İçinde il olan 5 harfli 176 kelime var. İçerisinde İL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında il olan kelimeler listesine ya da Sonu il ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİLET

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Derinliği her yerinde aynı olan sığ su alanı

MUHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Dokunan, bozan, ihlal eden

İLAVE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Katma, ekleme, ulama
    • "Bu istilanın nasıl bir facia olduğunu Avrupa tarihçileri iyi yazdıkları için bir kelime ilave etmeye lüzum yoktur." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Eklenmiş, katılmış parça
  3. Arttırma, büyütme, abartma
  4. Ek

BİLYE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, zıpzıp
  2. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak

SİLİŞ

  1. [isim] Silme işi veya biçimi

HAMİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Elinde bulunduran, üzerinde taşıyan
    • "Hamil olduğu mektubu gösterdi."

İKLİL
...
FOSİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl
  2. Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse

METİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doymuş hidrokarbon kökleri serisinin ilk basamağı

DAHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işe karışmış olma, karışma
    • "Yok, paşa kardeş, bu zaferde benim dahlim yok." (Feridun Fazıl Tülbentçi)

DİLME

  1. [isim] Dilmek işi
  2. Dört köşe kesilmiş ağaç

EVCİL

  1. [sıfat] Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı
    • "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim." (Nezihe Araz)
  2. Yerli

ŞİLEM

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Briçte bir ekibin, en çok bir el vererek yaptığı oyun

İLHAN

  1. [isim] İmparator
  2. İran Moğollarında hükümdarın unvanı

CAHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Öğrenim görmemiş, okumamış
    • "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bu konularda yeni kuşağın yanında her zaman cahil kalmaya mahkûmuz." (Haldun Taner)
  2. Bilgisiz
  3. Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan
    • "Bu doktorun karşısında cahil, aptal oluyorum." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız)
    • "Esasta batıl itikatlara inanmış cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)

TEVİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir sözü veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, çevri
    • "Bu münasebetsizliği tevil edecek kimsede kudret kalmamıştı." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Ne kadar inkâr etse hırsızlığı tevil götürmüyordu." (Ömer Seyfettin)

SAHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı
    • "Bir gün, adanın sahilinde, bir soğan yüklü kayık gelip demirledi." (Sait Faik Abasıyanık)

KİLİT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti
    • "Sonunda kapının kilidi göz yaşlarıma dayanamadı." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "O gün her tarafı kilit kürek altına aldı." (Ömer Seyfettin)
    • "... evime kilit kürek ol diye onun sırtını okşar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka
  3. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık

BİLİŞ

  1. [isim] Canlının, bir nesne veya olayın varlığına ilişkin bilgili ve bilinçli duruma gelmesi, vukuf
    • "Eyfel'in büyük bir kule olduğunu bilmek cinsinden bir biliş..." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Hiç kimse bu kara yağız garip yiğide biliş çıkmadı." (Kemal Tahir)
  2. Bildik, tanıdık, dost

DİLİŞ

  1. [isim] Dilme işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü