İçinde ilme olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde İLME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ilme olan kelimeler listesine ya da sonu ilme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İlme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E L M İ

4 Harfli Kelimeler

ELİM, İLME, LİME

3 Harfli Kelimeler

İLE, LİM, MİL

2 Harfli Kelimeler

EL, EM, İL, İM, LE, ME, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EKİLME

  1. [isim] Ekilmek işi
İNİLME

  1. [isim] İnilmek işi
İTİLME

  1. [isim] İtilmek işi
  2. [ruh bilimi] İğrenç, ayıp veya elde edilemez görünen düşüncelerin kişide bilinçaltına sürülmesi
EDİLME

  1. [isim] Edilmek işi
    • "Çaylarımıza koşarlar, evimize davet edilmeyi nimet bilirler, etrafımızda dolaşırlar." (Hüseyin Cahit Yalçın)
EĞİLME

  1. [isim] Eğilmek işi
    • "İstese bile kendisini veremiyor, belirsiz bir tiksinti o yöne eğilmesini engelliyordu." (Attilâ İlhan)
  2. [matematik] Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması
  3. [fizik] Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı
EZİLME

  1. [isim] Ezilmek işi
  2. [kimya] Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması
EMİLME

  1. [isim] Emilmek işi
BİLMEZ

  1. [sıfat] “Anlamaz, saymaz, yapmaz” anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
BİLMEK

  1. [nesnesiz] Bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, öğrenmiş bulunmak
    • "Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [-i] Bir şeyi anlamak, onun farkına varmak, gerçeğine ermek
  3. [-i] Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak
    • "Yani kısacası bu mükemmel dilimizi kimse bilmez, okumaz." (Burhan Felek)
  4. Beceri ve ustalık isteyen bir işten anlıyor ve o iş elinden geliyor olmak
    • "Dikiş ve ütü bilir, çay servisi yapabilir." (Y. Öztuna)
  5. Birini veya bir şeyi özelliklerinden tanıyıp çıkarmak
    • "Kadıncığım aç. Ben geldim. Bilemedin mi?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  6. Bakınız sanmak
  7. [-i] Sorumlu kabul etmek, muhatap kabul etmek
    • "Ben arkadaşını bilmem, seni bilirim."
  8. Bir şeyi yapmaya yeteneği olmak
    • "Sevmeyi bilmek, sevebilmek de bir hüner, bir mutlu Allah vergisiydi." (Sâmiha Ayverdi)
  9. Birinin, bir şeyin veya bir olayın tanıtılan veya belirtilen biçimde olduğunu düşünmek
    • "Bilirim yaşamaz güneşte / Bilirim yaşamaz yan yana aşkla / Ne haksızlık / Ne korku" (Necati Cumalı)
  10. [-i] İşine gelmek, uygun bulmak
    • "Mal almasını bildi de parasını vermeyi mi bilmiyor?"
  11. Bir dili kullanabilmek
    • "Müdüre İngilizce bildiğimi söyledim."
  12. [-i] Öyle olduğunu kabul etmek
    • "Teşekkürü borç bilirim."
    • "Bütün insanları kardeş biliyorum." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  13. [dil bilgisi] -a / -e eki almış bir fiilin sonuna gelerek fiilin bildirdiği işi yapma gücünde bildiren birleşik fiiller oluşturur
    • "Anlayabilmek. Gidebilmek. Kapayabilmek. Yazabilmek."
  14. [dil bilgisi] Olumsuz şekli bazı mastarlardan sonra kullanıldığında iş ve hareketin geciktiğini, uzun süre yapılmadığını veya bir türlü olmadığını ifade eder
    • "O melodram ve romantiklik bana sindi. Yılmaz Güney'in Umut (1970) filmini seyredene kadar da gitmek bilmedi." (Başak Deniz Erdoğan-Ayşegül Oğuz)
SİLMEK

  1. [-i] Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek
    • "Terlemiş gibi alnını elinin tersiyle sildi." (Ömer Seyfettin)
  2. [nesnesiz] Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak
    • "Türküler çağırarak tahta siliyorlar." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek
    • "Daktilo yanlışlarını iğneyle kazıyarak sildi."
  4. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek
  5. [-i, -den] Üzerini çizerek atmak, yok etmek
    • "Defterden adını silmişler."
  6. [mecaz] İlişkisini koparmak, yok saymak
  7. [-i, -den, mecaz] Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak
    • "Takımı sahadan silmek."
  8. [mecaz] Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek
    • "Senin gözlerin gönlümü dolduran kara düşünceleri silecek, beni korkulardan kurtaracaktır." (Memduh Şevket Esendal)
EŞİLME

  1. [isim] Eşilmek işi
İÇİLME

  1. [isim] İçilmek işi
DİLMEK

  1. [-i] Bir bütünü ince ve yassı parçalara ayırarak kesmek
    • "Şimdi bu elemanları ince ince dileceğim." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız yarmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü