İçinde ic olan 6 harfli 61 kelime var. İçerisinde İC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ic olan kelimeler listesine ya da Sonu ic ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DİKİCİ

  1. [isim] Tarımla uğraşan kimse, çiftçi
  2. Sökük ayakkabıları onaran kimse
  3. Yeni yapılan ayakkabıların dikiş işini yapan kimse
  4. Dikişçi

YİYİCİ

  1. [sıfat] Yiyen
    • "Et yiyici hayvanlar."
  2. Rüşvet alan (kimse), mürtekip
  3. Çok yiyen, obur

MANİCİ
...
ÇİNİCİ

  1. [isim] Çini yapan veya satan kimse

SAHİCİ

  1. [sıfat] Sahte olmayan, gerçek, yapma karşıtı
    • "Sana tatlı ve sahici bir masal söyleyeyim de onu dinle!" (Sermet Muhtar Alus)

EĞRİCE

  1. [sıfat] Az eğri olan

İLTİCA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Güvenilir bir yere sığınma, sığınma
    • "Kovalıyorlarmış, kaçmış, saklanmak için saraya iltica etmek istemiş." (Aka Gündüz)

DİZİCİ

  1. [isim] Dizgici

İCRAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yapılan işler, çalışmalar, uygulamalar
    • "Edebiyat konusunda hükûmet daima bizim fikrimizi alır, ondan sonra icraata geçer." (Haldun Taner)

VİCDAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç
    • "Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir." (Aydın Boysan)

HİCRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yerden veya bir kimseden ayrılma, ayrılık
    • "Bu hicran, dudaklarına ezelî bir nakarat yapıştırmıştı." (Ömer Seyfettin)
  2. Ayrılığın neden olduğu onulmaz acı
    • "Başıma da konuyor konuyor aman martı kuşları / Gözlerimden boşalır hicran yaşları." (Orhan Veli Kanık)

SİLİCİ

  1. [isim] Silip temizleme, düzeltme, parlatma vb. işleri yapan kimse

GİDİCİ

  1. [sıfat] Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı
    • "Gidici müdür."
  2. Gitme durumunda bulunan, gitmek üzere olan
  3. Ölmek üzere olan
    • "Gidici bir hasta."

ESKİCE

  1. Biraz eski, çok yeni olmayan
    • "Biraz eskicelerinden seçilmiş olmakla beraber bana yakıştığını küçük kızı bile itiraf etti." (Memduh Şevket Esendal)

SEPİCİ

  1. [isim] Sepi işini yapan kimse, tabak (II), debbağ

DAHİCE
...
ENLİCE

  1. Eni biraz geniş
    • "Enlice bir kumaş parçası."

GEZİCİ

  1. [sıfat] Gezgin
    • "Gezici esnaf."
  2. Halka yardım amacıyla hizmet götüren

ESKİCİ

  1. [isim] Her türlü eski eşya alım satımıyla uğraşan kimse
  2. Eskimiş ayakkabıları onaran kimse

GEÇİCİ

  1. [sıfat] Çok sürmeyen
    • "Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim." (Peyami Safa)
  2. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı
    • "Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım?" (Halide Edip Adıvar)
  3. Bulaşan, bulaşıcı
  4. [isim] Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu
    • "Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor." (Cenap Şehabettin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü