İçinde in olan 4 harfli 62 kelime var. İçerisinde İN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İNTİ
-
Kelime Kökeni: (Kızılderili dillerinden)
-
[isim, eskimiş]
Peru'nun para birimi
-
[isim, eskimiş]
Peru'nun para birimi
- İNŞA
-
Kelime Kökeni: Arapça inşāʾ
-
[isim]
Yapı kurma, yapı yapma, kurma
- "Köprü inşası."
-
Bakınız yapım
-
[edebiyat]
Düzyazı veya şiir kaleme alma, yazıya dökme
-
[edebiyat]
Bakınız düzyazı
-
[eskimiş, dil bilgisi]
Bakınız dilek kipi
-
[isim]
Yapı kurma, yapı yapma, kurma
- SPİN
-
Kelime Kökeni: İngilizce spin
-
[isim]
“Genellikle gösteri amaçlı olarak aracın arka tarafını kontrollü veya kontrolsüz bir biçimde değişik yönlere savurmak” anlamındaki spin atmak birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[isim]
“Genellikle gösteri amaçlı olarak aracın arka tarafını kontrollü veya kontrolsüz bir biçimde değişik yönlere savurmak” anlamındaki spin atmak birleşik fiilinde geçen bir söz
- DİNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça dīnī
-
[sıfat]
Dinle ilgili, din üzerine; dinsel
- "Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir."
-
[sıfat]
Dinle ilgili, din üzerine; dinsel
- İNAN
-
-
[isim]
İnanmak işi
-
Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme
- "Kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı."
-
Allah'a duyulan sınırsız inanış
-
[isim]
İnanmak işi
- İNAL
-
-
[isim]
Kendisine inanılan kimse
-
[isim]
Kendisine inanılan kimse
- İNAM
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız emanet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız emanet
- ÇİNİ
-
Kelime Kökeni: Farsça çīnī
-
[isim]
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha
- "Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda / Bize heyecan verir bir parça yeşil çini"
-
[sıfat]
Sırlı ve süslü, pişmiş balçıktan yapılan
- "Çini sobayı gürültü etmemeye çalışarak yakardı."
-
[isim]
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha
- İNAK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız dogma
-
[isim, felsefe]
Bakınız dogma
- İZİN
-
Kelime Kökeni: Arapça iẕn
-
[isim]
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük; cevaz, destur, icazet, müsaade, ruhsat
- "Ben dahi başka bir diyara gitmek için izin talep ederim."
-
Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil
-
[isim]
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük; cevaz, destur, icazet, müsaade, ruhsat
- DİNE
-
-
[isim, ağızlardan]
Konaklama yeri
- "İsmini duyduklarımızın, bildiklerimizin kimi çayımdan, kimi dinemden geçti."
-
[isim, ağızlardan]
Konaklama yeri
- İNAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿinād
-
[isim]
Bir konuda direnme, ayak direme; direnim
- "Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir."
-
Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme
- "İddia kızışmış, âdeta inat hâlini almıştı."
-
[sıfat]
Bakınız inatçı
- "'Ne inat adam, yahu!’, diye yüzlerini buruşturuyorlardı."
-
[isim]
Bir konuda direnme, ayak direme; direnim
- LİNÇ
-
Kelime Kökeni: İngilizce lynch
-
[isim]
Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi
-
[isim]
Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi
- MİNE
-
Kelime Kökeni: Farsça mīnā
-
[isim]
Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı
-
Saat kadranı
-
Dişlerin taç kısmını kaplayan beyaz ve sert doku
-
[mecaz]
İnce ve parlak nakış
-
[isim]
Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı
- GİNE
-
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız yine
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız yine
- MİNK
-
Kelime Kökeni: İngilizce mink
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız vizon
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız vizon
- TEİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca théine
-
[isim]
Çayda bulunan ve kafein niteliğinde olan etkili madde
-
[isim]
Çayda bulunan ve kafein niteliğinde olan etkili madde
- DİNK
-
-
[isim, ağızlardan]
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek
-
Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç
-
[isim, ağızlardan]
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek
- ESİN
-
-
[isim]
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce; ilham
- "Bir roman, bir müzik parçası için esin kaynağı olabilir."
-
[ağızlardan]
Bakınız sabah yeli
-
[isim]
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce; ilham
- RİNT
-
Kelime Kökeni: Farsça rind
-
[isim]
Görünüşe ve dünya işlerine önem vermeyen, kurallardan uzak, bütün varlığı kendi iç dünyasına göre değerlendiren kimse
- "Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde."
-
Sarhoş, ayyaş kimse
-
[isim]
Görünüşe ve dünya işlerine önem vermeyen, kurallardan uzak, bütün varlığı kendi iç dünyasına göre değerlendiren kimse