İçinde i olan 5 harfli 1742 kelime var. İçerisinde İ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında i harfi olan kelimeler listesine ya da sonu i harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İFLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça iflāḥ
-
[isim]
Kötü, güç bir durumdan kurtulma, iyi bir duruma gelme; onma
-
[isim]
Kötü, güç bir durumdan kurtulma, iyi bir duruma gelme; onma
- TEVZİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tevzīʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dağıtma
-
Bakınız paylaştırma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dağıtma
- ÇEVRİ
-
-
[isim]
Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme; tevil
-
[coğrafya]
Bakınız girdap
- "Hava çevrisi şiddetli olduğundan ağaçları söker, yapıları yıkar."
-
[isim]
Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme; tevil
- BİLGE
-
-
[sıfat]
Geniş ve derin bilgi sahibi olan, bunu en doğru ve yararlı biçimde kullanan, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse); hakim
-
Olayları erdem ve bilgiden gelen bir üstünlükle değerlendiren (kimse)
- "Sokrates yalnız öğrettikleriyle değil öğretme yoluyla da örnek bir bilgedir."
-
[sıfat]
Geniş ve derin bilgi sahibi olan, bunu en doğru ve yararlı biçimde kullanan, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse); hakim
- DİKEÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir
-
Kazık, sırık, ağaç çubuk
-
[isim, ağızlardan]
Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir
- SEVİR
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱evr
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Boğa Burcu
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Boğa Burcu
- TENİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca tennis
-
[isim, spor]
Ağ ile ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun; alan topu
- "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor."
-
[isim, spor]
Ağ ile ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun; alan topu
- KEYİF
-
Kelime Kökeni: Arapça keyf
-
[isim]
Bakınız sağlık
- "Keyfiniz nasıl?"
-
Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı
- "Bu keyif ne kadar sürerdi? Tahminime göre beş on dakikadan fazla sürmezdi."
-
Rahat, huzur, afiyet
-
İstek, heves, zevk
- "Ağır ağır keyifle başladım kahvemi çekmeye."
-
Alkollü içki ve başka uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum
-
Yolsuz ve kural dışı istek
- "Niye bir memurun keyfine boyun eğiyorsunuz?"
-
[argo]
Bakınız esrar (II)
-
[isim]
Bakınız sağlık
- MİÇEL
-
-
[isim, biyoloji]
Mantarların ipliksi ve uzantılı tutunma ve gelişim organı
-
[isim, biyoloji]
Mantarların ipliksi ve uzantılı tutunma ve gelişim organı
- DİLCİ
-
-
[isim]
Bakınız dil bilimci
-
Dille ilgili araştırmalar yapan kimse
-
[isim]
Bakınız dil bilimci
- ERİKA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız süpürge otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız süpürge otu
- GERİŞ
-
-
[isim]
Germek işi
-
[isim]
Germek işi
- MİTOZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca mitose
-
[isim, biyoloji]
Bakınız karyokinez
-
[isim, biyoloji]
Bakınız karyokinez
- ÇİZGE
-
-
[isim]
Bakınız grafik
- "Çalışma konusunun resim, çizge ve çizelgelerle gösterilmesi, işlenilen materyalin, ölçülerin, toleransların, ağırlıkların ve normların bildirilmesi…"
-
[isim]
Bakınız grafik
- SATHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça saṭḥī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yüzeysel
- "İşte Ali Nizami Bey hakkında o zaman bildiklerimi, aşağı yukarı hep bu sathi malumat ile daha bunlara dair birtakım tuhaf tafsilat ve gülünç teferruattan ibaretti."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yüzeysel
- MERİH
-
Kelime Kökeni: Arapça mirrīḫ
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Mars
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Mars
- MUCİP
-
Kelime Kökeni: Arapça mūcib
-
[sıfat, eskimiş]
Gerektiren, gerektirici
-
[sıfat, eskimiş]
Gerektiren, gerektirici
- GELİŞ
-
-
[isim]
Gelmek işi; vürut
- "Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim"
-
[isim]
Gelmek işi; vürut
- VİYOL
-
Kelime Kökeni: Fransızca vieille
-
[isim]
Satış sırasında yumurtayı korumayı amaçlayan, atık malzemeden yapılmış özel kap
-
[isim]
Satış sırasında yumurtayı korumayı amaçlayan, atık malzemeden yapılmış özel kap
- BİRUN
-
Kelime Kökeni: Farsça bīrūn
-
[isim, tarih]
Osmanlı sarayında haremin ve enderunun dışında kalan bölüm
-
[isim, tarih]
Osmanlı sarayında haremin ve enderunun dışında kalan bölüm