İçinde id olan 5 harfli 38 kelime var. İçerisinde İD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında id olan kelimeler listesine ya da Sonu id ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İDDİA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sav
- "Mahkemenin elinde bu iddiaları yalanlayacak bir belge yoktu." (Tarık Buğra)
- "Selim gözleriyle görmüş gibi iddia ediyor." (Peyami Safa)
- "Balkonda yan yana oturmuş, bir yandan tutulan ayı izlerken, bir yandan da iddiaya girmiştik." (Nazlı Eray)
-
Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösterme
- "Yazarlık iddiasında ama..."
-
[isim]
Sav
- VİDEO
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Hem görüntü hem de ses kaydedebilen, daha önce kasete kaydedilmiş görüntü ve sesleri ekrana yansıtan aygıt, videoteyp
-
[isim]
Hem görüntü hem de ses kaydedebilen, daha önce kasete kaydedilmiş görüntü ve sesleri ekrana yansıtan aygıt, videoteyp
- KAİDE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kural
- "Onları sıkmamak için bahçeyi terk etmek zarafetin en sade kaidelerindendi." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık, duraç, taban, ayaklık
- "Güneşten yanmamış tarafı fil dişi bir sütunun kaidesine benziyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Kalça
-
[isim]
Kural
- İDMAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Vücudun gücünü artırmak için yapılan alıştırma
- "Evinden yalnız idman yapmak için çıktığına eminim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Bir spor dalında yapılan alıştırma, hazırlık çalışması, alıştırma, çalışım, egzersiz, antrenman
-
Herhangi bir duruma veya şeye alışkanlık kazanma
- "İçkide Tosun Ağa kadar değilse de hemen ona yakın idmanı vardı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Vücudun gücünü artırmak için yapılan alıştırma
- GİDİM
- ...
- İDADİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Lise derecesindeki okul
-
[isim]
Lise derecesindeki okul
- HİDİV
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen unvan
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen unvan
- İDAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sürdürme, devam ettirme
-
[isim]
Sürdürme, devam ettirme
- LİDER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Önder, şef
- "İhtilal partisinin liderini yakından ilk defa tanıyacaktım." (Falih Rıfkı Atay)
-
Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse
- "Politika kargaşalarına gömülmüş liderler, ufukta bekleyen tehlikeyi göremiyorlardı." (Samiha Ayverdi)
-
Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı
-
[isim]
Önder, şef
- CİDAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Savaşma, cenk
-
Ağız kavgası, çekişme
-
[isim]
Savaşma, cenk
- BİDON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap
-
[isim]
İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap
- DİDİM
- ...
- AKİDE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnanç
- "Akidesini esvap gibi değiştirebilen, vicdanını adi bir eşya gibi satan insanlar bu dünyada az değildir." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
İnanç
- İDARİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yönetimsel
-
[sıfat]
Yönetimsel
- GİDİŞ
-
-
[isim]
Gitme işi
- "Böyle birdenbire gidişine şaştım."
-
Gitme biçimi, tempo
- "Bu gidişle ancak akşama varırız."
-
Tutum, durum, davranış
- "Bu gidişle söyleyeceği de yok galiba!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Gitme işi
- İDRAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik
- "Kan, idrar, bilmem ne tahlilleri filan bile bize esaslı bir şey söylemez." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik
- ANİDE
-
-
[zarf]
Ansızın
-
[zarf]
Ansızın
- İDRAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme
- "Kişilik idraklerle doğar, diyenler de var." (Çetin Altan)
- "Yaşamak onun için sadece, tahminlerinin doğru çıkışını idrak etmek demektir." (Haldun Taner)
-
Erişme, ulaşma
- "Cumhuriyetin yetmiş beşinci yılını idrak ettik."
-
Algı
-
[isim]
Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme
- LİDYA
- ...
- DİDON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Halkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona
-
[isim]
Halkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona