İçinde i olan 6 harfli 2172 kelime var. İçerisinde İ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında i harfi olan kelimeler listesine ya da sonu i harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MARTİN

Kelime Kökeni: İngilizce (Friedrich Martini özel adından)

  1. [isim] Tek kurşun atan bir tür tüfek
    • "At martini Debreli Hasan, dağlar inlesin / Drama mahpusunda, aman dostlar dinlesin" (Halk türküsü)
ZEMBİL

Kelime Kökeni: Arapça zinbīl

  1. [isim] Hasırdan örülmüş saplı torba
    • "Evin sabah alışverişini yapmış, elimde zembil, çarşıdan dönüyorum." (Necati Cumalı)
FİBULA

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim] Ataş prensibiyle çalışan, bir elbisenin farklı kesimlerini birbirine iliştiren, tutturan bir çeşit kopça
FİSTÜL

Kelime Kökeni: Fransızca fistule

  1. [isim, tıp] Bakınız akarca
TEZYİN

Kelime Kökeni: Arapça tezyīn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız süsleme
SİLÜET

Kelime Kökeni: Fransızca silhouette

  1. [isim] Bir şeyin yalnız kenar çizgileriyle beliren görüntüsü
    • "İstanbul’un silüeti gittikçe belirsiz hâle geliyor ve yavaş yavaş ışıkları da birer ikişer sönüyordu." (Selçuk Ural)
  2. Bakınız gölge
    • "Bir kadın silüetinin koşarak silindiğini de görür gibi olmuştum." (Refik Halit Karay)
PARODİ

Kelime Kökeni: Fransızca parodie

  1. [isim, tiyatro] Ciddi sayılan bir eserin bir bölümü veya bütününü alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek biçim ile öz arasındaki karşıtlık kullanılarak gülünç etki yaratan bir oyun türü
İŞETME

  1. [isim] İşetmek işi
MİMOZA

Kelime Kökeni: Fransızca mimosa

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, çiçekleri sarı, bazı türleri beyaz veya menekşe renginde, yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi; gümüşi akasya (Mimosa)
    • "Fakat Emma, uzakta ilk mimozaların arasında tropikal bir lacivertlikle uzanan denize dalmıştı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
SPİRAL

Kelime Kökeni: Fransızca spiral

  1. [sıfat] Sarmal biçiminde olan
  2. [isim] Döl yatağı içine konan, gebeliği önleyici sarmal biçiminde araç
TELKİN

Kelime Kökeni: Arapça telḳīn

  1. [isim] Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama
    • "Bu telkin günlerce, haftalarca devam etti." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. [din bilimi] Bakınız talkın
  3. [ruh bilimi] Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi
    • "İçinden gelen gizli bir telkin altında hareket ediyordu." (Peyami Safa)
AMNEZİ

Kelime Kökeni: Fransızca amnésie

  1. [isim, tıp] Bakınız bellek yitimi
TEBDİL

Kelime Kökeni: Arapça tebdīl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız değiştirme
TEHCİR

Kelime Kökeni: Arapça tehcīr

  1. [isim] Göç ettirme, göç etmesine sebep olma; sürme (I)
PİRİNA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Zeytinin, sıkıldıktan sonra yağ bakımından zenginliğini yitirmeyen, gübre veya hayvan yemi olarak kullanılan küspesi
LALELİ

  1. [sıfat] Lale bulunan veya yetiştirilen (yer)
  2. Üzerinde lale deseni veya motifi bulunan
İNEGÖL

  1. [isim] Bursa iline bağlı ilçelerden biri
FELÇLİ

  1. [sıfat] Bakınız inmeli
    • "En güçlü yanınızı felçli yahut ölü göstermeye uğraşıyorlar." (Ahmet Kabaklı)
HARİTA

Kelime Kökeni: Arapça ḫarīṭa

  1. [isim, coğrafya] Coğrafya, tarih, dil, nüfus vb. konularda yeryüzünün bütününün veya bir bölümünün belirli bir oranda küçültülerek bir düzlem üzerine çizilmiş hâli
    • "Gelecek asırları tarihe bırakalım /Biz şimdi haritadan geçmişlere bakalım" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
SİLMEK

  1. [-i] Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek
    • "Terlemiş gibi alnını elinin tersiyle sildi." (Ömer Seyfettin)
  2. [nesnesiz] Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak
    • "Türküler çağırarak tahta siliyorlar." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek
    • "Daktilo yanlışlarını iğneyle kazıyarak sildi."
  4. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek
  5. [-i, -den] Üzerini çizerek atmak, yok etmek
    • "Defterden adını silmişler."
  6. [mecaz] İlişkisini koparmak, yok saymak
  7. [-i, -den, mecaz] Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak
    • "Takımı sahadan silmek."
  8. [mecaz] Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek
    • "Senin gözlerin gönlümü dolduran kara düşünceleri silecek, beni korkulardan kurtaracaktır." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü