İçinde ila olan 6 harfli 19 kelime var. İçerisinde İLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ila olan kelimeler listesine ya da sonu ila ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L İ

3 Harfli Kelimeler

ALİ, İLA

2 Harfli Kelimeler

AL, İL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VİLADİ

Kelime Kökeni: Arapça vilādī

  1. [sıfat, eskimiş] Doğuştan (olan)
CİLACI

  1. [isim] Cila yapan, eşyaya cila vuran kimse
    • "Bir kimsenin rüyada cilacı yani gerek maden gerekse başka şeyleri cilalayan ve parlatan bir kimseyi görmesi, mülk veya bir devlet adamı olmakla tabir olunur." (Ali Budak - Yusuf Belbağı)
HİLALİ

Kelime Kökeni: Arapça hilālī

  1. [sıfat, eskimiş] Hilal biçiminde olan
    • "Başına hilalî bir sarık sarar, arkasına püfür püfür bir cüppe giyer" (Orhan Seyfi Orhon)
AMİLAZ

Kelime Kökeni: Fransızca amylase

  1. [isim, kimya] Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim
MANİLA

  1. [isim] Filipinler'in başkenti
İLAÇLI

  1. [sıfat] İçinde ilaç bulunan
  2. İlaçlanmış
İLANCI

  1. [sıfat] Ticari bir amaçla geniş topluluklara tanıtılmak istenen bir şeyi basın ve yayım yoluyla duyuran
CİLALI

  1. [sıfat] Cilası olan, cila sürülmüş, cila ile parlatılmış; mücella
    • "Ev sahibi, cilalı basma resmi tablo yerine astı." (Falih Rıfkı Atay)
İTİLAF

Kelime Kökeni: Arapça iʾtilāf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız anlaşma
İLANEN

Kelime Kökeni: Arapça iʿlānen

  1. [zarf, eskimiş] Duyuru yoluyla
BİİLAÇ

Kelime Kökeni: Farsça bī + Arapça ʿilāc

  1. [sıfat] Bakınız ilaçsız
  2. [zarf, mecaz] Umutsuz olarak, çaresiz bir biçimde
    • "Kim bilir, saat kaçlara kadar aç ve biilaç duracağız." (Sermet Muhtar Alus)
PİLAKİ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] İçine soğan, sarımsak, maydanoz, havuç vb. katılarak zeytinyağıyla pişirilen ve soğuk olarak yenen yemek
    • "Balık pilakisi."
  2. [sıfat, argo] Aptal, ahmak
TEKİLA

Kelime Kökeni: İngilizce tequila

  1. [isim] Sert bir Meksika içkisi
    • "Yine öteki duvarı boydan boya kaplayan barda viski, şarap, rom, absent, likör, votka, rakı, konyak, bira, cin, tekila, şampanya şişeleri…" (Ahmet Ümit)
FİLATO

Kelime Kökeni: İtalyanca filato

  1. [isim] Çeşitli ağaç kaplamalarından elde edilen, tek veya çok renkli, dar ve uzun şeritler biçimdeki bir kaplama türü
    • "Sedef şekilleri birbirinden ayıracak olan gümüş filatoyu tezgâhın üzerine bıraktı, gülümsedi." (Emine Işınsu)
İPTİLA

Kelime Kökeni: Arapça ibtilāʾ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız düşkünlük
    • "Süse ve mücevhere iptilasını anlatmak için yapılan mübalağalara inanmak lazım." (Peyami Safa)
MİLADİ

Kelime Kökeni: Arapça mīlādī

  1. [sıfat] Milada dayanan, milatla ilgili olan
İLARYA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Gümüş balığının küçüğü
İSTİLA

Kelime Kökeni: Arapça istīlāʾ

  1. [isim] Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme
    • "İstanbul'a geldiğim zaman Habeşistan istilası başlamak üzereydi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bakınız kaplama
FANİLA

Kelime Kökeni: İtalyanca flanella

  1. [isim] Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı; atlet
    • "Nihat'ı birkaç fanila ile sımsıkı giydirerek bitişik odada, karyolaya oturttu." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] Yumuşak yünden örülmüş veya dokunmuş, hafif ve gevşek (kumaş)
    • "Fanila örtü."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü