji]
Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein
- ESİNTİ
-
-
[isim]
Belli belirsiz hissedilen hafif yel; hava, nefha
- "Güneş gene alevlendi, kavak yapraklarına türkü söyleten serin esinti dindi."
-
[isim]
Belli belirsiz hissedilen hafif yel; hava, nefha
- İNATLA
-
-
[zarf]
Ayak direyerek
- "Gene de her ikimiz de inatla sarıldık kendi aldatmacamıza."
-
[zarf]
Ayak direyerek
- KOKAİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cocaïne
-
[isim, kimya]
Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir madde
- "Kocası kokain alır, zati hep bu yüzden satıp savdılar."
-
[isim, kimya]
Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir madde
- TEKVİN
-
Kelime Kökeni: Arapça tekvīn
-
[isim, eskimiş]
Oluşturma, var etme
-
[isim, eskimiş]
Oluşturma, var etme
- ÇİNGİL
-
-
[isim]
Küçük bakraç
- "Zarife Ana’nın meyve sepetini, yoğurt çingilini yıkayıp elime verirkenki memnuniyetini bir görseniz..."
-
[isim]
Küçük bakraç
- DOMİNE
-
Kelime Kökeni: Fransızca domine
-
[sıfat]
“Baskın duruma gelmek, hükmetmek” anlamlarındaki domine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat]
“Baskın duruma gelmek, hükmetmek” anlamlarındaki domine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- MATİNE
-
Kelime Kökeni: Fransızca matinée
-
[isim]
Bakınız gündüz gösterimi
- "Hani yani isteyen arasın bulsun beni / Yedi matinesindeyim"
-
[isim]
Bakınız gündüz gösterimi
- BİNLİK
-
-
[sıfat]
Bini bir arada, bin taneden oluşmuş, bin tane alabilen
-
[isim]
Bin birimden oluşan para
-
[isim]
Yaklaşık üç litrelik büyük şişe
- "Koltuğunun altında kâğıda sarılı bir binlik var. O zaman binlik diye, koyu yeşil renkli, büyük, kalın şişelere denirdi."
-
[sıfat]
Bini bir arada, bin taneden oluşmuş, bin tane alabilen
- İNTANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça intānī
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız mikroplu
-
Mikropla oluşan
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız mikroplu
- LAPİNA
-
Kelime Kökeni: Fransızca lapina
-
[isim, hayvan bilimi]
Lapinagillerden, kayalık kıyılarda, sığ sularda yaşayan 25-35 santimetre uzunluğunda, kırmızı benekli, mavi veya yeşil balık (Crenilabrus pavo)
-
[isim, hayvan bilimi]
Lapinagillerden, kayalık kıyılarda, sığ sularda yaşayan 25-35 santimetre uzunluğunda, kırmızı benekli, mavi veya yeşil balık (Crenilabrus pavo)
- İNANCA
-
-
[isim]
Bakınız güvence
-
[isim]
Bakınız güvence
- TAHMİN
-
Kelime Kökeni: Arapça taḫmīn
-
[isim]
Yaklaşık olarak değerlendirme; oranlama
-
Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme; kestirim
- "Bu hususlardaki vesikaların azlığı maalesef ancak küçük bir ipucu üzerinde yapılan tahminlerden ibaret kalıyor."
-
Önceden kestirilen, düşünülen şey; kestirme
- "Tahminlerinde yanılmaz."
-
Bakınız keşif
-
[isim]
Yaklaşık olarak değerlendirme; oranlama
- İNAYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿināyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız lütuf
- "Gayret bizden, inayet Allah'tan."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız lütuf
- DİNSİZ
-
-
[sıfat]
Dinî inancı olmayan
-
[mecaz]
Acımasız olan
-
[sıfat]
Dinî inancı olmayan
- KAOLİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca kaolin
-
[isim]
Bakınız arı kil
- "Yumuşak porselende kaolin miktarı az, sert porselende ise daha çoktur."
-
[isim]
Bakınız arı kil