İçinde ilmek olan 8 harfli 36 kelime var. İçerisinde İLMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ilmek olan kelimeler listesine ya da sonu ilmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İlmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K L M İ
5 Harfli Kelimeler
EMLİK, İLMEK, İMLEK, MELİK
4 Harfli Kelimeler
EKİM, EKLİ, ELİK, ELİM, EMİK, İLEK, İLKE, İLME, KİLE, LİME
3 Harfli Kelimeler
ELK, İLE, İLK, KEL, KEM, KİL, KİM, LİM, MİL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, EM, İL, İM, KE, Kİ, LE, ME, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GİRİLMEK
-
-
[-e]
Girme işi yapılmak
-
[-e]
Girme işi yapılmak
- ÇİTİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Çitme işine konu olmak
- "En başta Demircioğlu, arkasından Darı Değmez, velhasıl birbirine zincirle çitilmiş."
-
[nesnesiz]
Çitme işine konu olmak
- İRKİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Ürkerek geri çekilir gibi olmak
- "Elimi omzuna koyuyorum. İrkiliyor, sertçe çeviriyor bakışını."
-
Şaşırıp duraklamak
- "İnsanlar iki büklüm olup düştükleri konduların içinde dozer kasnaklarının sesiyle irkildiler."
-
[nesnesiz]
Ürkerek geri çekilir gibi olmak
- GEDİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Gedik olmak, gedik açılmak
-
[ağızlardan]
Bıçak, keser vb.nin ağızları aşınmak
-
[nesnesiz]
Gedik olmak, gedik açılmak
- KESİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Kesme işi yapılmak; katolunmak
-
Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
- "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara."
-
Gibi olmak, benzemek, dönmek
- "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş."
-
Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
-
Sona ermek
- "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi."
-
Akmamak
- "Su kesilmek."
-
Akım gelmez olmak
- "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?"
-
Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
- "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi."
-
Son veya aralık verilmek
- "Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?"
-
Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
- "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim."
-
Tutulmak, kapatılmak
-
Bakınız makaslanmak
-
Bakınız durmak
- "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi."
-
[-den]
Yoksun kalmak
- "Çocuk yiyip içmeden kesildi."
-
Sünnet olmak
- "Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü."
-
[argo]
Çok beğenmek, çok hoşlanmak
-
[nesnesiz]
Kesme işi yapılmak; katolunmak
- YERİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Yerme işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Yerme işine konu olmak
- BİNİLMEK
-
-
[-e]
Binme işi yapılmak
- "Uzun, tenteli, tek atlı muhacir arabalarına binilir."
-
[-e]
Binme işi yapılmak
- DİRİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Güçlenip canlanmak
- "Bir bardak suyu içince dirildi."
-
Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek
-
Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek
-
Öldüğü sanılan şey canlanmak
- "Masal bu, ölüyken dirilmiş, kabirden dışarı atlamış insanların masalı."
-
[mecaz]
Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek
- "Aruz ölçüsü bir gün yeniden dirilecek mi bilmiyorum."
-
[nesnesiz]
Güçlenip canlanmak
- BEZİLMEK
-
-
[nesnesiz, -den]
Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek
-
[nesnesiz, -den]
Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek
- SEZİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir şey, bir durum anlaşılmak; hissedilmek
- "Uzaktan benizlerinin uçukluğu, kuvvetsizlikleri tamamıyla seziliyor, bıkkınlıkları, füturları anlaşılıyordu."
-
[nesnesiz]
Bir şey, bir durum anlaşılmak; hissedilmek
- SERİLMEK
-
-
[-e]
Serme işi yapılmak; yayılmak
- "Sanki sedirlerine Bursa ipeklileri serilen bizim odalarımız değildi."
-
Bir yere uzanıp yatmak
- "Yorgun ve bitkin, korkudan tir tir titrer bir hâlde salın üstüne serildik."
-
[-e]
Serme işi yapılmak; yayılmak
- VERİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Verme işine konu olmak
- "Geç vakit suarenin verileceği büyük konağa gittik."
-
[nesnesiz]
Verme işine konu olmak
- EVRİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir biçimden başka bir biçime doğal olarak dönmek
-
[nesnesiz]
Bir biçimden başka bir biçime doğal olarak dönmek
- GİDİLMEK
-
-
[-e]
Gitme işi yapılmak
- "Çarşamba günleri okulla sinemaya gidilirdi. Oraya çocuğu götürürdüm."
-
[-e]
Gitme işi yapılmak
- YEDİLMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Yedeğe alınarak götürülmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Yedeğe alınarak götürülmek
- GEÇİLMEK
-
-
[-den]
Geçme işi yapılmak
- "Terkos köprüsü geçildikten sonra cümbüş tekrar başladı."
-
Bırakmak, terk etmek
- "Anadan geçilir, yârden geçilmez"
-
[-den]
Geçme işi yapılmak
- DEŞİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Deşme işi yapılmak
- "Çıban deşildi."
-
[nesnesiz]
Deşme işi yapılmak
- SEÇİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Seçme işine konu olmak
- "Seçilmiş ve görevlendirilmiş bir ekip tarafından satın alınıyordu."
-
[nesnesiz]
Seçme işine konu olmak
- GEZİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Gezme işi yapılmak, dolaşılmak
- "Bugün müzeler gezildi. Bu kılıkla sokakta gezilmez."
-
[nesnesiz]
Gezme işi yapılmak, dolaşılmak
- DİZİLMEK
-
-
[-e]
Dizi durumuna getirilmek, dizme işi yapılmak
- "Yazılar dizilecek, sayfalar bağlanacak, makineye verilecekti."
-
Sıraya girmek
-
Yan yana veya üst üste sıralanmak
- "Yağ, peynir satanlar, baharcılar, inci boncuk, koku satanlar sokaklara salaşlar kurar, sıra sıra dizilirler."
-
[-e]
Dizi durumuna getirilmek, dizme işi yapılmak