İçinde ic olan 7 harfli 62 kelime var. İçerisinde İC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ic olan kelimeler listesine ya da sonu ic ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AZERİCE
-
-
[isim]
Bakınız Azerbaycan Türkçesi
- "Azericenin özellikleri diye gösterilen kimi özellikler Anadolu Türkçesinde de vardır."
-
[isim]
Bakınız Azerbaycan Türkçesi
- BİÇKİCİ
-
-
[isim]
Kumaşı belli bir modele göre biçen kimse
-
[isim]
Kumaşı belli bir modele göre biçen kimse
- MİLLİCİ
-
-
[isim, tarih]
Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara hükûmeti yanlısı
- "Vicdan'ın babası yeni ölmüştü, millîcilerin Alaşehir'de güçlendiğini görmeden."
-
[isim, tarih]
Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara hükûmeti yanlısı
- İRTİCAL
-
Kelime Kökeni: Arapça irticāl
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Bakınız doğaç
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Bakınız doğaç
- DELİCOŞ
-
-
[sıfat]
Hareketlerinde ve sözlerinde ölçülü olmayan, kabına sığmayan, çok coşkulu
- "… aşk diye yangınlara yangınlara çizsem seni bıkmadan. Delicoş gönlüm!"
-
Hızlı, birdenbire ve sert bir biçimde hareket eden
- "Sen öyle delicoş esip durma."
-
[sıfat]
Hareketlerinde ve sözlerinde ölçülü olmayan, kabına sığmayan, çok coşkulu
- SERPİCİ
-
-
[isim]
Su, tuz, tohum vb. serpen veya saçan alet
- "Bu panoramanın günlük hayattaki belirtileri yer yer ümit kırıcı, hatta dehşet verici ve bozgun tohumları serpici oluyor..."
-
[isim]
Su, tuz, tohum vb. serpen veya saçan alet
- İYİCENE
-
-
[zarf, ağızlardan]
Tam olarak, adamakıllı
- "Çocuk yüreğime ürküntüler salar, anamın örselenmiş eteklerine yapışırdım iyicene."
-
[zarf, ağızlardan]
Tam olarak, adamakıllı
- SİCİLLİ
-
-
[sıfat]
Sicile geçmiş, sicili defterine işlenmiş; müseccel
-
[mecaz]
Suçu sicile geçmiş; sabıkalı, müseccel
-
[sıfat]
Sicile geçmiş, sicili defterine işlenmiş; müseccel
- ERİTİCİ
-
-
[isim, fizik]
Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim
-
[isim, fizik]
Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim
- BİRİCİK
-
-
[sıfat]
Eşi, benzeri olmayan ve çok sevilen; bir tane
- "Onun derslerinde biricik zaman ve mekân ölçüsü diyalogdur."
-
[sıfat]
Eşi, benzeri olmayan ve çok sevilen; bir tane
- ÜRETİCİ
-
-
[isim, ticaret]
Üretimle uğraşan kimse; yetiştirici, müstahsil, prodüktör, tüketici karşıtı
- "Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır."
-
[sıfat]
Üretim sağlayan
-
[isim, ticaret]
Üretimle uğraşan kimse; yetiştirici, müstahsil, prodüktör, tüketici karşıtı
- STİCKER
-
Kelime Kökeni: İngilizce sticker
-
[isim]
Bakınız çıkartma
-
[isim]
Bakınız çıkartma
- ARAMİCE
-
-
[isim]
Sami dil ailesinin Batı lehçelerini içine alan ve MÖ 9. yüzyılda kullanılmaya başlanıp bugün bazı ağızları Anadolu’da Mardin, Kuzey Irak’ta Musul çevreleriyle İran’da Urmiye Gölü’nün doğu kıyılarında çok az kişi tarafından konuşulan yarı ölü bir dil; Aramca
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Sami dil ailesinin Batı lehçelerini içine alan ve MÖ 9. yüzyılda kullanılmaya başlanıp bugün bazı ağızları Anadolu’da Mardin, Kuzey Irak’ta Musul çevreleriyle İran’da Urmiye Gölü’nün doğu kıyılarında çok az kişi tarafından konuşulan yarı ölü bir dil; Aramca
- TELLİCE
-
-
[isim]
Tek kadın tarafından oynanan bir oyun türü
-
[isim]
Tek kadın tarafından oynanan bir oyun türü
- İPLİCİK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus)
- SERGİCİ
-
-
[isim]
Mallarını sergileyerek satan kimse
-
[isim]
Mallarını sergileyerek satan kimse
- TESTİCİ
-
-
[isim]
Testi yapan veya satan kimse
-
[isim]
Testi yapan veya satan kimse
- YERGİCİ
-
-
[isim]
Yerme huyu olan kimse; heccav
-
Yergi yazan kimse; taşlamacı
-
[isim]
Yerme huyu olan kimse; heccav
- PARTİCİ
-
-
[isim]
Parti üyesi; fırkacı
- "Particiler köyleri dolaşıyorlar."
-
Bir partiye çok bağlı olan, o partinin öğretisini savunmayı, onun çıkarlarını korumayı amaç edinen kimse; fırkacı, partizan
- "İnce işlere pek aklı ermezdi, politikacı ve partici sayılmazdı."
-
Siyasi gücünü yalnız kendi yandaşlarına çıkar sağlamak için kullanan kimse; fırkacı, partizan
-
[isim]
Parti üyesi; fırkacı
- HİNDİCİ
-
-
[isim]
Hindi yetiştiren ve satan kimse
-
[isim]
Hindi yetiştiren ve satan kimse