İçinde ilmek olan 6 harfli 3 kelime var. İçerisinde İLMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ilmek olan kelimeler listesine ya da sonu ilmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İlmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K L M İ
5 Harfli Kelimeler
EMLİK, İLMEK, İMLEK, MELİK
4 Harfli Kelimeler
EKİM, EKLİ, ELİK, ELİM, EMİK, İLEK, İLKE, İLME, KİLE, LİME
3 Harfli Kelimeler
ELK, İLE, İLK, KEL, KEM, KİL, KİM, LİM, MİL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, EM, İL, İM, KE, Kİ, LE, ME, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SİLMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek
- "Terlemiş gibi alnını elinin tersiyle sildi."
-
[nesnesiz]
Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak
- "Türküler çağırarak tahta siliyorlar."
-
Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek
- "Daktilo yanlışlarını iğneyle kazıyarak sildi."
-
Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek
-
[-i, -den]
Üzerini çizerek atmak, yok etmek
- "Defterden adını silmişler."
-
[mecaz]
İlişkisini koparmak, yok saymak
-
[-i, -den, mecaz]
Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak
- "Takımı sahadan silmek."
-
[mecaz]
Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek
- "Senin gözlerin gönlümü dolduran kara düşünceleri silecek, beni korkulardan kurtaracaktır."
-
[-i]
Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek
- BİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, öğrenmiş bulunmak
- "Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu."
-
[-i]
Bir şeyi anlamak, onun farkına varmak, gerçeğine ermek
-
[-i]
Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak
- "Yani kısacası bu mükemmel dilimizi kimse bilmez, okumaz."
-
Beceri ve ustalık isteyen bir işten anlıyor ve o iş elinden geliyor olmak
- "Dikiş ve ütü bilir, çay servisi yapabilir."
-
Birini veya bir şeyi özelliklerinden tanıyıp çıkarmak
- "Kadıncığım aç. Ben geldim. Bilemedin mi?"
-
Bakınız sanmak
-
[-i]
Sorumlu kabul etmek, muhatap kabul etmek
- "Ben arkadaşını bilmem, seni bilirim."
-
Bir şeyi yapmaya yeteneği olmak
- "Sevmeyi bilmek, sevebilmek de bir hüner, bir mutlu Allah vergisiydi."
-
Birinin, bir şeyin veya bir olayın tanıtılan veya belirtilen biçimde olduğunu düşünmek
- "Bilirim yaşamaz güneşte / Bilirim yaşamaz yan yana aşkla / Ne haksızlık / Ne korku"
-
[-i]
İşine gelmek, uygun bulmak
- "Mal almasını bildi de parasını vermeyi mi bilmiyor?"
-
Bir dili kullanabilmek
- "Müdüre İngilizce bildiğimi söyledim."
-
[-i]
Öyle olduğunu kabul etmek
- "Teşekkürü borç bilirim."
- "Bütün insanları kardeş biliyorum."
-
[dil bilgisi]
-a / -e eki almış bir fiilin sonuna gelerek fiilin bildirdiği işi yapma gücünde bildiren birleşik fiiller oluşturur
- "Anlayabilmek. Gidebilmek. Kapayabilmek. Yazabilmek."
-
[dil bilgisi]
Olumsuz şekli bazı mastarlardan sonra kullanıldığında iş ve hareketin geciktiğini, uzun süre yapılmadığını veya bir türlü olmadığını ifade eder
- "O melodram ve romantiklik bana sindi. Yılmaz Güney'in Umut (1970) filmini seyredene kadar da gitmek bilmedi."
-
[nesnesiz]
Bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, öğrenmiş bulunmak
- DİLMEK
-
-
[-i]
Bir bütünü ince ve yassı parçalara ayırarak kesmek
- "Şimdi bu elemanları ince ince dileceğim."
-
Bakınız yarmak
-
[-i]
Bir bütünü ince ve yassı parçalara ayırarak kesmek