İçinde il olan 3 harfli 11 kelime var. İçerisinde İL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında il olan kelimeler listesine ya da sonu il ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İLK

  1. [sıfat] Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen; öncel, son karşıtı
  2. [isim] Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni
    • "İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk." (Necati Cumalı)
  3. [zarf] Birinci olarak, en başta
    • "İşte, önüme ilk çıkan kitapçıda, önüme ilk çıkan İngilizce kitaplara bakıyorum." (Adalet Ağaoğlu)
İLE

  1. [edat] Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
    • "Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz." (Ömer Seyfettin)
  2. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz
    • "Koca Osman önde ötekiler arkada çarşıdan geçerlerken dükkâncılar, manifatura, bakırcı, ayakkabıcı, demirci esnafı dışarı uğrayıp Koca Osman'ı hayretle seyrettiler." (Yaşar Kemal)
  3. [bağlaç] Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz
    • "Gelmeleri ile gitmeleri bir oldu."
    • "İşte bunun da İlyas'la Osman kadar yaşı." (Sevinç Çokum)
İLA

Kelime Kökeni: Arapça ilā

  1. [bağlaç] Belirtilen sayıların da dâhil edildiği aralığı anlatan söz
    • "Bugün Ege'de rüzgâr üç ila beş kuvvetinde esecekmiş."
DİL

  1. [isim] Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ; tat alma organı
    • "Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki..." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [dil bilimi] İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan, uzlaşmaya dayalı olarak oluşturulmuş sesli veya görsel işaretler sistemi; lisan, zeban
    • "Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi
    • "Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek, güneşe âşıktır." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  4. Belli mesleklere özgü söz dağarcığı
    • "Hukuk dili."
  5. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı
    • "Hiçbir zaman onların arasına katılabilecek bir dil bulamadım." (Reha Mağden)
  6. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri
    • "Terazi dili."
  7. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili
    • "Birkaç dilim ekmek, ince bir iki dilim peynir veya dil, bazen de haşlanmış bir sebze yemeği." (Sait Faik Abasıyanık)
  8. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası
  9. [tarih] Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak
  10. [coğrafya] Bakınız kıstak
  11. [denizcilik] Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek
    • "İki dilli makara."
  12. [müzik] Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak
  13. [ağızlardan] Bakınız anahtar
PİL

Kelime Kökeni: Fransızca pile

  1. [isim] Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araç; batarya
MİL

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Selin sürükleyip getirdiği çok küçük taneli çamurlaşmış kum ve toprak karışımı
KİL

Kelime Kökeni: Farsça gil

  1. [isim] Islandığı zaman kolayca biçimlendirilebilen yumuşak ve yağlı toprak
ZİL

Kelime Kökeni: Farsça zil

  1. [isim] İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç
    • "En öfkelendiği şey de gecenin bir saatinde zillerle uyandırılmak." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [müzik] Birbirine çarparak ses çıkartmak için parmaklara veya tefin kasnağındaki deliklere takılan yuvarlak, metal nesne
    • "Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle / Her kalbi dolduran zile, her sineden ole!" (Yahya Kemal Beyatlı)
NİL

  1. [isim] Doğu Afrika'dan doğup Sudan ve Mısır'dan geçerek Akdeniz'e dökülen, dünyanın en uzun ırmaklarından biri
FİL

Kelime Kökeni: Arapça fīl

  1. [isim, hayvan bilimi] Filgillerin hortumlular takımından, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan (Elephas)
  2. Satrançta çapraz hareket ettirilen taş
ÇİL

  1. [isim, hayvan bilimi] Orman tavuğugillerden, eti için avlanan, ormanlarda yaşayan bir kuş; dağ tavuğu (Tetrastes bonasia)
    • "… sabah erken Edirne’den giderken bir sürü çil görerek indik otodan." (Zeyneb Halim)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü