İçinde id olan 5 harfli 38 kelime var. İçerisinde İD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında id olan kelimeler listesine ya da Sonu id ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GİDİŞ

  1. [isim] Gitme işi
    • "Böyle birdenbire gidişine şaştım."
  2. Gitme biçimi, tempo
    • "Bu gidişle ancak akşama varırız."
  3. Tutum, durum, davranış
    • "Bu gidişle söyleyeceği de yok galiba!" (Osman Cemal Kaygılı)

CİDAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Duvar
  2. Zar

CİDDİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Şaka olmayan, gerçek
    • "Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı." (Tarık Buğra)
    • "Halkımız sanatçıyı baştan beri pek ciddiye almaz, ona bir delişmen gözüyle bakar." (Tomris Uyar)
  2. Ağırbaşlı
    • "Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. Titizlik gösterilen, önem verilen
    • "Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur." (Haldun Taner)
  4. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik
    • "Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık." (Burhan Felek)
  5. Eğlendirme amacı gütmeyen
  6. Gülmeyen
    • "O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  7. Güvenilir, sağlam, önemli
    • "Ciddi bir gazetede genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor." (Orhan Seyfi Orhon)
  8. [zarf] Önem vererek, gerçek olarak
    • "Size bunu ciddi söylüyorum, yalan değil!"
  9. [zarf] Güvenilir biçimde
    • "Ciddi görünerek göze girmeye çalışıyormuş." (Refik Halit Karay)

FİDYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tutsak edilen veya rehin alınan bir kimsenin serbest bırakılması için istenen para, kurtulmalık, fidyeinecat
    • "Baskı altında tutulduğunu bilip fidye vaat ederek seni kaçıracak birini aramışım." (Kemal Bilbaşar)

İDAME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sürdürme, devam ettirme

İDRAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme
    • "Kişilik idraklerle doğar, diyenler de var." (Çetin Altan)
    • "Yaşamak onun için sadece, tahminlerinin doğru çıkışını idrak etmek demektir." (Haldun Taner)
  2. Erişme, ulaşma
    • "Cumhuriyetin yetmiş beşinci yılını idrak ettik."
  3. Algı

İDRAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik
    • "Kan, idrar, bilmem ne tahlilleri filan bile bize esaslı bir şey söylemez." (Reşat Nuri Güntekin)

ABİDE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anıt

SİDİK

  1. [isim] İdrar
    • "Bodrum, şimdi keskin bir eski çamaşır, sidik kokusu içinde idi." (Sait Faik Abasıyanık)

DİDON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Halkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona

BİDAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İslam dininde Hz. Muhammed zamanından sonra ortaya çıkan değişik yargılar ve ilkeler
  2. Sonradan türeyen şey

CİDAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Savaşma, cenk
  2. Ağız kavgası, çekişme

GİDON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yönelteç
    • "Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun!" (Burhan Felek)
  2. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors

MİDYE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Yassı solungaçlı, yumuşakçalardan, kabukları birbirine eşit, denizlerin kayalık yerlerinde kümeler durumunda yaşayan eti yenir bir hayvan (Mytilus)

İDMAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vücudun gücünü artırmak için yapılan alıştırma
    • "Evinden yalnız idman yapmak için çıktığına eminim." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir spor dalında yapılan alıştırma, hazırlık çalışması, alıştırma, çalışım, egzersiz, antrenman
  3. Herhangi bir duruma veya şeye alışkanlık kazanma
    • "İçkide Tosun Ağa kadar değilse de hemen ona yakın idmanı vardı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

HİDİV

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen unvan

FİDAN

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Yeni yetişen ağaç veya ağaççık
    • "Elma fidanı. Gül fidanı."
    • "Fidan gibi bir boy, yağız bir çehre, üst dudağında hafif bir gölge." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  2. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme
    • "Evlendiklerinin haftası, oraya iki gül fidanı dikmişlerdi." (Peyami Safa)

VİDEO

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Hem görüntü hem de ses kaydedebilen, daha önce kasete kaydedilmiş görüntü ve sesleri ekrana yansıtan aygıt, videoteyp

DİDİM
...
LİDYA
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü