İçinde i olan 8 harfli 3628 kelime var. İçerisinde İ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında i harfi olan kelimeler listesine ya da sonu i harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AJİTATÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca agitateur
-
[sıfat]
Bakınız körükleyici
-
Bakınız kışkırtıcı
- "Tamam bak, ne diyorlardı kışkırtıcıya, ajitatör; tamam bir iki ajitatör lazım bize."
-
[sıfat]
Bakınız körükleyici
- İSPENDEK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Levrek balığının küçüğü
-
[isim, hayvan bilimi]
Levrek balığının küçüğü
- ÖZSELLİK
-
-
[isim]
Özsel olma durumu
-
[isim]
Özsel olma durumu
- DRAMATİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca dramatique
-
[sıfat]
Sahne oyununa özgü olan
- "Bu oyunun dramatik çatısını ben koyacaktım."
-
İçinde gerilim, çatışma vb. olaylar bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay)
-
[mecaz]
Coşku veren, duyguları kamçılayan
-
[mecaz]
Bakınız acıklı
- "Hadiseler gösteriyor ki dramatik neticelerine rağmen her şey komik bir zemin üzerinde cereyan ediyor."
-
[sıfat]
Sahne oyununa özgü olan
- KEŞKESİZ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürmeyen
- "Keşkesiz, amasız adımlar atmamız gerektiğini söylüyorum."
-
"Keşke" sözünü kullanmayan
-
[zarf]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürmeden
-
[zarf]
"Keşke" sözünü kullanmadan
-
[sıfat]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürmeyen
- SOFİSTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca sophistique
-
[sıfat]
Sofistlere özgü
-
Safsatalı, yanıltmalı
-
[sıfat]
Sofistlere özgü
- GEÇMİŞLİ
-
-
[sıfat]
Bir geçmişi olan
-
[sıfat]
Bir geçmişi olan
- TEOLOJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca théologique
-
[sıfat]
Tanrı bilimiyle ilgili
-
[sıfat]
Tanrı bilimiyle ilgili
- PÖTİKARE
-
Kelime Kökeni: Fransızca petit-carré
-
[isim]
Küçük kareli kumaş; pitikare
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılan
- "... kahverengi, balıkçı yaka, kırçıllı kazağını altına giydiği bej pötikare gömlekle birlikte yukarıya doğru sıyırmıştı."
-
[isim]
Küçük kareli kumaş; pitikare
- KONFİRME
-
Kelime Kökeni: Fransızca confirmé
-
[sıfat]
"Doğrulamak, geçerlemek, onaylamak" anlamlarındaki konfirme etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Doğrulamak, geçerlemek, onaylamak" anlamlarındaki konfirme etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- TERKİPLİ
-
-
[sıfat]
Bileşim içeren
-
[edebiyat]
Bakınız tamlamalı
- "Türkçüler, terkipli lisanla beraber aruz veznini de millî edebiyatımızdan kovmaya karar verdiler."
-
[sıfat]
Bileşim içeren
- BAŞVEZİR
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça vezīr
-
[isim]
Vezirlik görevini yürüten en kıdemli ve yetkili vezir
- "Eski zamanlarda padişahın biri başvezirini azletmiş, ıssız bir köye sürmüş."
-
[isim]
Vezirlik görevini yürüten en kıdemli ve yetkili vezir
- SERDİVAN
-
-
[isim]
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
- TAKİGRAF
-
Kelime Kökeni: Fransızca tachygraphe
-
[isim, fizik]
Bakınız hızölçer
-
[isim, fizik]
Bakınız hızölçer
- BERİKİSİ
-
-
[zamir]
Bakınız beriki
-
[zamir]
Bakınız beriki
- NAZİRSİZ
-
-
[sıfat]
Benzersiz, eşsiz
- "Evvelce nazirsiz güzel olması lazım gelen yüzü artık buruşmuş."
-
[sıfat]
Benzersiz, eşsiz
- MİZAHSIZ
-
-
[sıfat]
Mizah içermeyen
-
[zarf]
Mizah olmadan
- "Çeyrek yüzyılı aşkın bir süre mizahsız yaşamış bir başka ülke daha var mı acaba?"
-
[sıfat]
Mizah içermeyen
- MEKANİZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca mécanisé
-
[sıfat, askerlik]
Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış (kıta veya birlik)
-
[sıfat, askerlik]
Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış (kıta veya birlik)
- MAKİNİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca machiniste
-
[isim]
Lokomotif, vapur, fabrika vb.nin makinesini işleten kimse
-
Makinelerden anlayan, makineleri onarabilen usta
-
[sinema]
Sinemalarda film makinesini çalıştıran kişi
-
[isim]
Lokomotif, vapur, fabrika vb.nin makinesini işleten kimse
- AMELİLİK
-
-
[isim]
Amelî olma durumu
- "Canım bunda amelîlik, nazarilik var mı?"
-
[isim]
Amelî olma durumu