İçinde ila olan 9 harfli 25 kelime var. İçerisinde İLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ila olan kelimeler listesine ya da sonu ila ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L İ

3 Harfli Kelimeler

ALİ, İLA

2 Harfli Kelimeler

AL, İL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİLARMONİ

Kelime Kökeni: Fransızca philharmonie

  1. [isim, müzik] Güçlü müzik sevgisi
  2. Müzik konserleri derneği
SİLAHLAMA

  1. [-i] Silahlamak işi
İLAÇLANMA

  1. [isim] İlaçlanmak işi
CİLALAMAK

  1. [-i] Cila sürerek parlatmak; cila vurmak
    • "Zehra, lame balo pabuçlarından görünecek olan ayak tırnaklarını da cilaladı." (Cahit Uçuk)
  2. [argo] Birini yermek amacıyla övmek
    • "Zaferimizin şerefine kahvelerimizi yudumlarken, benzerim rolünün figüranı Oktay, tanıdığı en dürüst sahtekâr olduğumu söyleyerek beni cilaladı."
  3. [argo] Tat katmak
    • "Akşama Canfendi'nin yaptığı bu lezzetli yemek, rakıyı ve eğlenceyi cilalamıştı." (Refik Halit Karay)
BİLABEDEL

Kelime Kökeni: Arapça bilābedel

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız bedava
    • "Bilindiği gibi İbrahim Ethem Hazretleri, bu uğurda tacını, tahtını, sarayını, refahını bilabedel vermiş, dağıtmıştır." (Mim Kemal Öke)
İHTİLAFLI

  1. [sıfat] Uyuşmazlığa sebep olan, anlaşmazlık konusu olan
    • "… doğduğu semt biraz ihtilaflıydı." (Şevket Süreyya Aydemir)
İLAHLAŞMA

  1. [isim] İlahlaşmak işi
BİLARDOCU

  1. [isim] Bilardo oynayan veya oynatan kimse
SİLAHHANE

Kelime Kökeni: Arapça silāḥ + Farsça ḫāne

  1. [isim] Silahların saklandığı, korunduğu yer
İLANİHAYE

Kelime Kökeni: Arapça ilānihāye

  1. [zarf] Sonsuza kadar
    • "Bu çıplak karakol odasında ilanihaye unutulup kalmak istiyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [sıfat] Bakınız sonsuz
İHTİLALCİ

  1. [isim] İhtilal yanlısı ve ihtilal yapan kimse; devrimci
    • "Sonra belki de o ihtilalci tonunu yumuşatmaya başlamıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SVAZİLAND

  1. [isim] Güney Afrika'da bir ülke; 2018'den beri resmî adı Esvatini; başkenti Mbabane
SİLAHALTI

  1. [isim, askerlik] Askerlik görevi
SALİSİLAT

Kelime Kökeni: Fransızca salicylate

  1. [isim, kimya] Salisilik asidin tuzu
  2. Salisilik asidin türlü alkollerle ve fenollerle yaptığı ester
    • "Salisilatlar romatizmanın tedavisinde kullanılır."
İLANCILIK

  1. [isim] İlancının yaptığı iş
İLAÇLANIŞ

  1. [isim] İlaçlanmak işi
FİLANINCI

  1. [sıfat] Bakınız falanıncı
CİLACILIK

  1. [isim] Cilacının yaptığı iş
    • "Sanat hayatına cilacılık yaparak başladı." (Mehmet Nazmi Özalp)
EPİLASYON

Kelime Kökeni: Fransızca épilation

  1. [isim] Vücutta istenmeyen tüyleri alma
FİLANTROP

Kelime Kökeni: Fransızca philantrope

  1. [sıfat] İnsansever, insanların iyiliği için çalışan (kimse)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü