İçinde il olan 4 harfli 65 kelime var. İçerisinde İL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında il olan kelimeler listesine ya da sonu il ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İLMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿilmī
-
[sıfat]
Bakınız bilimsel
- "Tarihin karmakarışık olayları ilmî metotlarla incelenebilir mi?"
-
[sıfat]
Bakınız bilimsel
- İLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça ilāh
-
[isim]
Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
- "Müzik dünyasının ilahı. Moda ilahı."
-
[din bilimi]
Bakınız tanrı
-
[isim]
Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
- İLGİ
-
-
[isim]
İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık; alaka, taalluk
-
[kimya]
Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik
-
[ruh bilimi]
Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi
-
[ruh bilimi]
Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma
- "Sesimi duyan Ayça da geliyor yanıma, kardeşinin tersine ilgiyle sokuluyor bana."
-
[isim]
İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık; alaka, taalluk
- BİLA
-
Kelime Kökeni: Arapça bilā
-
[eskimiş]
Genellikle Arapça kelimelerin başına gelen, Türkçedeki -sız/-siz, -maksızın/-meksizin, -madan/-meden eklerine karşılık olan ön ek
-
[eskimiş]
Genellikle Arapça kelimelerin başına gelen, Türkçedeki -sız/-siz, -maksızın/-meksizin, -madan/-meden eklerine karşılık olan ön ek
- AMİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāmil
-
[isim]
Bakınız etken
- "Acaba bu cereyan ne gibi tarihî amillerin tesiriyle doğdu."
-
[isim]
Bakınız etken
- BİLE
-
-
[bağlaç]
Cümlede kendinden önceki ögeyi belirli duruma getiren bir söz; dahi
- "Dayak yemedim, azar bile işitmedim."
-
[edat, eskimiş]
"İle" anlamında kullanılan bir söz
- "Yarın olsun, hayır bile gelsin."
-
[zarf]
Bakınız üstelik
- "Türkü çağırmak şöyle dursun, konuşamıyorduk bile."
-
[bağlaç]
Cümlede kendinden önceki ögeyi belirli duruma getiren bir söz; dahi
- HİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥīle
-
[isim]
Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen; al (II), dolap, dümen, oyun, ayak oyunu, fen, fent, fesat, nakış
-
Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma
- "Bu sütte hile var."
-
[isim]
Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen; al (II), dolap, dümen, oyun, ayak oyunu, fen, fent, fesat, nakış
- ACİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿācil
-
[sıfat]
Hemen yapılması gereken; ivedi, ivedili, evgin, müstacel
-
[sıfat]
Hemen yapılması gereken; ivedi, ivedili, evgin, müstacel
- ZAİL
-
Kelime Kökeni: Arapça zāʾil
-
[sıfat, eskimiş]
Yok olan, ortadan kalkan
-
Sürekli olmayan
-
[sıfat, eskimiş]
Yok olan, ortadan kalkan
- ZİLE
-
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
- ÇİLE
-
Kelime Kökeni: Farsça çille
-
[isim]
Bakınız sıkıntı
- "Bizim bu dünyadaki hayatımız da bir çileden ibaret olduğu düşünülecek olursa en münasip çilenin de burada olması icap ediyordu."
-
[din bilimi]
Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem
-
[isim]
Bakınız sıkıntı
- HAİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāʾil
-
[isim, eskimiş]
Bakınız engel
- "Turan kıtasının ülkeleri arasında gidip gelmek için hiçbir hail yoktur."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız engel
- KAİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāʾil
-
[sıfat, eskimiş]
Söyleyen
-
İnanmış, aklı yatmış
- "İkimiz de bu odayı tutmakla çok akıllılık ettiğimize kaildik."
-
[sıfat, eskimiş]
Söyleyen
- FİİL
-
Kelime Kökeni: Arapça fiʿl
-
[isim]
Bakınız eylem
-
[dil bilgisi]
Bir kılışı, bir oluşu veya bir durumu anlatan, zaman ve kiplerle çekimlenebilen, -ma- ekiyle olumsuz biçimi yapılabilen kelime türü; eylem
-
[isim]
Bakınız eylem
- KİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça keyle
-
[isim]
Genellikle tahıl ölçmede kullanılan belirli hacimdeki kap; ölçek
- "Mercimek kile kile / Ölçerler sile sile"
-
[isim]
Genellikle tahıl ölçmede kullanılan belirli hacimdeki kap; ölçek
- KİLO
-
Kelime Kökeni: Fransızca kilo
-
[isim, matematik]
Bakınız kilogram
- "İki kilo şeker."
-
[spor]
Halter sporunda barın iki ucuna yerleştirilen ve ağırlığı oluşturan parça
-
[isim, matematik]
Bakınız kilogram
- DİLİ
-
-
Bakınız dil (dil kelimesinin üçüncü tekil kişi iyelik ekli biçimi)
-
Bakınız dil (dil kelimesinin üçüncü tekil kişi iyelik ekli biçimi)
- KİLS
-
Kelime Kökeni: Arapça kils
-
[isim, eskimiş, mineraloji]
Bakınız kireç taşı
-
[isim, eskimiş, mineraloji]
Bakınız kireç taşı
- İLİÇ
-
-
[isim]
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
- EĞİL
-
-
[isim]
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri