İçinde ila olan 10 harfli 28 kelime var. İçerisinde İLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ila olan kelimeler listesine ya da sonu ila ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ALİ, İLA
2 Harfli Kelimeler
AL, İL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CİLASIZLIK
-
-
[isim]
Cilasız olma durumu
-
[isim]
Cilasız olma durumu
- İLAÇSIZLIK
-
-
[isim]
İlaçsız olma durumu
-
[isim]
İlaçsız olma durumu
- TEŞKİLATÇI
-
-
[isim]
Bakınız örgütçü
- "Ümmi fakat şiddetli bir teşkilatçı idi."
-
[isim]
Bakınız örgütçü
- İLAHLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
İlah durumuna veya biçimine gelmek
-
[mecaz]
Yücelmek, çok beğenilmek, hayranlık uyandıran bir duruma gelmek
- "Sanki biraz güneş içmiş gibi sendeleriz ve biraz ilahlaştığımızı duyarız."
-
[nesnesiz]
İlah durumuna veya biçimine gelmek
- FİLATELİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca philatéliste
-
[isim]
Bakınız pulcu
-
[isim]
Bakınız pulcu
- VENTİLATÖR
-
Kelime Kökeni: İngilizce ventilator
-
[isim, tıp]
Bakınız solunum cihazı
-
[isim, tıp]
Bakınız solunum cihazı
- FİLARMONİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca philharmonique
-
[isim]
Müzikseverlerin kurduğu dernek
-
[sıfat, müzik]
Müziği seven (kimse)
-
[isim]
Müzikseverlerin kurduğu dernek
- TENZİLATLI
-
-
[sıfat]
Bakınız indirimli
- "Tenzilatlı satışlar başladı."
-
[sıfat]
Bakınız indirimli
- TAFSİLATLI
-
-
[sıfat]
Bakınız ayrıntılı
- "Rakamların bana bildirdiği haberi, bu ses, daha tafsilatlı olarak kulağıma haykırıp durmaktadır."
-
[sıfat]
Bakınız ayrıntılı
- SUZİDİLARA
-
Kelime Kökeni: Farsça sūz + dilārā
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
- SİLAHLAMAK
-
-
[-i]
Silahlı duruma getirmek
-
[-i]
Silahlı duruma getirmek
- CİLALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Cilalama işine konu olmak
- "Böylece Çinlilerin yaptığı resim cilalanmış duvara yansıdı."
-
[nesnesiz]
Cilalama işine konu olmak
- HİLAFSIZCA
-
-
[zarf]
Hilafsız bir biçimde
-
[zarf]
Hilafsız bir biçimde
- İLAÇLANMAK
-
-
[nesnesiz]
İlaçlama işi yapılmak
-
[nesnesiz]
İlaçlama işi yapılmak
- VANTİLATÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca ventilateur
-
[isim]
Sıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet; fan (I)
- "Babası, vantilatörün sesine ve dönüşüne tahammül edemezmiş."
-
Bazı tarım alet veya makinelerinde tohumları savurmak, temizlemek için içeriye hava çeken alet
-
Motorlu taşıtların iç havasını değiştirmeye yarayan düzen
-
Mekanik veya elektronik bir aletin soğutma düzeneği
-
[isim]
Sıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet; fan (I)
- SİLAHENDAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça silāḥ + Farsça -endāz
-
[isim, eskimiş]
Gereğinde karaya çıkarılan, özellikle tüfeklerle donatılmış deniz eri
-
[isim, eskimiş]
Gereğinde karaya çıkarılan, özellikle tüfeklerle donatılmış deniz eri
- SİLAHÇILIK
-
-
[isim]
Silahçı olma durumu
-
[isim]
Silahçı olma durumu
- CİNSİLATİF
-
Kelime Kökeni: Arapça cins + laṭīf
-
[isim]
Güzel, alımlı, hoşa giden kadın
- "Raif kulun, cinsilatife karşı, o visalin bahşettiğin cüheladan çok daha mizaçgirdir."
-
[isim]
Güzel, alımlı, hoşa giden kadın
- BİLAVASITA
-
Kelime Kökeni: Arapça bilāvāsiṭa
- SİLAHLILIK
-
-
[isim]
Silahlı olma durumu
-
[isim]
Silahlı olma durumu