İçinde il olan 10 harfli 1096 kelime var. İçerisinde İL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında il olan kelimeler listesine ya da sonu il ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜDERİLEME
-
-
[isim]
Güderilemek işi
-
[isim]
Güderilemek işi
- EKMEKÇİLİK
-
-
[isim]
Ekmekçinin yaptığı iş
-
[isim]
Ekmekçinin yaptığı iş
- HALEDİLMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫal´ + Türkçe edilmek
-
[nesnesiz]
Tahttan indirilmek
- "Haledilmiş hükümdarlar gibi kendisine sadık kalan tek hizmetçisiyle yaşamaya başladı."
-
[nesnesiz]
Tahttan indirilmek
- BEDİİLEŞME
-
-
[isim]
Bediileşmek işi
-
[isim]
Bediileşmek işi
- İŞGALCİLİK
-
-
[isim]
İşgalci olma durumu
-
[isim]
İşgalci olma durumu
- FENAFİLLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça fenāfillah
-
[isim, din bilimi]
Allah'ın varlığı içinde yok olma
-
[isim, din bilimi]
Allah'ın varlığı içinde yok olma
- SİLEBİLMEK
-
-
[-i]
Silme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Silmeyi becermek
-
[-i]
Silme ihtimali veya imkânı bulunmak
- KAYABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Kayma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Kayma becerisi bulunmak
-
[nesnesiz]
Kayma ihtimali veya imkânı bulunmak
- YÜKLENİLME
-
-
[isim]
Yüklenilmek işi
-
[isim]
Yüklenilmek işi
- SÜZEBİLMEK
-
-
[-i]
Süzme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Süzmeye gücü yetmek
-
[-i]
Süzme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BİLGİYAZAR
-
-
[isim]
Elektronik sistemle dizgi yapan alet
-
[isim]
Elektronik sistemle dizgi yapan alet
- BAHÇECİLİK
-
-
[isim]
Bahçecinin yaptığı iş
- "Bahçecilik yapanlar için, temel uğraşı toprak olanlar için göçmek bir bakıma ölüm demek..."
-
[isim]
Bahçecinin yaptığı iş
- SİLKELEMEK
-
-
[-i]
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek
- "Avcı, elinde ipi silkeleyerek hafif, sanki balıklarını ürkütmek istemiyormuş gibi yavaş yavaş ağını çekiyordu."
-
Kuvvetle sarsmak
- "Birini yakasından tutup silkelemek."
-
[mecaz]
Bakınız dövmek
-
[mecaz]
Sarsmak, etkilemek
-
[mecaz]
Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak
- "Seni ben değil amma bu çeneyle galiba damadın sokağa silkeleyecek."
-
[-i]
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek
- BİTİMLİLİK
-
-
[isim]
Sonlu olma durumu
- "Akşam çoğunlukla öznenin bitimliliği algıladığı an olurken sabah imgesi daha uygun düşer ruhunun eğilimlerine."
-
[isim]
Sonlu olma durumu
- ETKİLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Etkiye uğramak; müteessir olmak
- "Bu duygusal atmosferden etkileniyorum."
-
[nesnesiz]
Etkiye uğramak; müteessir olmak
- VADEDİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Vadetme işi yapılmak
- "Bir rivayete göre Şahin Efendi atlatıldığı takdirde başmuallimlik bu sefer kati olarak ona vadedilmişti."
-
[nesnesiz]
Vadetme işi yapılmak
- TÜFEKÇİLİK
-
-
[isim]
Tüfek yapma, onarma veya satma işi
- "Tüfekçilik zanaatıyla geçimini temin eden Salih Baba, Erzincan imamlarından Mustafa Efendi adında birinin oğludur."
-
[isim]
Tüfek yapma, onarma veya satma işi
- KIDEMLİLİK
-
-
[isim]
Kıdemli olma durumu
-
[isim]
Kıdemli olma durumu
- GÖVDELİLİK
-
-
[isim]
Gövdeli olma durumu
-
[isim]
Gövdeli olma durumu
- ARANABİLME
-
-
[isim]
Aranabilmek işi
-
[isim]
Aranabilmek işi