İçinde in olan 6 harfli 297 kelime var. İçerisinde İN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında in olan kelimeler listesine ya da Sonu in ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİNKAT
-
-
[zarf]
Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde
- "Ölümün bu izdivaçtan binkat hayırlı olduğunu söylüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde
- HAMSİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Erbainden sonra gelen, 31 Ocakta başlayan elli günlük kış dönemi
-
[isim]
Erbainden sonra gelen, 31 Ocakta başlayan elli günlük kış dönemi
- HİNTLİ
- ...
- HAİNCE
-
-
[sıfat]
Hain bir anlam taşıyan
- "Bürokrasinin haince kazıklarından birini yemiş olduğu hâlde böyle konuşabiliyordu." (Refik Erduran)
-
[zarf]
Hain bir biçimde
- "Karısına haince davranıyor."
-
[sıfat]
Hain bir anlam taşıyan
- İNEKLİ
- ...
- RAFİNE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
İncelmiş, ince, arıtılmış, saflaştırılmış
- "Rafine yağ."
-
Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin
- "Alabildiğine entelektüel, rafine, ayrıntılı bir duygululuk sahibi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
İncelmiş, ince, arıtılmış, saflaştırılmış
- LADİNO
- ...
- BİNMEK
-
-
[-e]
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak
- "Belki de atlara binerek dolaşırız." (Refik Halit Karay)
- "Bindiği dalı kesmek diye bir deyim vardır ya, sanki insanlığın bugünkü bunalımını anlatmak için bulunmuş." (Haldun Taner)
-
Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak
- "Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip çocukları ezip biniyoruz." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak
-
İş istenilmeyen veya beklenilmeyen bir biçim almak
- "İş inada bindi."
-
Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak
- "Damar damara binmiş."
-
[nsz]
Fiyat artmak
- "Pamuklulara yüzde on bindi."
-
Eklenmek, katılmak
- "Annemin dul maaşından ayrılmış bütçeme bir de posta masrafı binmişti her hafta." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[-e]
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak
- MİNYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
İnce, küçük, sevimli, cici, çıtı pıtı
-
[sıfat]
İnce, küçük, sevimli, cici, çıtı pıtı
- ECİNNİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Cin
- "Ben dünyada ecinni filan yoktur demez miydim?" (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Cin
- DEFİNE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü
-
[isim]
Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü
- İNMELİ
-
-
[sıfat]
Bir tarafında inme bulunan, mefluç
- "Hastanın sağ tarafı inmeli." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Bir tarafında inme bulunan, mefluç
- BLUCİN
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Kot (I)
-
[isim]
Kot (I)
- FİNANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Para, mal
-
Mali işler
-
[isim]
Para, mal
- TEŞRİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yılın onuncu ve on birinci aylarına verilen ortak ad
-
[isim]
Yılın onuncu ve on birinci aylarına verilen ortak ad
- ALBİNO
- ...
- İNANLI
-
-
[sıfat]
İnanı olan, bir şeye bütün varlığıyla inanmış bulunan, imanlı, mümin, mutekit
-
[sıfat]
İnanı olan, bir şeye bütün varlığıyla inanmış bulunan, imanlı, mümin, mutekit
- İNŞAAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yapı, yapı işleri
- "Arsalar satıldıktan sonra inşaat başladı." (Haldun Taner)
-
Yapma işi, yapım
- "Gemi inşaatı."
-
[isim]
Yapı, yapı işleri
- MAKİNA
-
-
[isim]
Bakınız makine
-
[isim]
Bakınız makine
- ZENGİN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Parası, malı çok olan, varlıklı, fakir, yoksul karşıtı
- "Şık, zengin, keyfi yerinde, yazı Avrupa'da ve kışı Beyrut'ta geçiren Suriyelilerden biri idi." (Falih Rıfkı Atay)
- "En nihayet işi sigortacılığa dökerek bu yüzden hayli zengin olmuştu." (Haldun Taner)
-
Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan
- "Zengin bir dil. Zengin bir kitaplık. Zengin bir anlatım."
-
Verimli
- "Zengin bir doğa."
-
Gösterişli
- "Zengin bir giysi."
-
[sıfat]
Parası, malı çok olan, varlıklı, fakir, yoksul karşıtı