İçinde ilmek olan 8 harfli 36 kelime var. İçerisinde İLMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ilmek olan kelimeler listesine ya da sonu ilmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İlmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K L M İ

5 Harfli Kelimeler

EMLİK, İLMEK, İMLEK, MELİK

4 Harfli Kelimeler

EKİM, EKLİ, ELİK, ELİM, EMİK, İLEK, İLKE, İLME, KİLE, LİME

3 Harfli Kelimeler

ELK, İLE, İLK, KEL, KEM, KİL, KİM, LİM, MİL

2 Harfli Kelimeler

EK, EL, EM, İL, İM, KE, Kİ, LE, ME, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GİRİLMEK

  1. [-e] Girme işi yapılmak
ÇİTİLMEK

  1. [nesnesiz] Çitme işine konu olmak
    • "En başta Demircioğlu, arkasından Darı Değmez, velhasıl birbirine zincirle çitilmiş." (Hüseyin Bayaz)
İRKİLMEK

  1. [nesnesiz] Ürkerek geri çekilir gibi olmak
    • "Elimi omzuna koyuyorum. İrkiliyor, sertçe çeviriyor bakışını." (Erhan Bener)
  2. Şaşırıp duraklamak
    • "İnsanlar iki büklüm olup düştükleri konduların içinde dozer kasnaklarının sesiyle irkildiler." (Lâtife Tekin)
GEDİLMEK

  1. [nesnesiz] Gedik olmak, gedik açılmak
  2. [ağızlardan] Bıçak, keser vb.nin ağızları aşınmak
KESİLMEK

  1. [nesnesiz] Kesme işi yapılmak; katolunmak
  2. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
    • "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara." (Necati Cumalı)
  3. Gibi olmak, benzemek, dönmek
    • "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
  5. Sona ermek
    • "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  6. Akmamak
    • "Su kesilmek."
  7. Akım gelmez olmak
    • "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?" (Reşat Nuri Güntekin)
  8. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
    • "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  9. Son veya aralık verilmek
    • "Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?" (Ayla Kutlu)
  10. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
    • "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim." (Aka Gündüz)
  11. Tutulmak, kapatılmak
  12. Bakınız makaslanmak
  13. Bakınız durmak
    • "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi." (Peyami Safa)
  14. [-den] Yoksun kalmak
    • "Çocuk yiyip içmeden kesildi." (Reşat Nuri Güntekin)
  15. Sünnet olmak
    • "Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü." (Muzaffer İzgü)
  16. [argo] Çok beğenmek, çok hoşlanmak
YERİLMEK

  1. [nesnesiz] Yerme işine konu olmak
BİNİLMEK

  1. [-e] Binme işi yapılmak
    • "Uzun, tenteli, tek atlı muhacir arabalarına binilir." (Refik Halit Karay)
DİRİLMEK

  1. [nesnesiz] Güçlenip canlanmak
    • "Bir bardak suyu içince dirildi."
  2. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek
  3. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek
  4. Öldüğü sanılan şey canlanmak
    • "Masal bu, ölüyken dirilmiş, kabirden dışarı atlamış insanların masalı." (Peyami Safa)
  5. [mecaz] Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek
    • "Aruz ölçüsü bir gün yeniden dirilecek mi bilmiyorum." (Nurullah Ataç)
BEZİLMEK

  1. [nesnesiz, -den] Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek
SEZİLMEK

  1. [nesnesiz] Bir şey, bir durum anlaşılmak; hissedilmek
    • "Uzaktan benizlerinin uçukluğu, kuvvetsizlikleri tamamıyla seziliyor, bıkkınlıkları, füturları anlaşılıyordu." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
SERİLMEK

  1. [-e] Serme işi yapılmak; yayılmak
    • "Sanki sedirlerine Bursa ipeklileri serilen bizim odalarımız değildi." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Bir yere uzanıp yatmak
    • "Yorgun ve bitkin, korkudan tir tir titrer bir hâlde salın üstüne serildik." (Nâzım Hikmet)
VERİLMEK

  1. [nesnesiz] Verme işine konu olmak
    • "Geç vakit suarenin verileceği büyük konağa gittik." (Falih Rıfkı Atay)
EVRİLMEK

  1. [nesnesiz] Bir biçimden başka bir biçime doğal olarak dönmek
GİDİLMEK

  1. [-e] Gitme işi yapılmak
    • "Çarşamba günleri okulla sinemaya gidilirdi. Oraya çocuğu götürürdüm." (Ayla Kutlu)
YEDİLMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Yedeğe alınarak götürülmek
GEÇİLMEK

  1. [-den] Geçme işi yapılmak
    • "Terkos köprüsü geçildikten sonra cümbüş tekrar başladı." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Bırakmak, terk etmek
    • "Anadan geçilir, yârden geçilmez" (Halk türküsü)
DEŞİLMEK

  1. [nesnesiz] Deşme işi yapılmak
    • "Çıban deşildi."
SEÇİLMEK

  1. [nesnesiz] Seçme işine konu olmak
    • "Seçilmiş ve görevlendirilmiş bir ekip tarafından satın alınıyordu." (Tarık Buğra)
GEZİLMEK

  1. [nesnesiz] Gezme işi yapılmak, dolaşılmak
    • "Bugün müzeler gezildi. Bu kılıkla sokakta gezilmez."
DİZİLMEK

  1. [-e] Dizi durumuna getirilmek, dizme işi yapılmak
    • "Yazılar dizilecek, sayfalar bağlanacak, makineye verilecekti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Sıraya girmek
  3. Yan yana veya üst üste sıralanmak
    • "Yağ, peynir satanlar, baharcılar, inci boncuk, koku satanlar sokaklara salaşlar kurar, sıra sıra dizilirler." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü